Pakistan, namluyu Afganistan’dan İran’a çevirir mi?

ABD ve İsrail tarafından İran’a karşı ilan edilmemiş bir savaş devam ederken Pakistan-Afganistan arasında da gerilim tırmanıyor. Sınır bölgesinde süregiden çatışmalar artık iki rejim arasında açıktan bir savaşa evrilmek üzere. Öte yandan, Pakistan’ın İran’a karadan saldırmaya hazırlandığına dair, epey abartılı olarak nitelenebilecek yorumlar da piyasaya sürülmeye başladı. Son dönemde yaşanan neydi? 21 Şubat günü Pakistan Hava Kuvvetleri’ne ait savaş uçakları sınırdaki Nengrehar, Host ve Paktika bölgelerine saldırılar düzenledi. Saldırının gerekçesi olarak Pakistan-Afganistan sınır bölgesinde yer alan Tehrik-i Taliban Pakistan olarak bilinen Pakistan Talibanı’na ait militanların bulunması öne sürüldü. Afganistan’daki Taliban yönetimi ise saldırılar sonucunda sivillerin öldürüldüğünü belirterek, gerekli cevabın uygun zamanda verileceğini belirtir. Sınır bölgesinde düşük yoğunluklu çatışmalar sürerken, 26 Şubat günü Afganistan tarafından yapılan sürpriz saldırı sonrasında sınır bölgesindeki karakollar vuruldu, saldırılarda en az 55 Pakistan askeri öldürüldü. Sonrasında Pakistan Hava Kuvvetleri, Afganistan içlerindeki askeri hedefleri vurarak karşılık verdi. Pakistan Ordu birlikleri Zhob bölgesi yakınlarında 32 km2 arazi ele geçirdiklerini öne sürerken, Afgan tarafı başta Ravalpindi’deki Nur Han üssü olmak üzere Pakistan askeri üslerine yoğun insansız hava aracı saldırıları gerçekleştirdi. Sorunun merkezindeki Tehrik-i Taliban Pakistan kimdir? Sorunun kaynağı olarak görülen örgüt, Afgan-Pakistan sınırında etkili olmaya çalışan bir cihatçı yapılanma. 2007 yılında beş ayrı örgütün birleşmesiyle Beytullah Mehsud tarafından kuruldu. Bir dönem 5 bin cihatçıya komuta eden Mehsud, eski Pakistan Başbakanı Benazir Butto’nun 2007 yılında öldürülmesinden sorumlu tutuluyor. 2009 yılında CIA tarafından İHA saldırısı sonrasında öldürülen Mehsud’un ardından örgüt Nuv Veli Mehsud tarafından yönetiliyor. Afganistan’daki Taliban rejimine bağlılığını ilan eden örgüt, aşırı militan sünni İslam ideolojisini savunuyor. Bu bağlamda farklı mezheplere karşı her türlü terör eylemlerine başvurmaktan geri kalmıyor. Pakistan’daki rejimi devirip yerine İslam Devleti kurma emellerini saklamayan örgüt, son dönemde sadece askeri hedeflere odaklanarak örgütün saygınlığını artırma peşinde. 2021 Ağustos ayında Taliban rejiminin Afganistan’da iktidara gelmesiyle beraber örgüt Pakistan ile Afganistan arasında önemli bir soruna dönüştü. Pakistan tarafı Afganistan rejimini “teröristlere göz yummak”la suçlarken, örgüt Pakistan topraklarındaki saldırılarını sürdürdü. Savaşın İran cephesine yayılması ne kadar mümkün? İran yönetimi, doğu sınırındaki komşuları olan Afganistan-Pakistan arasında yaşanan gerilime dair tarafları itidale çağırırken diyalog sürecinin devam ettirilmesini savunuyor. Süreç içinde Tehrik-i Taliban Pakistan örgütü, Pakistan tarafından bölgesel bir sorun olarak tariflenirken, Pakistan rejimi bu gündeme dair İran’dan da örgüte karşı adım atılması yönünde kamuoyu baskısı yapması için destek istiyordu. İran ile Pakistan arasında halihazırda süregiden diplomatik, ekonomik ilişkilerin sorunsuz olduğu düşünüldüğünde, son savaşla birlikte kimi yorumcuların öne sürdüğü gibi Pakistan'ın tek taraflı olarak İran gibi bölgesel bir güç konumundaki komşusuna karşı askeri bir harekât planı yapması çok olanaklı görünmüyor. Pakistan’ın gündemdeki en önemli konunun şu sıralarda Afganistan olmasının dışında, hiçbir provokasyonda bulunmamış bir İran’a karşı saldırgan tutumun Pakistan içindeki toplumsal dengeleri de altüst edeceğini söylemek yanlış olmayacaktır. ABD ile bağımlılık seviyesinde ilişkileri olmasına rağmen İsrail rejimiyle aynı saflarda yer almak Pakistan yönetiminin tercih edeceği bir tutum olmayacaktır.