DUYGU ERDOĞAN / İSTANBUL - Kriz dönemlerinin en zayıf halkası olan gıda zinciri, ABD ile İsrail’in İran’a saldırıları sonrası ortaya çıkansavaş ortamı gölgesinde farklı riskler altında bulunuyor. Küresel gıda ticareti ve Türkiye piyasası için yükselen yakıt fiyatı ve kapalı olan Hürmüz Boğazı kaynaklı 5büyük endişe var. 1- Hürmüz Boğazı’ndan geçemeyen gıda yüklü gemiler ile özellikle Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) Dubai Limanı’nı (Cebel Ali Limanı) Asya/Pasifik için transit geçiş merkezi olarak konumlandıran gemiler bekliyor. 2- Yükleme firmaları Orta Doğu’ya giden yüklemeleri oldukça sınırlı olarak gerçekleştiriyor. 3- Artışa geçen yakıt fiyatları nedeniyle konteynerlerde ek olarak 1000-2 bin dolar arasında ödeme isteniyor. 4- Eğer yakın zamanda Hürmüz Boğazı açılmazsa ABD ile Asya Pasifik ülkeleri tedarik ağını komşu ülkelere kaydırarak diğer ülkelerin payını azaltabilir. 5- Hürmüz Boğazı yerine Asya Pasifik ülkelerine ürün iletmek için kullanılabilecek Ümit Burnu maliyeti katlayıp, süreyi 45 güne çıkarabilir. Fiyat artışı olur Mevcut savaş ortamının gıdada öncilikli etkisi olarakfiyat artışlarını tetiklemesi bekleniyor.Burada başlıca etken ise petrol fiyatlarındaki hızlı artış olarak görülüyor.Gıda ticaretinde öncelikle deniz ulaşımında, ardından ise devam etmesi muhtemel gerginlikle kara ulaşımında taşıma maliyetlerinin etkisi hissedilecek. Küresel ticaretteki bu sorunun önce bölge ülkeleri ardından ulaşım ile ilgili sorunlarla Asya Pasifik ve ardından Avrupa geneline sıçraması öngörülüyor. Temmuz 2024’ten bu yana ilk kez 85 dolar sınırını aşan brent petrolde varil fiyatı,önemli tedarikçi İran’ın savaş durumu yanı sıra petrol ticaretinin büyük bölümünün sağlandığı Hürmüz Boğazı’nın kapalı olması nedeniyle hızlı bir dalgalanma gösteriyor. Deniz ticaretinde taşımacılığı sadece birkaç günde ek olarak bin dolar ila 2 bin dolar arasında maliyet getirdiği ifade ediliyor. Gıda yüklü gemiler bekliyor: Yeni rota pahalı olur Körfez’deki savaş ortamı öncelikli olarak bölge ülkelerine yapılan sevkiyatlar ve onlardan çıkan ürünlerin gidişatını sınırlıyor. Yanı sıra Asya Pasifik bölgesine ihracat ve oradan ithalatı kesintiye uğratıyor. İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR)Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Taycı, son iki gündür savaşın etkisini hissetmeye başladıklarını vurgulayarak, bu sürecin devam etmesinin oluşturabileceği kayıplara dikkat çekti. Taycı, “Hürmüz Boğazı kapalı, bölge ülkeleri için transfer merkezi olan BAE limanları sorunlu. Burada özellikle un, makarna, unlu ve şekerli mamul yüklü gemiler bekliyor. Yükleme şirketleri Körfez ülkeleri için yüklemeyi neredeyse durdurdu. Diğer yandan artan yakıt fiyatı navlun bedelini artırıyor. Konteynerlerde ek olarak bin ila 2 bin dolar arasında ödeme talep ediliyor. Halihazırda yola çıkmış konteynerler de dahil olmak üzere maliyet yüzde 50 arttı. En büyük kaygı ise Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalma süresi. Uzar ise Asya ve Pasifik ticareti ancak Ümit Burnu ekseninde yapılır. Burada ise navlun yükü ve sürenin 45 günü aşması çok büyük problemler olarak karşımıza çıkar” değerlendirmesini yaptı. Gıda enflasyonunu etkileyebilir Ocak ve şubat aylarında beklenti üzerinde artan enflasyonda mevsim koşullarına bağlı olarak gıda fiyatlarının etkisi görülmüştü. İran ile ABD çatışmaları ile bölgedeki gerginliğin de yine gıda fiyatları üzerinde oluşturması beklenen baskının martta da enflasyon üzerinde kendini gösterebileceği öngörülüyor. Önceki gün enflasyon oranını değerlendiren Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Jeopolitik gelişmeler kaynaklı artan petrol fiyatlarının enflasyon etkisini sınırlandırmak üzere çalışıyoruz. Dezenflasyon sürecinin devamı için tüm politika araçlarımızı eş güdüm içinde kullanıyoruz” demişti. İhracatı yasakladı ABD ve İsrail ile karşılıklı saldırıların sürdüğü süreçte İran yönetimi, savaş önlemi kapsamında tüm gıda ve tarım ürünleri ihracatını ikinci bir duyuruya kadar yasakladığını duyurdu. Ülke için gıda krizi ve kıtlık riski olasılıkları tartışılırken, 11 üründen oluşan devlet destekli gıda listesine balık, karides ve hindi etinin de eklendiği açıklandı. Kararın etkilerine yönelik piyasada büyük bir sorun beklenmezken, bölge üzerine yansımalarının takip edileceği ifade edildi. Petrol ihracatı için güzergâh aranıyor İran’ın Hürmüz Boğazı’nı gemi geçişlerine kapatmasının ardından Orta Doğu’daki petrol üreticisi ülkeler, petrol ihracatını sürdürebilmek için alternatif güzergah arayışına yöneldi. Günlük yaklaşık 20 milyon varil ham petrol ve petrol ürününün uluslararası piyasalara ulaşamadığı değerlendiriliyor. Geçen yıl Hürmüz Boğazı’ndan günlük ortalama 15 milyon varil ham petrol ve 5 milyon varil petrol ürünü sevkiyatı yapıldı. Bu miktar, deniz yoluyla gerçekleştirilen küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25’ine karşılık geldi. Sevkiyatların yüzde 80’i Asya pazarına gitti. Irak, İran, Kuveyt, Katar ve Bahreyn ihracatlarının neredeyse tamamını Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirirken yalnızca Suudi Arabistan ve BAE’nin alternatif güzergaha sahip olduğu biliniyor. Suudi Arabistan’ın doğusundaki Abkayk tesislerini Kızıldeniz kıyısındaki Yenbu Limanı’na bağlayan Doğu-Batı Ham Petrol Boru Hattı’nınkapasitesi günlük 5 milyon varil seviyesinde bulunuyor. BAE’de ise Habshan kara tesislerinden Umman Körfezi kıyısındaki Fuceyra Limanı’na uzanan Abu Dabi Ham Petrol Boru Hattı’nın günlük 1.5-1.8 milyon varil kapasiteye sahip olduğu biliniyor. Körfez ülkelerinin alternatif arayışında Mısır da devreye girdi. Günlük 2.5 milyon varil kapasiteye sahip Süveyş-Akdeniz Boru Hattı’nın kullanılabileceği belirtiliyor.