Burak Başer, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Basım ve Yayın Teknolojileri Bölümü öğrencisi. Yurttan atıldı; kendi ifadesiyle “hakkını aradığı için” tutuklandı. Çok genç, henüz 19 yaşında. Tutuklanması, hakkında yaşanan katmerli hukuksuzlukların önüne geçmedi. 10 yıl 6 ay mahkûmiyet cezası verildi ve şu an Kocaeli F Tipi Cezaevi'nde. Her şey bir yana, Başer'in arkadaşlarının ifadesiyle “istinaf mahkemesinin kısa sürede sonuçlanması” dikkat çekici. Burak Başer'in dosyası şu an Yargıtay'da. Burak Başer'e dayatılan adaletsizlik süreci, kaldığı yurda ücret ödemesinin gecikmesiyle başlıyor. Buna karşı yurt önünde oturma eylemi yapıyor. Ancak bu oturma eylemi, birçok öğrencinin mağduriyetlerini dillendirdiği örnek alınabilecek bir eyleme dönüşünce, yurt idaresi tarafından Başer cezalandırılıyor ve yurttan çıkarılıyor. Başer'in yurttan çıkarılması idare hukuku açısından hukuksuz bulunuyor; tahliye olunca yurda dönüyor. Öte yandan son yargılamada aynı barınma eylemi, örgütsel faaliyet olarak değerlendirilerek cezalandırma yoluna gidiliyor. Bir mahkeme Burak Başer'i haklı bulurken, bir diğeri zorlamayla örgütsel faaliyet kalıbına sokup cezalandırıyor. Tam bir çifte standart, tam bir çelişki... Terörün Finansmanı Yasası Türkiye'de ne yargılama ve karar alma sürecinde ne de yargılama sonrasında yasalara uyuluyor. Yargılama sürecinde de sonrasında da görülen yasa tanımazlığa, haksızlığa ve hukuksuzluğa emsal olarak Burak Başer hadisesini gösterebiliriz. Cezaevindeki tutukluya ya da hükümlüye gönderilen para, savcılık tarafından örgütsel bağ olarak değerlendirilip terörün finansmanı kapsamında suçlama ve yargılama konusu yapılabiliyor. Burak Başer'in arkadaşları, toplam 400 TL olan para miktarının cezaevi hesabına yatırıldığını, bunun insani amaçlı olduğunu ve Yargıtay kararlarında cezaevindeki bir kişiye para göndermenin tek başına örgüt finansmanı sayılamayacağına dair içtihatlar bulunduğunu belirtiyorlar. Hukuken de haklı olduklarını ifade ediyorlar. Devletin resmî kurumu olan PTT aracılığıyla, devletin kasasında tutulan ve hapishane idaresi tarafından harcanmak üzere yatırılan bu paralarla; ekonomik desteğe ve dayanışmaya ihtiyacı olan yoksul mahpusların temel insani ihtiyaçlarının karşılanması amaçlanıyor. Bundan daha insani bir dayanışma ne olabilir ki... Ancak yapılan bu insani dayanışma hiçbir suç teşkil etmemesine ve yasada bu yönde açık bir hüküm bulunmamasına rağmen suçlama konusu yapılabiliyor. Üstelik insanlığa, hak ve hukuka aykırılığı bakımından en ağır suçlamalardan biriyle; Terörün Finansmanı Yasası kapsamında... Bu yasaya dayanılarak yardım edenler dahi tutuklanabiliyor; nitekim tutuklananlar var. Emsal olsun; ağır hasta Hatice Onaran, tutuklananlar arasında başta gelen isimlerden biri... Burak Başer'e özgürlük! *Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. ADALET Burak Başer Celalettin Can, Independent Türkçe için yazdı Celalettin Can Perşembe, Mart 5, 2026 - 09:15 Main image:
Fotoğraf: X
TÜRKİYE'DEN SESLER Type: news SEO Title: Önce adalet copyright Independentturkish: