Polyak Maden'de işçiler ocağa kapandı, mücadele büyüyor

Bağımsız Maden İş sendikasının, şirketin yeni sahibi olan Çinli Qitaihe Longcoal Mining'e hak gasplarının giderilmesi ve belirsizliğin sona ermesi için tanıdığı süre 2 Mart saat 15.00 itibarıyla doldu. Sürenin bitmesiyle birlikte işçiler üç vardiya halinde çalıştıkları maden sahasında toplandı. Dün sabah saatlerinden itibaren maden girişine çok sayıda jandarma, çevik kuvvet ekibi, TOMA ve zırhlı araç sevk edilerek saha çevresi ablukaya alındı ve girişe barikat kuruldu. İşçiler, üç aydır ödenmeyen ücretler, toplu iş sözleşmesinden doğan geriye dönük alacaklar, banka promosyonları ve tazminat hakları için toplandıklarını belirtirken, işverenle yapılan görüşmelerden sonuç çıkmadı. Saat 15.00'te sendika ile işveren arasında işçilerin bulunduğu ortamda bir görüşme daha gerçekleştirildi. Ancak işveren kanadı, talepleri karşılamak yerine 6 Mart'a kadar istifa edenlerin tazminatlarının ödeneceği yönünde bir teklif sundu. Sendika bu öneriyi reddetti. Ocağa kapandılar: 'Yöneten de biz olacağız' Dün jandarmaların saldırısına rağmen işçiler geri çekilmedi ve jandarma barikatını aşarak maden sahasına girdi. Madencilerden yaklaşık 500'ü ocağa kapanma kararı alırken, vardiyası olmayan işçiler ve aileleri ise tertip alanı olarak adlandırılan bölgede bekleyişini sürdürüyor. Sendika yönetimi, 1243 işçinin madeni işletmeye talip olduğunu duyurdu. İşçiler kendi yönetim kurullarını seçerek üretimi sürdürme iradesi ortaya koyduklarını açıkladı. Madenden yapılan açıklamada, üç aydır ödenmeyen maaşların ödenmesi, tüm tazminat ve özlük haklarının eksiksiz verilmesi gerektiği belirtildi. İşverenin "istifa edin paranızı verelim" dayatmasının kabul edilmeyeceği, "çıkın gidin" anlayışının reddedildiği ve üretenin işçiler olduğu belirtilerek, "Yöneteceksek biz yöneteceğiz" denildi. Dayanışma çağrıları Yaşananların ardından 11 sendika, Polyak Maden işçilerine yönelik müdahaleye karşı ortak bir açıklama yayımladı. Açıklamada, iktidarın patronların yanında saf tuttuğu, sermayenin çıkarları söz konusu olduğunda her türlü baskı ve zor aygıtının devreye sokulduğu belirtilerek, direnen maden işçilerinin yanında olunduğu ve onların mücadelesinin kendi mücadeleleri olduğu ilan edildi.