ABD, İsrail'le birlikte 28 Şubat'ta İran'a başlattığı saldırı öncesinde bölgeye büyük bir askeri yığınak yaptı. İsrail, Suudi Arabistan, Katar, Ürdün gibi ülkelere konuşlandırılan savaş uçakları ve hava savunma sistemlerinin yanı sıra ABD bölgeye son yılların en büyük donanma gücünü sevk etti. Önce USS Abraham Lincoln uçak gemisi ocak ayında Hint Okyanusu'na konuşlandırıldı, ardından dünyanın en büyük uçak gemisi olan USS Gerald R. Ford Karayip Denizi'nden Akdeniz'e çekildi. Pentagon ve ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) kaynaklarının aktardığına göre USS Abraham Lincoln ve USS Gerald R. Ford'a eşlik eden muhripler ve kruvazörlerle birlikte ABD'nin bölgedeki aktif savaş gemisi sayısının 16'yı aştığı tahmin ediliyor. Öte yandan sayıları gizli tutulmakla birlikte en az bir güdümlü füze denizaltısının da bölge faaliyet gösterdiği bilinenler arasında. 150'den fazla uçak taşıma kapasitesine sahip olan USS Abraham Lincoln ile USS Gerald R. Ford'un yanı sıra bölgedeki gemilerde 11 bin ila 12 bin arasında denizci ve havacının görev yaptığı tahmin ediliyor. Washington'ın 'rest kartı': Donanma yığınağı Hal böyle olunca ABD Başkanı Donald Trump da İran'a yönelik saldırı öncesinde söz konusu askeri yığınağa birçok kez atıfta bulundu ve filoyu "caydırıcı bir unsur" olarak kullanmaya çalışarak İran'a tehditler savurdu: "Filo gerekirse hızla ve şiddetle görevini yerine getirmeye hazır, istekli ve kabiliyetli. Zaman daralıyor, anlaşma yapın." Bölgedeki yığınağına oldukça güvenen Washington yönetimi, Tahran'la müzakereler devam ederken İsrail'le birlikte İran'a karşı ani bir saldırı başlattı. Bugün sekizinci gününe girilen saldırılarda bölgedeki ABD filosu önemli bir rol oynarken, deniz üstünlüğünün sağlanması amacıyla da İran donanması birçok kez hedef alındı. Trump'ın önceki gün yaptığı son açıklamaya göre bu zamana kadar İran'a ait 24 gemi vuruldu, CENTCOM Komutanı Brad Cooper da büyük bir insansız hava aracı taşıyıcısı da dahil olmak üzere 30 İran savaş gemisini imha edildiğini öne sürdü. soL'un savaşın başından bu yana sürdürdüğü titiz haberciliğe okurumuzun verdiği destekle daha da güçleniyoruz. Sen de soL'a abone ol, halktan yana haberciliğe destek ver. ABONE OL Basra Körfezi ve Hint Okyanusu'nda gerçekten ne oluyor? Trump'tan " Donanmaları yok oldu... Bunun dışında donanmaları gayet iyi gidiyor ", ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'den ise " İran donanması şu an Basra Körfezi'nin dibinde dinleniyor. Muharip olarak etkisiz, paramparça ve mağlup edilmiş durumdalar " iddiası geldi. İki iddia da kısa süre içinde Tahran yönetimince yalanlandı. ABD ise İranlı yetkililerin USS Abraham Lincoln uçak gemisinin Hürmüz Boğazı civarında vurulduğu ve konuşlandığı bölgeden yaklaşık 1000 kilometre geri çekildiğine yönelik açıklamasını reddetti. Peki, Trump'ın beylik laflarını ve gerçeklerle örtüşmeyen iddialarını bir kenara bırakırsak, Basra Körfezi ve Hint Okyanusu'nda gerçekten ne oluyor? Trump'ın deyimiyle "devasa" askeri yığınağa ve yapılan açıklamalara bakıldığında ABD'nin başta deniz olmak üzere İran'a üstünlük sağladığı düşünülebilir. Ancak çatışmaların yaşandığı bu yedi günde Washington tarafından yapılan ve yapılamayan sadece iki hamle bile savaşın -en azından deniz ayağında- ABD'nin istediği şekilde gitmediğini ve acizliğini anlamak için yeterli. Sri Lanka açığında batırılan IRIS Dena: 'Sessiz bir ölüm oldu' İran donanmasına ait "IRIS Dena" gemisi, 4 Mart sabahı saat 05.08'de Sri Lanka'nın Galle kenti açıklarında acil yardım çağrısı gönderdi. Galle kentinin 81 kilometre açığından gelen bu çağrıya, kendi karasularını kapsamamasına karşın taraf olduğu uluslararası sözleşme nedeniyle Sri Lanka donanması yanıt verdi. Çağrıdan yaklaşık 52 dakika sonra bölgeye ulaşan ilk Sri Lanka gemisi; batık bir gemi, onlarca cansız beden ve petrol sızıntısıyla karşılaştı. Sri Lanka, İran'ın açıklamasına göre yaklaşık 130 mürettebat taşıdığı belirtilen IRIS Dena'dan 32 kişiyi kurtardı, acil müdahale ekipleri ise okyanustan 87 cansız beden çıkarttı. Saldırıdan kısa bir süre sonra açıklama yapan ABD Savunma Bakanı Hegseth, IRIS Dena'nın ABD güçlerince batırıldığını şu ifadelerle duyurdu: "Bir Amerikan denizaltısı, uluslararası sularda güvende olduğunu düşünen bir İran savaş gemisini batırdı. Bir torpido ile batırıldı, sessiz bir ölüm oldu." İşte ABD'nin savaş 'ahlakı': Çatışma bölgesinden uzak, savunmasız gemiyi hedef almak Devam etmekte olan çatışma esnasında tarafların askeri unsurları hedef alması gayet doğal değil mi? Hayır değil, çünkü... IRIS Dena aktif çatışma bölgesinden yaklaşık 2 bin mil uzakta bulunuyordu ve mürettebatı Hindistan'ın ev sahipliğinde düzenlenen "Milano 2026 Barış Tatbikatı" kapsamında eğitim görevinden dönen öğrencilerden oluşuyordu. Sadece bu kadar da değil, eski Hindistan Başbakanı Kanwal Sibal'ın aktardığına göre IRIS Dena aynı zamanda savunmasızdı. Çünkü tatbikat protokolüne göre gemiler herhangi bir mühimmat taşıyamıyordu. Öte yandan ABD'nin ve İsrail'in müttefikliğine soyunan Hindistan yönetimi, kendi davetiyle tatbikata katılan IRIS Dena için bir taziye mesajı bile yayımlamadı. Oysa Hindistan'ın aksine ABD'nin bu saldırısına birçok tepki geldi. Bu tepkilerden biri de eski ABD Hava Kuvvetleri özel operasyon hedefleme uzmanı ve Pentagon'da sivil zarar değerlendirmeleri eski başkanı Wes Bryant'ın saldırının yasa dışı olduğuna dair değerlendirmesiydi. " Bu savaş gemisi aktif olarak bir tehdit mi oluşturuyordu yoksa düşmanlıklara mı katılıyordu? " diyen Bryant, " Bu savaş gemisinin herhangi birine yakın bir tehdit oluşturduğunu söyleyemezsiniz. Trump yönetimi, bu gemiyi hedef alarak, yakın tehdidin İran hükümetinin ve ordusunun tamamı olduğunu mu söylüyor? Eğer öyleyse, bu inanılmaz derecede tehlikeli bir askeri yetki aşımı örneğidir " ifadelerini kullandı. Ancak Hegseth IRIS Dena'ya yönelik saldırıdan iki gün önce ABD'nin "savaş ahlakını" zaten deklare etmişti: "Aptalca çatışma kuralları yok, ulus inşa etme bataklığı yok, demokrasi kurma egzersizleri yok, siyasi açıdan doğrucu savaşlar yok. Biz kazanmak için savaşırız; zamanı veya hayatları boşa harcamayız." IRIS Dena saldırısı, sürecin ABD'nin istediği gibi ilerlemediğini gösteren örneklerden biri olarak kayıtlara geçti. IRIS Dena'nın batması sonucu yaşamını yitiren İranlı mürettebatların cansız bedenleri Galle kentine indirilirken. İran Hürmüz Boğazı'nı kapattı, ABD vaatlerde bulundu: Tankerlere eskortluk, risk sigortası... İşlerin ABD'nin planladığı gibi gitmediğinin bir diğer örneği ise Trump'ın yapacağını iddia ettiği ancak yapamadığı bir hamleyle ilgili. Hürmüz Boğazı... İran Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Danışmanı Tuğgeneral İbrahim Cebbari, hafta başında Hürmüz Boğazı'nın fiili olarak kapatıldığını şöyle duyurdu: "Geçmeye çalışan her gemiye saldıracağız ve ateşe vereceğiz. Geçmeye çalışan gemiler Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri ve Kara Kuvvetleri'ndeki kahramanlarımız tarafından yakılacaktır. Bu bölgeye gelmeyin." Kuzeyinde İran, güneyinde ise Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin bulunduğu Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ni Umman Körfezi'ne bağlaması nedeniyle kritik bir öneme sahip. Dünya genelinde deniz yoluyla petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin neredeyse dörtte birinin gerçekleşmesinden dolayı enerji piyasası için temel bir geçit olan Hürmüz, Basra Körfezi çevresindeki çoğu tedarikçinin ihracatları için kullanabildiği tek deniz yolu. İran'ın kararıyla birlikte bölgede deniz trafiğini durma noktasına geldi ve düzinelerce tanker seferlerini askıya almak veya güzergahlarını değiştirmek zorunda kaldı. Küresel enerji fiyatları da kısa sürede artışa geçti. Bunun üzerine Trump’tan önce " Ne olursa olsun, Amerika Birleşik Devletleri dünyaya enerjinin özgür akışını sağlayacaktır. ABD'nin ekonomik ve askeri gücü dünyadaki en büyük güçtür ” açıklaması, ardından da şu "taahhüt" geldi: "Eğer gerekirse, Amerika Birleşik Devletleri Donanması en kısa sürede Hürmüz Boğazı'ndan geçen tankerlere eskortluk yapmaya başlayacaktır." Beyaz Saray ise Pentagon’un eskort operasyonu için tüm hazırlıkları tamamladığını ve ticari operatörlerden gelecek taleplere anında yanıt verileceğini iddia etti. Trump bununla da yetinmedi ve ABD Uluslararası Kalkınma Finansmanı Kurumu’na (DFC) derhal yürürlüğe girecek şekilde Körfez'den geçen tüm deniz ticaretinin, özellikle de enerjinin finansal güvenliği için çok makul bir fiyata siyasi risk sigortası ve teminat sağlaması talimatı verildiğini duyurdu. soL Haber gerçekleri yazmaya devam ediyor. Gerçeğin sesine güç vermek, dayanışmayı büyütmek için sen de soL'a abone ol. ABONE OL Trump'ın vaatleri havada kaldı Ancak Trump bu vaatlerini pek de yerine getirememiş gibi duruyor. Bu süreçte Hürmüz Boğazı'nda en az dokuz gemi vurulurken, AFP'ye açıklama yapan Uluslararası Denizcilik Örgütü ise bölgede yaklaşık 20 bin denizci ve 15 bin gemi yolcusunun mahsur kaldığını bildirdi. Birçok uluslararası nakliye şirketi Körfez’deki operasyonlarını askıya aldı, halihazırda Körfez'de bulunan gemiler de acil durum prosedürlerini uygulamaya koyacağını duyurdu. The New Arab ’ın aktardığına göre Londra merkezli sigorta şirketi Lloyds, Trump'ın verdiği sözlerin üzerinden günler geçmesine rağmen ABD hükümeti ile Uluslararası Kalkınma Finansmanı Kurumu arasındaki görüşmelerin hala devam ettiğini bildirdi. Lloyds tarafından yapılan açıklamada, "Basra Körfezi ve çevresindeki sularda, neredeyse yarısı petrol ve doğalgaz tankeri olmak üzere toplam gövde değeri 25 milyar doları aşan yaklaşık 1000 gemi bulunmaktadır” denildi. Küresel kredi derecelendirme grubu Morningstar DBRS de uluslararası denizciliğe yönelik tehlikeler ve gemilerin olası kayıplarına işaret ederek "Güvenlik durumu istikrarsız kaldığı sürece, hükümet destekli sigorta sağlansa bile birçok gemi sahibi boğazdan geçmek konusunda isteksiz kalabilir" değerlendirmesinde bulundu. Öte yandan bu kısa sürede önce Avrupa Birliği, ardından da ABD küresel arzı sürdürmek ve olası enerji krizinin önüne geçmek için Rus kaynaklarına erişime yönelik adımlar atmaya başladı. Kısacası Hürmüz Boğazı'nda yaşananlar ve ABD'nin yerine getiremediği vaatler, çatışmaların Washington yönetiminin planladığı gibi gitmediğini gösteren bir diğer örnek oldu. soL, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı haydutça saldırıyı ilk günden bu yana tüm detaylarıyla takip ediyor. Günün öne çıkan gelişmelerini canlı şekilde takip etmek için tıklayınız.