Körfez'de sigortasız kalan gemiler için çözüm devlet teminatında aranıyor

Türk Reasürans Genel Müdür Vekili Özgür Bülent Koç, bazı uluslararası denizcilik sigorta şirketlerinin, İran ve Basra Körfezi’ndeki savaş risklerine yönelik reasürörlerden iptal bildirimi almalarına ilişkin, "Bu işe ancak ABD'nin önerdiği gibi devletlerin kendisinin teminat vermesiyle bir çözüm olabilir diye düşünüyoruz." dedi. İsrail ve ABD'nin 28 Şubat'ta İran'a yönelik başlattığı askeri saldırılar ve İran'ın misillemeleri sonrası küresel ticaretin ana geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı'nda riskler arttı. İran donanması gerilimin ardından Boğaz'dan geçişlerin kapatıldığını duyurdu. Bölgedeki gelişmelerin sigorta ve reasürans piyasalarına yansımaları da yakından takip edildi. Bazı uluslararası denizcilik sigorta şirketleri yayımladıkları bildirimlerde, İran ve Basra Körfezi'ndeki savaş riskleriyle ilgili reasürörlerinden iptal bildirimi aldıklarını açıkladı. MSB’den düşürülen füzeyle ilgili açıklama: Cevap verme hakkımız saklı Bildirimlere göre, İran suları ile Körfez ve komşu sularda savaş riski teminatı hariç tutulurken, şirketlerin söz konusu kararı bugün itibarıyla uygulamaya alınması bekleniyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın konuyla ilgili açıklamaları da gündemde yer aldı. 3 Mart'ta yaptığı açıklamada Trump, ABD donanmasının gerekirse Boğaz'dan geçen tankerlere refakat edeceğini duyurdu. Trump, ayrıca Körfez'den geçen deniz ticaretinin finansal güvenliği için makul bir fiyata siyasi risk sigortası ve teminat sağlanması talimatı verdi. "Devletlerin kendisinin teminat vermesi çözüm olabilir" Konuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Türk Reasürans Genel Müdür Vekili Özgür Bülent Koç, Orta Doğu'daki savaş riskiyle ilgili birkaç durumun söz konusu olduğunu anlattı. Koç, denizcilik tarafında nakliyat sigortalarında gemilerin normal şartlarda savaş teminatı bulunduğunu belirterek, "Ama o savaş teminatı bu tür durumlarda olayın başlangıç tarihinden itibaren 7 gün içerisinde iptal oluyor. Muhtemelen bugün ya da en geç bu hafta sonu itibarıyla oradaki gemilerin ticari sigortalardan almış oldukları savaş teminatları iptal edilecek ve yenilenmeyecek. O alan içerisindeki gemilere şu an teminat veren bir sigorta veya reasürans şirketi yok. Dolayısıyla oradakiler savaş risklerine karşı teminatsız duruma düşüyorlar." diye konuştu. Bölgede gemicilik sigortaları açısında ciddi bir durum olduğunu, içeride teknelerin bulunduğunun söylendiğini aktaran Koç, "Dolayısıyla bu işe ancak ABD'nin önerdiği gibi devletlerin kendisinin teminat vermesiyle bir çözüm olabilir diye düşünüyoruz. Bunu ülkeler kendileri değerlendirecektir. Ama şu an sigorta sektörü pek o bölgedeki duruma teminat vermeyi düşünmüyor. Yani veren yok, en azından öyle söyleyebilirim." ifadelerini kullandı. Koç, bölgede savaş riskinin ortadan kalkması halinde sigorta ve reasürans piyasasının hızla normale dönebileceğini anlatarak, risklerin sona ermesiyle teminatların yeniden verilmeye başlanacağını, ancak artan küresel riskler nedeniyle savaş teminatı primlerinin bir süreliğine biraz daha pahalı kalabileceğini dile getirdi. Bölgedeki hava yollarının ciddi iş kaybı riski Türk Reasürans Genel Müdür Vekili Koç, söz konusu gelişmelerin havacılık sigortasındaki etkilerine değinerek, bölgedeki bazı havalimanlarının hedef alınmasının risk oluşturduğuna işaret etti. Koç, "Dubai ve Kuveyt havalimanları vuruldu. Orada kalmış uçaklar fiziki hasar tehdidi altında. Belki bir kısmı hasarlandı, bilmiyoruz. Ayrıca o bölgenin hava yolları dünyanın en büyük hava yolları arasında yer alıyor. Düşünün, Doha hava yolları kapalı. Katar hava yollarından tüm dünyaya günde yüzlerce uçuş yapılıyor. Şimdi o uçakların hepsi diğer havalimanlarında duruyor. Bu da sigortalı veya değil, bölgedeki hava yolları için ciddi bir iş kaybı anlamına geliyor." değerlendirmesinde bulundu. Politik şiddet sigortası olarak bilinen ve genellikle büyük enerji ile stratejik sanayi tesisleri tarafından satın alınan sigorta türünden bahseden Koç, konuyla ilgili Saudi Aramco'ya yönelik saldırıyı anımsattı. Koç, "Mesela, Aramco vuruldu biliyorsunuz. O muhtemelen teminat altında. Yani savaş teminatına karşı onun teminatı var. Oradaki hasar da tabii reasürans sektörüne gelecek olan bir hasar. Bu, sigorta, reasürans sektörü tarafından karşılanacaktır." diye konuştu. Füzelerin düştüğü yerdeki konut ve alışveriş merkezlerinde oluşan hasarların çoğu zaman devletlerin teminatı altında olduğunu söyleyen Koç, bu tür risklere karşı politik şiddet sigortası yaptırılabildiğini ancak bunun çok yaygın olmadığını anlattı. "Genelde zarar gören devletlerin ciddi ekonomik kaybı oluyor" Koç, dünya reasürans piyasasını sarsacak çok büyük bir hasar çıkarsa bunun genel reasürans piyasasına bir etkisi olacağını aktararak, sözlerini şöyle tamamladı: "Ama genelde reasürans piyasalarının her yıl 40-50 milyar avroya kadar olan ekstra hasarlarla ilgili kaynağı vardır. Bunları fiyatlara yansıtmadan da çözebilirler. Ama bunun çok üstüne çıkarsa tabii... Savaş durumu birçok sigorta türünden istisna tutulduğu için çıkacağını da çok düşünmüyorum. Genelde orada zarar gören devletlerin ciddi ekonomik kaybı oluyor, sigorta sektörüne o kadar yansımıyor."