Doç. Dr. Emrah Tayyar’ın Researchgate’de yayınlanan Türkiye’de İklim Değişikliği Tarımsal İstihdam Etkisi araştırmasına göre “1970 ile 2024 yılları arasında uzun dönemli maksimum ortalama sıcaklık artışındaki artış Türkiye’deki tarımsal istihdamı azalttı.” Fao’ya göre “tarıma bağlı istihdamın düşmesi ülke ekonomisinde üretim ve gelir kaybına neden oluyor.” İklim Türk Tarımını Tarumar Etti Sadece istihdam daralmadı, tarım komple daraldı. Haberler iç açıcı değil. Türkiye ekonomisi 2025’de 3,6 büyürken tarım 8,8 daraldı. 2025’deki zira don, kuraklık kaynaklı yaklaşık 16 milyon tonluk bitkisel üretim kaybının etkileri bilinse de yüzde 8,8 sektörü korkuttu. Tarımsal zaafların etkisi çarpıyor, bölüyor, paramparça ediyor, tarımın kelebek etkisi ırak coğrafyalardaki sofralara kadar uzanıyor. 2025’de düşen bitkisel üretim ihracat miktarını, ambalajı, kullanılan benzini, traktör satışını, kullanılmayan ilacı, gübreyi, çalışamayan tarım işçisi benzeri yüzlerce iş kalemini azaltınca, çarpan etkisiyle onlarca farklı sektör etkilendi. Bu anlamda tarım sadece tarım değil, devasa bir ekoistem. Çiftçinin motivasyonu, afet kaynaklı gidilmeyen tarladaki 2026’ya yansıyacak verim kaybı, düşen satışlar nedeniyle ilgili sektörlerdeki azalan karlılıklar, yapılamayan AR-GE’ler, hayata geçirilemeyen yatırımlar her biri yüzde 8,8’in görünen ve görünmeyen açıklaması. İklim Bir Kalemde Tarımı Yüzde 8,8 Daralttı Bu anlamda iklimin tarıma etkileri artık çok daha ciddiyetle incelenmek, kalıcı, sürdürülebilir çözümler üretmek gerekiyor. Göstermelik dron satışı patladı, çiftçilerin yüzde 87’si cep telefonunda tarımsal görüntüleme araçlarını kullanıyor ile kotarılacak bir mevzu değil. 2025’de sadece TARSİM ve diğer kurumlar tarafından yapılan sigorta ödemeleri 55 milyar TL’yi geçti. Maksimum Sıcaklık Arttı İstihdam Azaldı Doç. Dr. Emrah Tayyar’ın araştırmasına göre istihdam kaybının nedeni, yüksek sıcaklık kaynaklı verim kaybı, termal stres nedeniyle işgücü verimliliğinde yaşanan düşüş. Özellikle emek yoğun ve açık alan üretim alanında yapılan tarım sektöründe bu etki belirgin. Minimum Sıcaklık Artış, Tarımsal İstihdamda Artış Araştırmaya göre, sıcaklığın fazlası istihdama, verime zarar verirken belli bir düzeyde olanı istihdama katkı sağladı. Minimum ortalama sıcaklıklar ile tarımsal istihdam arasında da pozitif yönlü bir ilişki bulundu. Don riskinin azalması, ürün deseninde çeşitlendirme, hasat döneminin uzaması, ekilebilir alanların genişlemesi gibi nedenlerle istihdam arttı. Ancak çalışmaya göre, maksimum sıcaklık artışının yarattığı olumsuz etki, minimum sıcaklık artışının yarattığı olumlu etkiden daha büyük. Subtropikal kuşakta yer alan Türkiye, ısınma eşiğini aşan ülkeler arasında en riskli olanlardan. Oysa Kanada ve Rusya gibi soğuk kuşak ülkeleri optimum sıcaklık aralığına yaklaşmakta olan şanslı ülkelerden. Daha fazla güneşlenme, daha fazla tarım arazisi. Kuzey ülkelerin Akdeniz ülkelerine tarım ürünlerindeki bağımlılığı 10 yıla bitebilir. Yağışın İstihdama Etkisi Yok Araştırmada bakılan toplam yağış değişkeninin tarımsal istihdam üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi bulunamadı. Bu sonuç, Türkiye’de yağışın bölgesel farklılıklarının ulusal ortalamada etkisinin zayıflamış olabileceğine işaret etmekte. Türkiye’nin Durumu Karmaşık Çalışma, iklim değişikliğinin tarımsal istihdam üzerindeki etkisinin tek boyutlu olmadığını ortaya koyarken. Tarım arazilerinin parçalı yapısı, düşük mekanizasyon, yetersiz AR-GE, adaptasyon kapasitesinin sınırlı olması, coğrafi konum gibi çeşitli faktörlerin belirleyici rol oynadığını ortaya koydu. Aşırı Yağışlar ve Sel, Bir Gecede Silinen Emek FAO’ya göre, aşırı yağış ve taşkınlar yalnızca ürün kaybı değil, mevsimlik işçilerin istihdam sürelerinde de ani kesintilere yol açıyor. Tarlalar sular altında kaldığında yalnızca hasat değil, iş günü de kayboluyor. Afetler Çiftçiyi Tarımdan Uzaklaştırıyor Dünya Bankası analizleri afet sonrası bölgelerde tarımsal iş gücünün kalıcı biçimde azaldığını gösteriyor. Küçük üretici için sel felaketi çoğu zaman “bir sezon kaybı” değil, sistemden çıkış anlamına geliyor. Bu durum kırsal göçü hızlandırıyor. Isı Artışı Verimi Düşürüyor, Verimsizlik İstihdamı Azaltıyor Nature Climate Change’te yayımlanan küresel meta-analizler, ısı artışının özellikle buğday ve mısır gibi temel ürünlerde hektar başına verimi düşürdüğünü gösteriyor. Verim düşünce daha az işçi çalıştırılıyor, istihdam yapısı değişiyor. Üstelik mekanizasyon, yüksek ısınma stresinin yerini dolduramıyor. İklim Tarımdaki Sigortalılığı da düşürüyor UNDP ve McKinsey analizleri, iklim kaynaklı afetlerin kırsal bölgelerde gelir eşitsizliğini artırdığını ve kadın istihdamını orantısız biçimde etkilediğini ortaya koyuyor. Kadın emeği çoğu zaman ücretsiz aile işçiliği içinde görünmez kalıyor. İklim şoku geldiğinde ilk etkilenen o oluyor. İklim değişikliği kaynaklı artan sıcaklıklar çiftçi gelirleri yanında sigortalılık durumunu da etkiliyor. 2009’da BAĞKUR sigortalı çiftçi sayısı 1,014 milyon iken 2024’de bu rakam 427 bine geriledi. Azalan verim, azalan gelirler tarımdaki prim ödeme kapasitesini de baskılıyor. Tarımda Azalan İstihdam Artan Kayıt Dışı Çalışma Maksimum sıcaklık artışı, kuraklık ve ani yağış rejimi değişimleri, Çukurova’dan Ege’ye İç Anadolu’dan Güneydoğu’ya tarımsal üretim desenini değiştiriyor. Sadece Türkiye’de değil iklim tüm dünyada istihdam ve ekonomik kayıplara neden oluyor .Harris –Todaro modeli’ne göre kırsal işgücündeki azalma kentlerde işsizlik baskısı yaratıyor. Tarımsal istihdamdaki azalma kentlere göç sadece işsizliği, üretim kaybını etkilemiyor aynı zamanda şehirlerde konut, eğitim, sağlık gibi kamu hizmetlerinde yığılmalara neden olurken sağlık sistemine ek yük getiriyor. Bazı ülkelerde kır kökenli bireylerden kaynaklı kayıt dışı çalışmalardaki artış, sosyal güvenlik sistemlerinin gelir tabanını daraltıyor, sosyal güvenlik harcamalarının yükünü artırıyor. Avrupa İklim yüzünden Her Yıl Tarım Üretiminin Yüzde 6’sını Kaybediyor Reuters’a göre Avrupa Birliği çiftçileri, iklim değişikliğinin şiddetlendirdiği aşırı hava koşulları nedeniyle her yıl ortalama 31,9 milyar dolar kaybediyor. Avrupa Komisyonu ve Avrupa Yatırım Bankası destekli, sigorta brokerları tarafından hazırlanan analiz raporuna göre iklim değişikliğiyle mücadele için daha güçlü önlemler alınmazsa çiftçilerin ortalama ürün kayıpları 2050 yılına kadar yüzde 66’ya kadar çıkabilir. İklim kaynaklı hasat ve üretim kayıplarının doğrudan ekonomik etkisi 1 trilyon dolar Günümüzde toplam tarımsal kayıpların yarısından fazlasının nedeni kuraklık. Kuraklığın ağırlık merkezi güney Avrupa. Rapora göre 2050’de “felaket” bir yılda yalnızca İspanya ve İtalya’daki yıllık kayıplar 20 milyar euroya ulaşabilir. Rakamlar tarımın artık yalnızca üretim değil, makroekonomik risk başlığı olduğunu gösteriyor. Dünyanın farklı coğrafyalarında iklimdeki bozulmalar tarımsal istihdamı azaltıyor. Meksika’da en az 20 milyon insan geçimini doğrudan gıda üretiminden sağlıyor. Kurak mevsimde her yıl 10 milyona kadar insan tarımsal işlerden ayrılıyor. Son yıllarda işten ayrılan yaş grubu 23 ile 35 yaş arasında. 1990’larda bu yaş aralığı 15-19 idi. Bu yalnızca iklim değil, demografik dönüşüm. Tarımsal İstihdamdaki Yüzde 1 Azalma, 1 Milyar Dolarlık Kayıp Demek Tarımdaki yüzde 1 istihdam kaybı etkisiz görünmekle beraber sonuçları yıkıcı olabilir. Türkiye örneğinde ortalama 5 milyon tarım işçisi olduğunu varsayarsak yüzde birlik kayıp yani 50 bin kişinin tarımın GSYİH’sından kişi başı 13,200 dolar toplamda 660 milyon dolar kayıp düşünmeye değer. Keynesyen yaklaşımıyla hesaplandığında azalan yüzde 1’lik istihdam, 1,5’lik çarpan etkisiyle GSYİH’dan yaklaşık 1 milyar dolarlık kayıp ek olarak da 20 bin ek işsiz demek. Birkaç kişiyle başlayan istihdam kaybı gün sonunda tarım destekleri miktarını aşarken bütçe dengesini de bozabilir. Bu nedenle iklim politikası, tarım ve istihdam politikalarıyla entegre planlanmalı. Velhasıl, Türkiye’nin iklim politikaları ile tarım politikalarının entegre biçimde tasarlaması, istihdamın korunması açısından oldukça kritik. İklim değişikliği tarladaki işi dönüştürüyor, azaltıyor. Tarımda istihdam kaybı, istatistik tablolarında küçük bir yüzde gibi görünürken, yüzdeler bir ailenin geçimini, bir köyün geleceğini, bir bölgenin demografisini, kentlerdeki sorunları, toplumsal huzuru değiştiriyor. İş işten geçtikten sonra “taşımalı eğitim yapmayacaktık, Köy Enstitülerini kapatmayacaktık, çiftçiyi küstürmeyecektik” serzenişleri. Artık hiçbir anlamı yok. *Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. İklim değişikliği tarım istidham Mine Ataman, Independent Türkçe için yazdı Mine Ataman Cuma, Mart 6, 2026 - 09:45 Main image:
Fotoğraf: AA
TÜRKİYE'DEN SESLER Type: news SEO Title: İklim değişikliği tarımsal istihdamı düşürdü copyright Independentturkish: