KÜRT MEDRESELERİ VE ÂLİMLERİ-15

2. 3. 1. Seydayê Licî/Muhammed Hadî (ö. 1912) Hayatı Adı Muhammed Hadî, Şiirdeki mahlası “Hadî” olan ve Seydayê Licî olarak meşhur olan bu zatın babası Şeyh Sibgatullah, annesi Zarife Hatun’dur. Büyük babası Resul Paşa’dır (Rewanduz Beyi Mîr Muhammed’in kardeşi). 1268/1852 yılında Lice’de dünyaya gelmiş ve 1331/1912 yılında vefat etmiştir. Seyda’nın Rewanduzlu dedesi Resûl Paşa, beylik olarak Osmanlı Devleti’ne vergi vermeme kararı alınca kendi güçleriyle Osmanlı güçleri arasında çatışma çıkar ve yenilerek İran’a kaçar. İran’ın Şino şehrinde 5 yıl kaldıktan ve Osmanlılarla barış sağlandıktan sonra Van’a vali olarak atanır. Daha sonra Kars ve Erzurum’a tayin edilir ve Erzurum’da vefat eder. Onun vefatının ardından oğlu Şeyh Sibgatullah Lice’ye yerleşir ve Şatos köyünden Kavarî aşiretinden Zerîfe Xatûn ile evlenir ki, Seydayê Licî bu evlilikten doğmuştur. Seyda üç evlilik yapmış ve geride dördü erkek, ikisi kız olmak üzere altı çocuğu olmuştur. Erkek çocuklarının isimleri Molla Muhammed, Hacı Abdussamed, Cemîlê Seyda ve Molla Beşîr; kızları da Samiye ve Anber’dir. Seyda medrese tahsiline babasının yanında başlar. Ardından birkaç yerde okuduktan sonra ilmî icazetini Siirtli Molla Halilzade Fethullah Efendî’den alır. Çok zeki ve hafızası çok güçlü bir âlim olan Seyda,  “Minhac” adlı Şafiî fıkıh kitabının “Tuhfetu’l-Muhtac” adlı şerhini ezberlemiştir. Yanında okuyan ünlü talebelerinin başında Hazro âlimlerinden Seydayê Hecî; Silvan âlimlerinden Molla Huseynê Kiçik; Zazaca Mevlid’in yazarı Melayê Xasî ve Molla Ruşdî Efendî gelmektedir. Seyda 1880-1886 yılları arasında Lice’de Rüştiye Mektebi öğretmenliği; 1909 yılında Lice’de üç medresede müderrislik ve müftülük yapmıştır. Hezanlı Şeyh Abdulkadir’den hilafet alan Seyda, bu şeyhi ve onun mürşidi Şeyh Abdurrahman Taxî hakkında çok sayıda şiir söylemiştir. Seyda 1331/1912 yılında vefat etmiştir. Talebelerinden Mela Rüşdî onun vefatı üzerine biri Kürtçe, öbürü Arapça olmak üzere iki mersiye söylemiştir. Kürtçe mersiyesi şu beyitle başlamaktadır: Bugün baştan ayağa canımızı ateş sardı Zira Soran Kutbu fani dünyadan ayrıldı Eserleri Dîwan: Seyda’nın 63 şiirden oluşan bu divanının bir elyazması nüshası 1987 yılında Mela Ahmedê Cewzî tarafından istinsah edilmiş ve Diyarbakır’da dağıtılmıştır. Tahsîn İbrahîm Doskî bu nüshayı yeniden ele almış ve 2007 yılında Duhok’ta bastırmıştır. Divan’daki 63 şiiri dillere ve nazım şekillerine göre şöyle sınıflandırabiliriz: Dil                               Sayı Kürtçe                         56 Arapça                        4 Farsça                         1 Türkçe                         1 Mülemma’                  1 Nazım Şekli                Sayı Gazel+Kaside             39 Murabba’                    14 Muhammes                 3 Tesdîs                         4 Müsemmen                 1 Müstezad                    2 Müraca’a Gazelden 8 Beyit Ev dîlbera rûmahî bi qewsê xwe yê hîlalî Yek du xedeng li dil da mecrûh bû û nalî Bu ay yüzlü dilber kavisli hilal kaşlarıyla Bir iki ok vurdu kalbime; kalp yaralandı, inledi Min go: Ji zulfê mişkîn yek merhemek li dil ke Go: Merhema ji misk e jê tê derer ‘ele’t-tewalî Dedim: Bir merhem sun kalbime misk kokulu zülfünden Dedi ki: Miskten olan merhem kalbe zarar verir hepten Min go: Bi heqqê zulfeyn pêl bûse dim du le’leyn Go: Mahê sewm e bûse şer’ nadîtin helalî Dedim: İki zülfün aşkına, iki lal dudağını öpeyim bir bırak Dedi ki: Oruç ayındayız, şeriata göre bûse helal değil, yasak Min go: Ez im birîndar hem tih me ey nîgarî Go: Dilbirînê avê nabe vexwo ji zelalî Dedim: Ey nigâr! Benim hem yaralı, hem susayan Dedi ki: Duru sudan içemez kalbi suyla yaralanan Min go: Ji çeşmê cadû bes bikuje min feqîrî Go: Caduwan çi kar e xeyrê kuştin û qîtalî Dedim: Büyüleyici gözlerle yeter öldürdüğün ben fakiri Dedi ki: Cadıların öldürüp yok etmekten başka nedir işleri? Min go: Şehê Hezanî min kuşt bi ev nîşanî Go: Şahê Taxî kuştî wî jî bi ev mîsalî Dedim: Aynen bu şekilde beni öldürdü Hezan Şahı Dedi ki: Onu da öyle öldürmedi mi Tax’ın Padişahı? Herçi min go şepalê yek yek ewan wê red kir Ev reng e şe’nê şahan hukmî dikin li mewalî Ben ne dediysem o şepal reddetti bunları birer birer Padişahların âdeti budur: Kölelerine hep hükmederler Ya Reb çi bêwefa ne ev dîlberanê cadû Dikujin kefen jî nakin kuştiyê xet û xalî Ya Rab! Ne kadar da vefasızdırlar bu cadı dilberler Hat ve benek âşıklarını öldürürler, kefenlemezler Kürtçe Manzûm Tecvîd: Bu eser 25 bölümden ve 120 beyitten oluşmaktadır. Kafiye düzeni aa-ba-ca…şeklindedir. Örnek Bir Beyit Mîqdarê yek elîfekî medê tebî’î med dibit Ya’nî bi qasî pîçîkî ji cih hilînî med dibî “Doğal med”de çekim bir elif miktarı kadar yapılır Yani bir parmağı yerinden kaldıracak kadar uzatılır 2. 3. 3. Şeyh Mustafa Sîsî (ö. 1914) Şeyh Mustafa 1847 yılında Lice’ye bağlı Sîs (Yolçatı) köyünde doğmuş ve Seydayê Sîsî olarak meşhur olmuştur. Babası Hacı Haydar, büyükbabası Şeyh Abdülaziz’dir. Süleymaniye’den gelip Licenin “Sîs” köyüne yerleşmiştir. Şeyh Andülaziz’in babası Molla Mahmud Sorî de Nakşibendî bir şeyhtir ve Medine’de vefat etmiştir; mezarı oradadır. Şeyh Mustafa, ilim tahsiline Şeyh Halid Orekî’nin yanında başlamış, ilmî icazetini ise Seydayê Licî’den almıştır. Şeyh Abdülkadir’in yanında seyr ü sülûkunu tamamlayınca şeyh, ona hilafet verip onu Elazığ Karakoçan’a göndermiştir. Şeyh Mustafa, başta oğlu Şeyh Muhammed Hadi Qawmanî (ö. 1956) olmak üzere yedi halife yetiştirmiştir ki bu halifeler şunlardır: Molla Muhammed Hadi Qawmanî (Oğlu), Molla Ali Okçiyan, Molla Muhammed Bermanî, Molla Abdülmecid Licevî, Molla Ubeydullah Şevkî, Molla Hasan-i Tumuk, Molla Receb-i Qavman. Seydayi Sîsî, 1914 yılında vefat etmiş ve Karakoçan’a bağlı Qavman (Yücekonak) köyünde defnedilmiştir. Şeyh Mustafa dört evlilik yapmıştır. Beş oğlu şunlardır: 1)Alaeddîn 2)Şeyh Muhammed Hadî 3)Mela Mesut 4)Mela Camî 5)Mela Mahfuz Şeyh Mustafa 1910 yılında 67 yaşında iken Karakoçan’ın Qavman köyünde vefat etmiş ve geride 7 halife bırakmıştır ki bu halifeler şunlardır: 1)Muhammed Hadi (oğludur) 2) Mela Ali Okçiyan 3)Mela Muhammed-i Barmanî 4)Mela Abdülmecid-i Licî 5)Mela Ubeydullah-i Şevkî (Amed Müftüsü Mela Halil’in babası) 6)Mela Hasan-i Tumukî 7)Mela Receb-i Kavman Eserleri Şeyh Mustafa geride bir divan oluşturacak kadar çok sayıda şiir bırakmıştır. Şiirleri ağırlıklı olarak tasavvufi konuları ve mürşidi Şeyh Abdülkadir Hezanî hakkındaki övgülerden oluşmaktadır. 2. 3. 4. Molla Abdullah Hazroyî (ö. 1947) 1875 yılında Diyarbakır’ın Hazro ilçesinde doğan Molla Abdullah Hazroyî’nin babası Molla Ahmed, büyükbabası Abdullah’tır. Babasının yanında medrese tahsiline başlamıştır. Başka birkaç âlimden daha okuduktan sonra en son yine babasından aldığı derslerle tahsilini tamamlamış ve ilmî icazetnamesini babasından almıştır. Tasavvufî amelini Şeyh Abdülkadir Hezanî’nin yanında tamamlayan Molla Abdullah Hazroyî, bu şeyhinden hilafet de almıştır. Fakat tarikat ve müritlerle ilgilenmekten çok medrese ve talebelerle ilgilenmeyi tercih etmiş ve bu isteğini şeyhine de arz etmiştir. Şeyhi de onun bu isteğini kabul etmiş ve şöyle demiştir: “Kendilerini gizleyen şeyhler daha makbuldür”. Eşlerinin her seferinde vefat etmesi nedeniyle altı kez evlenen Molla Abdullah Hazroyî’nin bu evliliklerinden 21 çocuğu olmuştur. Birçoğu küçükken vefat eden çocuklarında sadece 4 kız ve 2 erkek yaşamışlardır. Molla Abdullah Hazroyî, Diyarbakır’da aynı zamanda kayınbiraderi olan Müftü Molla Halil Özaydın’ın evinde 72 yaşında vefat etmiştir. Not PROF DR KADRİ YILDIRM KÜRT MEDRESELERİ VE ÂLİMLERİ KİTABINDADA  ALINMIŞ.