Öğretmenler karşılaştıkları şiddeti Milliyet’e anlattı! Dört dakikada son bulan hayat

İstanbul Çekmeköy’de Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 17 yaşındaki öğrencisi F.S.B’nin bıçaklı saldırısıyla katledilen öğretmen Fatma Nur Çelik dün Konya’da toprağa verilirken, cinayetin işlendiği anlara ilişkin detaylar da ortaya çıktı. Katil zanlısı F.S.B’nin saldırdığı anlarda okulda görevli bir polisin olduğu ortaya çıktı. Kaymakamlık tarafından eğitim öğretim yılı başında okula polis görevlendirildiği öğrenildi. F.S.B.’nin okula geldiği saatlerde görevli polis memurunun da okulda olduğu, saldırganın okul bahçesi dış güvenliğinden geçerek okul binasına giriş yaptığı ve ardından da saldırıyı gerçekleştirdiği belirtildi. Olay esnasında öğrencilerin bağrışmalarını duyan okul polisinin saldırgan öğrenciyi önce okul bahçesinde aradığı ancak bulamayınca okul binasında aramasını sürdürdüğü bildirildi. Saldırgan, 2. katta yaralı halde bulunan öğretmen Fatma Nur Çelik’e müdahale edilmesini engellediği ancak okul polisinin ve öğretmenlerin ikna çabasıyla bıçağı elinden bıraktığı öğrenildi. Öte yandan bu sürecin yaklaşık 4 dakika sürdüğü ifade edildi. ‘Dört öğrencimiz tutuklu’ Biyoloji öğretmeni Fatma Nur’un okulda katledilmesi, okullardaki şiddetin boyutunu ve alınan önlemleri yeniden gündeme getirdi.Milliyet’inkonuştuğuGaziosmanpaşa’da bir meslek lisesinde öğretmenlik yapan A.H. kendisinden de örnek vererek yaşadıklarını aktardı: “Pırıl pırıl çocuklarımız da var ama birçok öğrenci de ciddi disiplinsizlik ve sınır tanımazlık görüyoruz. Yaptıkları saygısızlıklar, tehdit ya da kural ihlalinde tutanak tutuyoruz, sonuç 3 gün uzaklaştırma. Bu öğrencinin işine geliyor. Bir tür ödül gibi görüyorlar. Birebir yaşadığım, biyoloji yazılısı vardı. Sınavdan önce telefonları topluyoruz. Bir öğrencinin çift telefon getirdiğini fark ettik, istedik,vermek istemedi. Israr edince sınav kâğıdını buruşturup attı. Tutanak tuttuk. Olaydan 1-2 gün sonra okulumuzdan 4 öğrenciyle başka bir olaya karıştığını ve 1 kişinin ölümüne neden olduklarını öğrendik. Dört öğrencimiz tutuklu.Çeteleşmişler, baş etmekte zorlanıyoruz. Disiplin mekanizması caydırıcı değil. CİMER’e şikâyet ederiz Saldırganlık artıyor. Bir başka öğrencimiz sürekli öğretmenlere fiziki saldırı girişiminde bulunuyordu. Taş fırlattı, öğretmeni bıçakla kovaladı. Yine tutanak tutuldu. Sonuç? Üç gün uzaklaştırma. Sürekli ‘Sizi CİMER’e şikâyet ederiz’ tehdidiyle karşı karşıyayız. Öğretmen olarak hem fiziksel hem psikolojik olarak yıpranıyoruz. Güvende hissetmediğimiz bir ortamda eğitim vermeye çalışıyoruz. ANNEYE ACI VEDA İstanbul Çekmeköy’deki Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 11. sınıf öğrencisi F.S.B’nin (17), bıçaklı saldırısında yaşamını yitiren biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelikdün Konya’da toprağa verildi. Selçuklu ilçesindeki Parsana Camisi’nde kılınan cenaze namazı bobunca Fatma Nur öğretmenin oğlu Kemal annesinin tabutunun başından ayrılmadı. Çelik’in naaşı Musalla Mezarlığı’nda toprağa verildi. ‘Cezasızlık algısı oluştu’ Avcılar’da bir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmenlik yapan A.T. de şu değerlendirmede bulundu: “Öğrenciler için sürekli saygısız, öfkeli gibi sıfatlar kullanılıyor ve sanki bütün sorun öğrencideymiş gibi bir algı oluşturuluyor. Oysa bizim görevimiz zaten bu çocukları eğitmek. Çünkü okul dediğimiz yer eğitim ve öğretim yeridir. Önce‘Çocukları bu noktaya getiren ne?’ diye sormalıyız. Öğrenciye yönelik ciddi bir yaptırım uygulanamıyor, cezasızlık algısı oluşmuş. Öğretmenin itibarı yok denecek kadar az. Sistemsel bir sorun var ve öğrenci bu sistemin en son halkası. Öğretmen öğrencinin yaptığı davranışları idareye bildiriyor. İdare de tutanak tutulmasını istiyor, tutanak tutuyoruz, somut bir sonuç ortaya çıkmıyor. Öğrenci yine öğretmenin karşısına geliyor, öfkesi yöneltiyor. Öğretmeni koruyan bir sistem kurulmadıkça bu sorunların önüne geçmek çok zor.” ‘Güvende hissedemiyoruz’ Kartal’da bir ortaokulda görev yapan öğretmen Ö.S. de, “Derste bir öğrenciyi sessiz olması için uyardım, sakin bir şekilde konuştum. Ayağa kalktı ve bütün sınıfın ortasında bana ‘Şizofren’ diye bağırdı. Hem incitici hem de sınıf içindeki otoriteyi zedeliyor. Başka bir öğrencimiz hem arkadaşlarına akran zorbalığı uyguluyor hem de öğretmenlere hakaretlerde bulunuyor. Buna rağmen somut yaptırım uygulanmıyor. İdareye sorduğumuzda ‘Aile sıkıntılı, bu nedenle daha dikkatli ilerliyoruz’ deniyor. Çünkü aile üyelerinden okula silahla gelenler olmuş. Disiplin cezaları caydırıcı değil. En fazla uyarı ya da kınama. Bu ortamda ne öğretmen kendini güvende hissedebiliyor ne de diğer öğrenciler” diye konuştu. Eğitimcilerden disiplin reformu çağrısı Mevcut sistemin sorunlarına dikkat çeken eğitimciler, disiplin reformu çağrısında bulundu. Türkiye Özel Okullar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Öztürk “Toplumda giderek artan şiddet iklimi artık tahammül sınırlarını aşmıştır. Eğitim ortamlarında güvenliği güçlendirecek, caydırıcılığı artıracak ve önleyici mekanizmaları devreye sokacak kapsamlı adımların ivedilikle atılması zorunludur” ifadelerini kullandı. Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, disiplin yönetmeliklerinin yetersiz olduğunu yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirterek “Caydırıcı tedbirler alınmalıdır. CİMER üzerinden yapılan asılsız ihbar ve bildirimlerin sistematik olarak düzenlenmeli” dedi. Eğitim İş Genel Başkanı Kadem Özbay ise Fatma Nur öğretmeni öldüren öğrenci ile ilgili uyarıların yapıldığı, tutanak tutulduğunu anımsatarak, “Kısa süre önce çocuk psikiyatrisi kliniğinde tedavi süreci bulunduğu da bilinmektedir. Buna rağmen gerekli önlemlerin alınmamış olması açık bir ihmal ve yönetim sorunudur. Bunun sorumluluğu öğretmenlere ve okul yönetimine yüklenemez” diye konuştu.Mil Maarif-Sen ise “Öğretmeni Koruma Kanunu” çıkarılması gerektiğini belirtirken İstanbul Barosu da eğitim kurumlarında şiddetin önlenmesi ve bu doğrultuda rehberlik ve psikolojik destek mekanizmalarının güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. ● EĞİTİM SERVİSİ Okulda uygulanan cezalar neler? Öğrencilere, disiplin cezası gerektiren davranış ve fiillerin niteliklerine göre verilen cezalar şöyle: ■ Kınama, ■ Kısa süreli uzaklaştırma, ■ Okul değiştirme, ■ Örgün eğitim dışına çıkarma. ‘Ailenin de sorumluluğu var’ İstanbul Esenler’de mesleki ve teknik anadolu lisesinde öğretmen olan S.Ç., şunları söyledi:“Okullarda özellikle lise öğrencileri arasında sürekli kavgalar yaşanıyor. Araya girip ayırdığınızda öfke size yöneliyor. Tutanak tutuyoruz, çoğu zaman bunun somut sonucu olmuyor. Bazen tehditlerle bile karşı karşıya kalıyoruz. Eskiden öğretmen karşısında ceketini ilikleyen öğrencilerden bugün öğretmenini tehdit eden bir noktaya gelindi. Akran zorbalığı da çok yaygın. Biz bazı durumlarda gerçekten baş etmekte zorlanıyoruz. Sadece okulun değil, ailenin ve toplumun da sorumluluğu var.”