Ektam direnişi kazanımla devam ediyor: Mahkeme işten çıkarmaları geçersiz saydı

İzmir merkezli Ektam’ın Kuzey Kıbrıs’taki fabrikasında, 3 Şubat’ta Dev-İş sendikasında örgütlenerek Toplu İş Sözleşmesi talebinde bulunan işçiler, taleplerine yanıt alamayınca uyarı grevine çıkmış, karşılığında ise sendikalaşan 39 işçiye işten çıkarma bildirimi gönderilmişti. Grevin 25. gününde işçiler ilk hukuki kazanımlarını elde etti. Yargıya taşınan süreçte savcılık işten durdurma bildirimlerinin yürürlüğe sokulmaması ve fabrikada başka işçi çalıştırılmaması yönünde ara karar verdi. Savcılık verdiği ara kararla patronun çalışanlara gönderdiği işten çıkarma bildirimlerinin yürürlüğe sokulmaması, greve katılan işçilerin tamamının çalışan statüsünün devam ettirilmesi, yargı ve grev süreci sonuçlanıncaya kadar fabrikada başkaca bir işçinin (gündelikçi, yeni işçi, taşeron vb) çalıştırılmaması kararı verdi. Böylece 27 gündür direnişte olan işçiler ilk kazanımlarını elde etmiş oldu. Grev kırıcı patrona geçit verilmedi Şirket tarafı ise savcılığın kararını görmezden gelerek grev kırmaya çalışmaya ve işçileri tehdit etmeye devam ediyor. İşçilere, fabrikayı zarara uğrattıkları gerekçesiyle her birinden ayrı ayrı dava açacağı tehdidinde bulunan yönetim aynı zamanda fabrika çalışanı olmayan bir gıda mühendisini fabrikaya getirerek fabrikada bozulan ürünlerle ilgili rapor hazırlatmak istedi. Dev-İş sendikasının temsilcilerinin müdahalesiyle tutanak tutularak gıda mühendisi polis eşliğinde fabrikadan çıkarıldı. Savcılık kararından bir gün sonra ise fabrika yönetimi 3 kişiye iş görüşmesi randevusu vererek fabrikaya davet etti. Söz konusu adaylar sendikanın ve işçilerin girişimi ile görüşme yapmadan fabrikadan ayrılmak zorunda kaldı. Sendikanın talebi ile durum polis tarafından tutanak altına alındı. 'Sendikal örgütlenmenin yayılmasından endişe ediyorlar' İlk kazanımın ardından Dev-İş Başkanı Semih Kolozali, Ektam direnişinde gelinen noktayı ve yol haritalarını soL'a anlattı. Patrona ilettikleri TİS içeriğindeki taleplerin son derece basit ve insani olduğunu vurgulayan Kolozali bu talepleri şu şekilde sıraladı; Altı ayda bir maaşların hayat pahalılığına göre revize edilmesi Keyfi işten çıkarmaların ve işten çıkarma tehditlerinin önlenmesi için disiplin kurulu oluşturulması ve yaptırımların belirli kurallara bağlanması Mesai ve vardiya ücretlerinin düzenlenmesi Son derece temel düzeyde olan bu taleplere yanıt dahi alamadıklarını belirten Kolozali, yıllardır fabrikada çalışan işçilerin maaşlarının çok düşük zam oranları ile günden güne eridiğini aktardı. Patron ve Çalışma Bakanlığı'ndan şikayetçi olarak süreci yargıya taşıyan sendika sürecin hukuki adımlarını da üstlendi. “Savcılığın ara kararı ile çalışanların haklılığına dair ilk kanıt gelmiş oldu. Bu kararla birlikte işçilerin direnci ve enerjisi arttı” diye konuşan Kolozali, Çalışma Bakanlığı'nın yasaları uygulamaktan çekindiğini şu sözlerle dile getirdi: “Patron, çalışanlara taleplerinizi kabul edelim ama sendikayı kabul etmiyoruz diyor, çünkü sendikanın işçilerin örgütlü hak araması anlamına geldiğini biliyor ve sendikal örgütlenmenin özel sektöre yayılmasından endişe ediyorlar.” Ektam işçisinin hakkını alana kadar mücadeleyi bırakmayacaklarını aktaran Kolozali, bu süreçte en başından bu yana işçilerin yanında yer alan Türkiye Komünist Partisi’ne de teşekkür etti. Ektam işçisinden Türkiye’ye çağrı: 'Artık korkacak bir şeyimiz yok' Grevdeki Ektam işçileri, Türkiye’deki Ektam ve Infima çalışanlarına şu çağrıda bulundu. “Bizler burada kıvılcımı çaktık, siz de devamını getirin. Yıllarca işsiz bırakılma tehditleriyle sustuk ama artık yeter dedik. Siz de örgütlenerek hakkınızı arayın. Artık korkacak bir şeyimiz yok.” Pek çoğu en az 20 yıldır Ektam’da çalışan işçiler emekleriyle var ettikleri değerden kendi paylarına sadece işsizlik korkusu düştüğünü söyleyen işçiler, örgütlü mücadele ile dostluklarının da geliştiğini ifade etti. Semih Kolozali ise işçilerle birlikte gerek Migros depo işçilerinin direnişini gerekse Polyak Maden direnişini takip ettiklerini belirtti. Türkiye’de yasaların işçiler aleyhine işletildiğini, işçiler için mücadele etmenin zor ama bir o kadar gerekli olduğunu bildiklerini söylerken, adada da mevcut hükümete AKP’nin yaptığı baskılarla adaletin tehdit altında olduğunu ama işçilerin haklarını sonuna kadar savunmaktan vazgeçmeyeceklerini dile getirdi. Grevdeki işçilere sendikanın yanı sıra siyasi partilerden, fabrikanın bulunduğu Köprülü ve civar köylerden de destek ziyaretleri geliyor. Sabahın erken saatlerinden gece ilerleyen saatlere kadar destekçileri ve aileleri ile grevde olan işçilerin bir kısmı ise her gece grev çadırında nöbet tutarak 24 saat direnişe devam ediyor.