Görünmeyen savaş: ABD-İsrail'in İran'daki ikinci hedef listesi

ABD/İsrail saldırısı başladığından beri, dünya gözlerini İran’ın nükleer tesislerine ve füze alt yapısına dikti. Ancak sahadan gelen görüntüler farklı bir tablo ortaya koyuyor: ABD-İsrail ortak gücü, Kürtlerin yoğun bulunduğu bölgelerdeki güvenlik güçlerini, protestoları bastırmakla görevli Besic üslerini ve polis özel kuvvetleri karargâhlarını sistematik biçimde hedef alıyor. Bu hedefler nükleer tehditle doğrudan ilgili değil. Peki neyi amaçlıyor? İki savaş, iki hedef listesi Operasyonun resmi hedefleri; nükleer program, füze cephaneliği, donanma ve rejim liderliği olarak açıklandı. Bunlar dışarıya dönük, kolayca savunulabilir gerekçeler. Ama sahadaki hedef listesi çok daha farklı bir stratejiyi ele veriyor. Wall Street Journal'ın haberine göre İsrail, Tahran'da Devrim Muhafızlarının Sürallah Karargâhı'nı vurdu. Bu merkez; protestolar sırasında istihbarat, Besic milis güçleri ve psikolojik operasyonları koordine ediyor. Aynı gün Faraja polis özel kuvvetleri karargâhı da hedef alındı. Kirmanşah ve Tahran illerindeki Besic üsleri (Aralık 2025-Ocak 2026 protestolarında doğrudan ağır insan hakları ihlalleriyle suçlanan birimler) büyük ölçüde tahrip edildi. Bu hedefler, rejimin istikrarı ve protesto bastırma kapasitesini koruyan kurumlar. Yani harekâtın görünmeyen katmanı şu: Dışarıdan nükleer ve askeri tasfiye, içeriden baskı aygıtını çökerterek halk ayaklanmasının önünü açmak. Hedef seçimi, eş zamanlı iki stratejik eksen düşündürüyor. Kürt bölgeleri: Tesadüf değil, strateji Bu ikinci katmanın en açık göstergesi Kürt yoğun bölgelerdeki hedef seçimi. Sanandaj'daki Devrim Muhafızları Hamza Komutanlığı, Mahabad istihbarat üssü, Choqa Balke insansız hava aracı üssü, Batı Azerbaycan İl Sınır Muhafızları ve İlam'daki Mehran Sınır Alayı vuruldu; son saldırıda 22 güvenlik personeli hayatını kaybetti. Rudaw ve bağımsız OSINT kaynaklarının doğruladığı görüntüler, bu tesislerin büyük bölümünün tamamen tahrip edildiğini gösteriyor. Bu hedefler rastgele değil. Söz konusu yapılar, yıllardır Kürdistan Eyaleti, Kirmanşah, İlam ve Batı Azerbaycan'daki muhalefeti bastıran, sınır ötesi Kürt muhalefet gruplarını takip eden ve Ocak 2026 protestolarında doğrudan katliamlara karışan birimler. Hamza Komutanlığı, operasyon başlamadan kısa süre önce Kürt muhalif gruplara açıkça uyarı yayınlamıştı: "En ufak hareketinizde yok edilirsiniz." Netanyahu bu hesabı kamuoyu önünde de dile getirdi. İranlılara seslenerek "Kürtler, Azeriler, Beluçlar, boyunduruğu atın" çağrısını yaptı. Trump ise Devrim Muhafızlarına "silahlarınızı bırakın ve tam bağışıklık kazanın, ya da kesin ölümle yüz yüze gelin" mesajını iletti. Axios'un haberine göre Netanyahu, aylardır Trump'ı "Kürt ayaklanması beklentisiyle" yönlendiriyordu; Trump'ın Talabani ve Barzani ile görüşmeleri de bu bağlamda anlam kazanıyor. Zemin zaten hazırlanmıştı Kürt muhalefet grupları bu operasyonu muhtemelen bekliyordu. PAK, KDPI, PJAK, Khabat ve Komala, 22 Şubat’ta — harekâttan tam altı gün önce — Irak Kürdistanı’nda ortak bir koalisyon kurduklarını açıkladı. “İslam Cumhuriyeti’ni devirip Kürt öz yönetimini sağlamak” hedefiyle kurulan bu koalisyon, geçiş döneminde Kürt bölgelerini nasıl yöneteceğine dair ortak bir plan bile hazırlamıştı. Ancak bu siyasi birlik askeri kapasitenin sınırsız olduğu anlamına gelmiyor. PJAK’ın yaklaşık 1.000–3.000 arası militanı bulunduğu tahmin ediliyor; PAK ve diğer grupların ise birkaç yüz ile en fazla bin civarında unsura sahip olduğu değerlendiriliyor. Bu yapı, gerilla tipi saldırılar ve sınır hattında güvenlik baskısı üretmeye elverişli; fakat İran ordusuna karşı konvansiyonel alan kontrolü sağlayacak ölçekte değil. Dolayısıyla bu gruplar tek başlarına rejimi devirecek bir askeri güçten ziyade, güvenlik maliyetini artıran ve çoklu cephe algısı yaratan çarpan işlevi görebilir. Haziran 2025’teki 12 Günlük Savaş, bu stratejinin provası sayılabilir. O harekâtta İsrail önce nükleer ve askeri hedeflere yöneldi, ardından baskı aygıtına geçti. Ama strateji koordinasyon eksikliğünden sekteye uğradı: İsrail Farsça kanalları tahliye uyarısı verirken, hacklenmiş devlet televizyonu aynı gün sokağa çıkma çağrısı yaptı. İranlılar çelişkili mesajlar alınca ne yapacaklarını bilemediler. Şimdi bu koordinasyon sorununun giderilmeye çalışıldığı görülüyor. “Gerekirse kara birlikleri” — asıl mesaj kime? Trump’ın 2 Mart’taki “kara birlikleri göndermeyeceğimi söylemiyorum” açıklaması bu çerçevede farklı bir anlam kazanıyor. Büyük çaplı bir kara harekâtı — 500 bin ile 1 milyon asker, on yıl, astronomik maliyet — “America First” söylemiyle açıkça çelişiyor. Ama söylem dört farklı kitleye dört farklı mesaj taşıyor: İran’a “daha kötüsü gelir”, Devrim Muhafızlarına “direniş anlamsız”, muhalefete “arkanızdayız”, Körfez müttefiklerine “harekât tamamlanacak.” Asıl operasyonel gerçeklik ise muhtemelen daha düşük profilli bir modelde yatıyor: özel kuvvetler ve yerel unsurların eşgüdümü. Afganistan 2001’de uygulanan ve Suriye ile Irak sahasında farklı biçimlerde denenen model — sınırlı sayıda özel kuvvet, yoğun istihbarat ve hava desteği, sahada yerel silahlı gruplar — büyük çaplı kara harekâtı gerektirmeden taktik alan kazanımı sağlayabiliyor. Böyle bir senaryoda Kürt grupların mevcut kapasitesi belirleyici olmaktan ziyade tamamlayıcı olur; özel kuvvet desteği, hedefleme, koordinasyon ve eğitim yoluyla etkinliklerini artırabilir. Ancak İran’ın yüksek devlet kapasitesi ve sınır güvenlik ağı dikkate alındığında, bu model hızlı taktik sonuçlar üretse bile stratejik kırılma garanti değildir. PAK ve KDPI kamplarındaki hazırlık iddiaları, Irak Kürdistanı’ndaki lojistik hareketlilik ve sınır güvenlik yapılarının hedef alınması birlikte okunduğunda, düşük yoğunluklu fakat çok katmanlı bir strateji ihtimali güçleniyor. Bu yaklaşım, doğrudan işgal yerine içeriden çözülmeyi hızlandırmayı hedefleyen daha hesaplı bir yol olarak görünüyor. Stratejinin kırılgan noktaları Ancak bu hesabın ciddi açıkları var. Birincisi, Türkiye. Ankara, PKK bağlantılı grupların kuzeybatı İran'da güçlenmesi ihtimalini kırmızı çizgi olarak görüyor. ISW raporlarına göre Türkiye, olası bir güç boşluğunu önlemek için sınır bölgelerine kuvvet konuşlandırmayı değerlendiriyor. ABD'nin Kürt kozunu oynaması, bölgede önemi giderek artan Türkiye’yi kaybetme riski taşıyor. İkincisi, baskı aygıtı çökerse ayaklanma kendiliğinden gelir mi? Benim değerlendirmeme göre, hayır. İran rejimi ideolojik bir sistem; çekirdeği hâlâ var. Son ayaklanmanın bastırılması, dış baskının iç zafiyete otomatik dönüşmeyeceğini gösterdi. Güvenlik güçleri zayıfladığında bile rejimi ayakta tutacak ideolojik bir taban mevcut. Üçüncüsü, etnik patlama riski. Kürt, Türk (Güney Azerbaycan) ve Beluç bölgelerinde eş zamanlı hareketlenmeler İran'ı parçalama tehlikesi taşıyor. Bu, bölgesel güçlerin hiçbirinin — Türkiye, Rusya, hatta Körfez ülkeleri — istemediği bir senaryo. Sonuç ABD-İsrail harekâtının görünmeyen katmanı artık görünür hale geldi: Baskı aygıtını tasfiye et, etnik periferiyi zayıflat, yerel güçlere zemin hazırla ve halkın rejimi içeriden devirmesini bekle. Bu strateji, büyük çaplı kara harekâtının maliyetini ödemeden rejim değişikliği hedefine ulaşmanın formülü olarak tasarlanmış. Ama formülün temel varsayımı tartışmalı. İran'ın güvenlik aygıtı bir diktatörün etrafında örgütlenmiş kişisel sadakat yapısı değil; 1979'dan bu yana kurumsallaşmış, topluma kök salmış ideolojik bir sistem. IRGC bir paramiliter güç olduğu kadar ekonomik aktör, sosyal ağ ve kimlik kurumu. Üsler bombalanabilir, komutanlar öldürülebilir ama ideolojik kurumsallaşma füzeyle tasfiye edilemiyor. Baskı aygıtı zayıfladığında ne olacağı belirsiz. Ayaklanma mı, kaos mu, yoksa yeni bir sertleşme mi? 2003 sonrası Irak, bu sorunun cevabının planlanandan çok farklı çıkabileceğini gösterdi. *Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. görünmeyen savaş ABD İsrail İRAN hedef listesi Dr. Osman Gazi Kandemir, Independent Türkçe için yazdı Dr. Osman Gazi Kandemir Salı, Mart 3, 2026 - 17:15 Main image:

Fotoğraf: AA

TÜRKİYE'DEN SESLER Type: news SEO Title: Görünmeyen savaş: ABD-İsrail'in İran'daki ikinci hedef listesi copyright Independentturkish: