Muhyiddin İbnü’l-Arabî’nin Fütûhâtü’l-Mekkiyye adlı eserinin Arapça tutulma bölümünü tıpkı basımdan incelediğinizde, sosyal medyada dolaşan “Ramazan’ın 13. gecesi ay tutulursa şu olur” şeklindeki maddeli bir kehanet metninin yer almadığını görürsünüz. Çünkü Fütûhât bir kehanet kitabı değildir. İbnü’l-Arabî tutulmayı belirli bir tarihe bağlanan olay listesi olarak değil, ilahi bir uyarı ayeti olarak ele alır. Amaç takvim vermek değil, insanı ibrete, tevazuya ve kulluğa yöneltmektir. Metinde Ramazan’ın 13. gecesine sabitlenmiş özel bir zaman ifadesi yoktur; belirli bir ülkeye veya bölgeye dair siyasi ya da toplumsal bir tahmin de bulunmaz. Olaylar madde madde sıralanmaz.