160 çocuğun katillerinin listesi

70 bin nüfuslu, küçük bir kent. Dünyanın büyük bölümünün varlığından bile haberdar olmadığı; hurma ve narenciye üretiminin dışında hasır işçiliği, nakış ve çömlekçilikle geçinen küçük bir şehir… 28 Şubat 2026’ya kadar kimsenin bilmediği Minab, artık tüm dünyanın tanıdığı bir kent. Hasırları, hurmaları ya da narenciyeleri nedeniyle değil; dün kazılan 160 küçük mezar nedeniyle. Hepsi 7 ile 12 yaş arasındaydı. O sabah, her gün olduğu gibi okula gitmiş, sınıflarında sıralarına oturmuşlardı. Onlar ders başındayken, ABD ve İsrail denilen haydut çeteleri çoktan füzelerini göndermişti o çocukların ülkesine. O füzelerden biri, tam onların üzerine düştü. Bu katliama ABD mi yoksa İsrail mi imza attı, henüz bilmiyoruz. Aslında bunun bir önemi yok; o çocukların kanı ikisinin de ellerinde. Şimdi “araştırıyoruz”, “biz orada bir operasyon yapmadık” diyerek oyalıyorlar. Çünkü herkesin birkaç gün sonra unutacağını düşünüyorlar. Bu yüzden bu kadar rahatlar. 160 çocuğu katletmenin unutulacağını, hesabının sorulmayacağını sanıyorlar. Bunu da büyük bir kibirle yapıyorlar. Peki, gerçekten mümkün mü bu? İnsanlığın vicdanının tam ortasına açılan bu 160 küçük mezar gerçekten unutulacak mı? Eğer “unutmayacağız, hesabını mutlaka soracağız” diyorsak, öfkemizi yönelteceğimiz bir listeye ihtiyacımız var. Üstelik bu liste Trump ve Netanyahu adlı katillerle sınırlı değil. “Batı medeniyeti” güzellemesi yapan, “demokrasi götürüyorlar” etiketiyle cinayetlere yardım ve yataklık edenler, Minab’daki o küçük bedenlerin tam karşısında duruyor. “ABD Venezuela’ya, Küba’ya, İran’a, tüm halklara yardım ediyor” yalanını tekrarlayanlar, o çocukların hatırasıyla alay ediyor. “İsrail’e ve ABD’ye laf edeceğinize önce İran’daki rejime bakın” diyenler, cinayet mahallinde ıslık çalarak geziyor. Bu düzeni kutsayan, onu yenilmez gören herkes, o çocukların bize bıraktığı hatıraya saygısızlık ediyor. Çok medeni diye pazarlanan Fransa, İngiltere, Almanya ve İskandinav ülkelerinin liderleri… Gece gündüz İran’ı hedef alan açıklamalar yaparken, 160 çocuğun katili olan ABD’ye ve İsrail’e tek ses çıkaramayanlar da en az tetiği çekenler kadar suçlu. Ülkemizde “Rejim düşer, savaş biter” manşeti atan iktidar yandaşları, Amerikancılar, İsrailciler, mezhepçiler; kısacası bu düzenin tüm sahipleri… Hepsi Minab’daki 160 çocuğun katilleriyle aynı safta duruyor. Ve biz bu katiller düzenini temsil edenlerin hepsinden o çocukların hesabını sormadıkça rahat etmesin hiçbirimizin vicdanı. Bir gün mutlaka…