Elbette biliyorlar, Ziraat Türkiye Kupası’nın doğrudan vizeli UEFA Avrupa Ligi’ne katılmak olduğunu. Bu arada asıl hedeflerini de biliyorlar ve ilan ediyorlar: Süper Lig’de en azından bir üçüncülüğün kıymeti harbiyesini. Bu arada yenilmezlik serisini de ihmal etmiyorlar. Kaç maç oldu yenilmeyeli? Dün dahil, Süper Lig ve kupada 17 maç… Eh yol kazalarının böylesine çoğaldığı bir dönemde Beşiktaş’ın başarısı büyük iş! Sahi, bir de cumartesiyi bekleyen Galatasaray derbisi var! Özetle Beşiktaş’ın zengin motivasyon şansını kendiliğinden yakaladığını söyleyebiliriz. Sergen Yalçın derbiyi önceleyerek bir rotasyon kadrosu oluşturmadı. Aslarıyla, yeni transfer kozlarıyla neredeyse tam kadro çıktı taraftarlarının önüne. Oyun mu? Çaykur Rizespor gibi zor bir rakip önünde kendi işlerine baktılar. Recep Uçar hocamızın konuk takıma uygulatmak istediği bazı kontrol ve savunma taktikleri fazla işe yaramadı. Hayır, onları küçümsemek niyetiyle yazmıyorum. Beşiktaş Rizespor’u ciddiye alarak, derbi niyetiyle disiplinli, bol yardımlaşmalı, akıcı bir oyun sunarak taraftarlarından alkış ve takdir aldı. Böyle maçlarda körlemesine ille de savunma taktiği uygulayan takımlar, oynadığınız hücum ağırlıklı oyunu bozabilirler. Rizespor’un oyuna ortak olma isteğini çabuk kırdı Beşiktaş… 27’de Murillo’nun golü, açılış gösterisiydi. Salih, Hyeongyu Oh ve Kartal Kayra ile asilleri ve yedeklerinin ortak üretimi golleri alkışladık. Bence en güzel gol, Oh’unkiydi. Orkun’un şutu kaleci Erdem’den dönünce oyun görüşü ve çabukluğuyla orada bekleyen Güney Koreli’ye gün doğdu. Hemen söylemeli Oh, çabuk bir oyuncu… İki ayağına hakim. İnanılmaz bir futbol zekası var. Ondan da gol serileri bekleyebiliriz. Özetle Kartal’ın derbiye hazır olduğunu söyleyebiliriz. Cumartesi gününe güzel bir maç bekliyor bizi…