TMOK karıştı, Gülüm aday olmayacak

Geçen yıl Mart’ın ikinci hafta sonunda TMOK kongresi toplandı ve yılların başkanı Prof. Dr. Uğur Erdener, aday olarak karşısına çıkan Ahmet Gülüm’e kaybederek Dünya sporunun şemsiye kuruluşu Sport Accord başkanlığı ile spor yöneticiliği kariyerine devam etti. TMOK Başkanı’nın bu kararı almasında üç önemli gerekçe var: Birincisi, Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC)’nin 205 ülkeden 204’ünde gerçekleştirdiği “tüzük” yapısı. Türkiye tüzüğünü yenilemeyen tek ülke olarak 205. sırada bulunuyor. IOC’nin bir tür dayatma ile yürüttüğü kampanya sonucu, bundan böyle ulusal olimpiyat komitesi üyeliği ağırlıklı olarak sporcu, antrenör ve spor yöneticilerinden oluşacak. Genel kurulda federasyon temsilcileri çoğunluğa sahip olacak. Bu arada IOC, 70 yaşına giren üyelerin kayıtlarının silinmesini talep ediyor. TMOK, mevcut üyeler için 70. yaş sınırına itiraz etti. Bundan böyle yeni üyeler 70. yaşlarında üyeliklerini kaybedecekler. İkinci gerekçe ise, Türkiye’de eski şampiyonlarla federasyon başkanları ve öteki spor yöneticilerinin siyasetle içli dışlı olmaları. Üçüncü gerekçe şöyle: 8 Mart Pazar günü gerçekleştirilecek Mali Kongre’de Cengiz Aydın ve arkadaşlarının derleyip imzaladığı 14 sayfalık Denetleme Kurulu raporu, bugüne kadar hemen her kongrede “usulüne uygun” olarak sunulan harcamaları, bu defa tartışmalı tablolar olarak nitelendiriyor. Denetleme Kurulu’nun değindiği bazı konularda gelecek yıl kasaya girecek paranın şimdiden hesaplara katıldığı gibi eleştiriler var. Bu örneğin teknik olarak bürokratik biçimde kabul edilebileceği söyleniyor. Denetleme Kurulu raporu için bazı TMOK yönetim kurulu üyeleri ise açıkça “YALAN” nitelendirmesi yapıyor. Ahmet Gülüm ve yönetici arkadaşları, TMOK yapısındaki bazı yanlışlar ve çelişkilerin göreve başladıkları günden beri dikkat çektiğini yakın çevreleriyle konuşmalarında dile getiriyor. Öğrendiğime göre Gülüm ve yönetici arkadaşları Nisan ayında yapılacak seçimli kongrede aday olmayacaklar. TMOK’un başkan adaylığı için spor teşkilatındaki bir üst düzey yöneticinin aday olarak başvuracağı söyleniyor. Kartal'ın "meydana" dönüşü Geçen ay 28 Ocak günü Beşiktaş’ın “Üç Büyükler Efsanesi” olarak epik zenginliklerle dolu hayattan yavaş yavaş çekildiğini ve başarısız, sıradan kadrolarla “aidiyet” duygularının zedelendiğini yazmıştım. Gerçekten, futbolcuların çoğu farklı kulüplere gitmek üzere hazırlanıyor, Beşiktaş hemen her hafta hayal kırıklıkları yaşıyordu. Beşiktaş’taki durumu hiç de tercih etmediğim karamsar bir anlayışla yazmam, galiba işe yaradı… Emmanuel Agbadou, Amir Murillo, Kristjan Asllani, Hyeon Gyu Oh gibi “klas” oyuncular, kadrodaki Orkun, Cerny, Ndidi, Junior Olaitan’la buluşunca yenilmezlik serisi uzadı. Siyah- beyazlılar zevkle seyredilen maçlar sergilemeye başladı. Ancak rakip ceza alanına 45 defa girebilen bir takımın bu sayıyla uyuşan şutlar çıkarmadığını da görmeliyiz. Beşiktaş’ta atılan gollere bakıp gerçekten uzaklaşmayalım: Takımda ciddi bir verimlilik sorunu var. Sergen Hoca ve yardımcıları bu sorunları çözebilir. Kim bilir, belki de Galatasaray karşısında bir verimlilik gösterisine tanık olabiliriz.