Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, "İran’a saldırı oluyor, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi toplanıyor. Toplandı mı, toplanmadı mı kimsenin umurunda bile değil. Çünkü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin New York’taki bir kafeden bir farkı kalmamıştır" dedi. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Tören Salonu'nda rektörlerle iftarda bir araya geldi. Kurtulmuş konuşmasında Türkiye’nin yükseköğretim alanında yeni hedefler belirlemesi gerektiğini vurgulayarak, “Önümüze yeni hedefler, güçlü hedefler koymak ve bir üst sınıfa çıkmak mecburiyetindeyiz” dedi. Yükseköğretimde uluslararasılaşmanın önemine değinen Kurtulmuş, şunları söyledi: “Ben burada üç önemli noktanın altını çizmek isterim. Bunlardan birincisi yükseköğretimde uluslararasılaşma meselesidir. Özellikle üzerinde durduğumuz hususlardan bir tanesi budur. Sadece misafir öğrencilerimizi burada okutmak, yeryüzünün farklı yerlerinden gelen gençlere ev sahipliği yapmak değil; aynı zamanda Türk yükseköğretim sisteminin de dünyanın birçok üniversitesinde saygın bölümlerde öğretim üyeliği yapabilecek, araştırmalara katılabilecek yetkinlikte insanlar yetiştirmesi gerekir. Bizim güçlü üniversitelerimiz ile yurt dışındaki güçlü üniversiteler arasında iş birliklerinin artırılması ve böylece kendi ürettiğimiz bilimsel bilginin sadece burada kalmayıp bütün dünyanın malı olacak, bütün dünyanın ortak çabası olacak bir niteliğe kavuşması gerekir. Bu, önümüzdeki dönemde özellikle altını çizmemiz gereken bir husustur.” Kurtulmuş, yükseköğretim kurumlarının standartlarının yükseltilmesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu: “Ayrıca yükseköğretim kurumlarımızın standartlarının yükseltilmesi de önümüzdeki dönemin önemli ödevlerinden biridir. Sayı olarak fevkalade yeterli bir noktadayız. Ancak eğitim alanında ciddi değişimler yaşayacağımızı sizler de en az benim kadar biliyorsunuz. Bunun en başına gelenlerden biri yükseköğretim kurumlarının öğrenci sayılarında muhtemel düşüşlerdir. Türkiye’deki nüfus artış hızının azalması ve bir müddet sonra nüfusun azalmaya başlamasıyla birlikte üniversitelerimizin öğrenci sayılarında da doğal olarak bir azalma olacaktır. Şimdiden bunun işaretlerini görüyoruz. Dolayısıyla hem çok sayıda öğrencinin okutulması hem de dünya ile rekabet edebilecek nitelikli öğrencilerin yetiştirilebilmesi için üniversitelerimizin standartlarını çok güçlü bir şekilde ileriye taşımak mecburiyetindeyiz.” "Üniversitelerimizin artık istihdam eksenli bir anlayışla yapılanması zorunludur" Üniversitelerin istihdam odaklı bir yapıya kavuşması gerektiğini belirten Kurtulmuş, “Ayrıca şunun da altını çizmek isterim ki eğitim kurumlarımızın, özellikle üniversitelerimizin artık istihdam eksenli bir anlayışla yapılanması zorunludur. Diploma veren ve insanlara sadece unvan sağlayan kurumlar değil; insanların elinin iş tutmasını sağlayacak, beceri kazandıracak yerler haline gelmesi gerekir” dedi. Eğitim süreleri ile eğitim kalitesi arasındaki ilişkinin yeniden düşünülmesi gerektiğini ifade eden Kurtulmuş, “Artık eğitim süreleri ile eğitim kalitesi arasındaki ilişkiyi de yeniden düşünmenin vakti gelmiştir. Bir ülkenin eğitim kalitesi sadece çok uzun yıllar eğitim veriyor olmasıyla ölçülemez. Daha kısa sürelerde daha etkin ve güçlü eğitim verilmesi mümkündür” ifadelerini kullandı. "Uluslararası ilişkilerde kullanılan neredeyse bütün terminoloji yok olmuştur" Kurtulmuş konuşmasının devamında uluslararası sisteme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak şunları kaydetti: “Yeni bir döneme doğru dünya gidiyor. Koşar adım gidiyor. Birkaç sene evvel, beş sene evvel, on sene evvel tahmin ettiğimiz hususlar tahmin ettiğimizden çok daha hızlı bir şekilde gerçekleşiyor. Dünya sistemine, sistem adına ne diyebilirsek ne varsa hepsi altüst oluyor, yıkılıyor. Yerine de henüz yeni bir şey konulmuyor. Bu çerçevede özellikle dünya sisteminin önce kurumları yıkılmış, arkasından kuralları yerle bir olmuş ve şimdi de üçüncü aşamasına geçilmiştir. Uluslararası ilişkilerde kullanılan neredeyse bütün terminoloji yok olmuştur. "Orman kanunlarının geçerli olduğu bir dönem" İran’a saldırı oluyor, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi toplanıyor. Toplandı mı, toplanmadı mı kimsenin umurunda bile değil. Çünkü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin New York’taki bir kafeden bir farkı kalmamıştır. Uluslararası sistemde, hiç bunu söylemek hoşuma gitmiyor ama daha rahat ve daha kesin bir ifade de edemiyorum; şu anda dünya sisteminin içinden geçmekte olduğu süreci orman kanunlarının geçerli olduğu bir dönem olarak tanımlamak mümkündür. Böyle bir kötü döneme dünya uzun yıllar, belki asırlar boyunca gelmemiştir. Dolayısıyla bu sürecin öyle görünüyor ki yakın dönemde daha iyiye doğru gitmesiyle ilgili de işaretler yoktur. "Saflarımızı sıklaştırmak mecburiyetindeyiz" Özellikle bizim içinde bulunduğumuz bu coğrafyada çok dikkatli olmak, ayaklarımızı yere sağlam basmak, kendimize hep beraber 86 milyon milletçe kenetlenmek, omuz omuza vermek, saflarımızı sıklaştırmak mecburiyetindeyiz.” "Irak’ın nasıl işgal edildiğini acı bir şekilde tecrübe ettik" Irak’ın işgalini hatırlatan Kurtulmuş, şunları söyledi: “Irak’ın işgalinde Irak’la ilgili ortaya konulan bir takım yalanlarla Irak’ın nasıl işgal edildiğini, nasıl paramparça hale getirildiğini, nasıl oradaki düzenin tam bir kaos düzenine çevrildiğini maalesef acı bir şekilde tecrübe ettik. Sonradan söylediler ki bu söylediklerimiz aslında doğru değildi. Kendi senato alanlarında yapılan sorgulamalarda dile getirilen hususların doğru olmadığı ortaya çıktı. "165 masum çocuk bu beylerin savaş senaryolarının kurbanı haline getiriliyor" Şimdi aynı şekilde önleyici savaş diyerek uluslararası literatürde kullanılan meşru bir kavramı kendi ellerinde oyuncak haline getirerek ‘Biz saldırmasaydık İran bize nükleer saldırıda bulunacaktı’ gibi bir algı üzerinden yeni bir yalanla dünyayı şekillendirmeye çalışıyorlar. Bu kabul edilemez. Bütün bunlar yapılırken de sadece masa başında bir bilgisayar oyunu oynar gibi yapılmıyor. Bütün bunlar yapılırken aynen Gazze’de olduğu gibi maalesef İran’da da 165 masum çocuk bu beylerin savaş senaryolarının kurbanı haline getiriliyor.” "Akıllarını başlarına alsınlar" Orta Doğu’daki gelişmelere de değinen Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı: “İsrail’deki büyükelçisi ‘Orta Doğu toprakları Arz-ı Mevud’dur, Yahudi halkına vaad edilmiş kutsal topraklardır’ diyebiliyor. Bu sözleri söyleyenler akıllarını başlarına alsınlar. Bu toprakların her bir parçası bu bölgede yaşayan halkların kanlarıyla, canlarıyla bedelini ödedikleri kendi vatanlarıdır. Hiç kimsenin babasının malı değildir.” "Biz inşallah bu memlekette silahları gömeceğiz" Kurtulmuş ayrıca terörsüz Türkiye sürecine değinerek, “Aynı masada hem örgüt üyelerinin anneleri, ‘barış anneleri’ dedikleri anneler hem de bizim şehit ve gazilerimizin anneleri geldiler, konuştular. Çok duygulu sahneler yaşandı. Özellikle iki tarafın annelerinin de söylediği şu oldu: ‘Biz artık evlatlarımızı değil, silahları gömmek istiyoruz. Silahları gömmemiz lazım.’ Biz inşallah bu memlekette silahları gömeceğiz” dedi. "Terörsüz bir Türkiye’nin sağlanması aslında çok açıktır ki terörsüz bir bölgenin de sağlanmasıdır" Kurtulmuş, konuşmasının sonunda “Türkiye’nin iç kalesinin tahkim edilmesi, yani terörsüz bir Türkiye’nin sağlanması aslında çok açıktır ki terörsüz bir bölgenin de sağlanmasıdır. Onun için bu bölgedeki bütün unsurların; Türklerin, Arapların, Kürtlerin, Müslümanların, gayrimüslimlerin, ne kadar farklı etnik ve mezhebi yapı varsa Sünnilerin, Alevilerin, Şiilerin hep beraber aynı coğrafyanın insanları, aynı ülkenin vatandaşları ve aynı kaderin kardeşleri olarak bir arada birlikte yürümeleri bölgemizin huzurunu sağlayacaktır” ifadelerini kullandı. ANKA #BARINAMIYORUZ NUMAN KURTULMUŞ TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, BM Güvenlik Konseyi için, “Toplandı mı, toplanmadı mı fark etmez, New York’taki bir kafeden farkı kalmamıştır” dedi Perşembe, Mart 5, 2026 - 22:00 Main image:
Fotoğraf: AA
Haber Type: news SEO Title: TBMM Başkanı Kurtulmuş: Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin New York’taki bir kafeden bir farkı kalmamıştır copyright Independentturkish: