Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donalt Trump İran’a saldırarak başında bulunduğu devletin “değişmez markasını” bir kez daha dünyaya ilan etti: -Amerikan Emperyalizmi! Trump’ın, kendisi düzeyinde “üstün zekâya” sahip olanları ikna edecek bir gerekçesi var: -İran’da bizi bile vuracak nükleer silahlar olabilir!!! *** Irak işgalinde de ABD aynı gerekçeye sahipti. Nükleer silahları var.  Hatta şöyle haberler batılı ülkelerin medyasında yer aldı: Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin’ in emriyle ateşlenecek “Cehennem Topu” ile Bağdat’tan Washington’u bile vurabilir! Akıl fikir sağlığına zararlı bu senaryolar batıdan doğuya servis ediliyordu. Ama kimse bu dehşetengiz silahın varlığını kanıtlayacak bir veri ortaya koyamıyordu. Alay konusu olmuştu iddia. Sonunda Cehennem Topu’nun ilk fotoğrafını bu satırların yazarı Üsküdar’da çekip eski Milliyet’te Melih Aşık’ ın Açık Pencere köşesinde yayımlamıştı! Elli santim çapında on beş metre uzunluğundaki su borularının üst üste yığılı fotoğrafının altında “Saddam’ın topu Üsküdar’da ortaya çıktı!” diye yazmıştık. Reklam müdürü Selçuk Tuna o sabah gelip beni şöyle “tebrik” etmişti: -Canımıza okudun yine!.. Boru üreticisi firmadaki orta zekâlı yöneticiler bu şakayı ciddiye alıp, markaları zarar gördü diye bir yıllık reklam kesmişlerdi. *** İkinci Körfez Harekatı yani 2003’te Irak’ın yağmalanması sırasında ise çok güçlü(!) bir gerekçe ortalığı kasıp kavuruyordu: -Irak’ın kitle imha silahları var! Irak hükümeti Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (IAEA) ülkede araştırma yapmasını kabul etti. IAEA Başkanı Mohamed El Baradei 7 Mart 2003’te Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne sunduğu raporda şu satırlar ön sayfada yer aldı: *Irak’ın 1990’lardan sonra aktif bir nükleer silah programına dair kanıt bulunamadı. *ABD’nin sunduğu bazı belgelerin, örneğin Nijer’den uranyum alımı iddiasının sahte olduğu belirlendi . Buna rağmen dönemin ABD Başkanı George W. Bush ve İngiltere Başbakanı Tony Blair , Irak’ın kitle imha silahlarına sahip olduğunu, bölge için tehdit oluşturduğunu savundular. Irak, ABD ve müttefikleri tarafından işgal edildi. Saddam Hüseyin idam ettirildi. Savaş sonrasında (Iraq Survey Group Raporu gibi) kapsamlı araştırmalarda Irak’ta aktif bir nükleer silah programı bulunmadığı ortaya çıktı. Ama bu durum hiçbir şeyi değiştirmedi. Olanlar olmuştu! *** Şimdi (2026 Mart’ında) ABD adına yapılan resmi açıklamalarda “İran’da 10 ton uranyum var” deniliyor. Bu bilginin sağlam olduğunu kim doğrulayacak? Savaşı çıkartan ülkenin üst düzey yetkilileri mi?! Doğu Bloğu dağıldıktan sonra 1990’ların ilk yarısında İstanbul’a gelen, yirmi yıl Sovyetler Birliği Komünist Partisi’nin (SBKP)  2. Sekreteri olan İgor Ligaçev ile röportaj yapmıştım.  SSCB’nin güçlü adamı o gün şöyle demişti: -Sovyetler Birliği dağıldı diye düğün bayram edenler dünyanın bugünkü haline baksınlar. Biz varlığımızla dünyada sıcak savaşları önleyebiliyorduk! *** O yılların “düğün bayram günlerinde” tek kutuplu dünyayı eski katı sloganlarla anlamanın mümkün olmadığı yazılıp çiziliyordu. Barış mücadelesi, emperyalizmin yıkıcılığı gibi kavramların da “modası geçmiş” olduğu kabul ediliyordu. Karşı görüştekiler ise “kapitalizm var olduğu sürece insanlığa rahat ve huzur mümkün değil” diyorlardı. ABD’nin yarım akıllı başkanı, herkesin aklını başına getirecek icraatlarıyla Türkiye 68’inin o efsane sloganla karşı duruşunun ne kadar yerinde olduğunu bir kere daha hatırlattı: -Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi!