Yenerse Beşiktaş yener

Günlerdir istatistikleri izliyorum. Radyoda, televizyonda ve bizim yazılı basında öyle istatistikler var ki bu akşamki maç için asla ölçü olamaz… İki hocanın, Sergen Yalçın’la Okan Buruk’un aralarında farklı takımların teknik patronu olarak oynadıkları maçlar da hesaba katıldığında Yalçın’ın galibiyetlerde 8-2 üstünlüğü söz konusu… Üç maç da berabere bitmiş… Çalıştıkları kulüpler, kadrolar ve maçların oynandığı sahalar o kadar farklı ki, bugüne dönük hiçbir ölçüyü hesaba katamazsınız. İki teknik adama da saygı duyarım. Onları genç yıldız adayları diye kariyer başlangıcında tanıyıp seven, destekleyen, içtenlikli sohbetlerinden keyif alan biriyim. Daha da ötesi, zaman zaman iki hocayı da eleştirmeme rağmen en küçük tepki vermeden dostluğumuzu devam ettirdiler. İki takım da çok güçlü kadrolarla mücadele edecek. Galatasaray, yerleşik ve enternasyonal çapta yıldızlara sahip. O nedenle farklı taktiklerle oynayabilirler. Beşiktaş ise kış transferinin son günlerinde tahminler ötesi kaliteli oyuncular getirdi. Kaptan Orkun, Cerny, N’Didi gibi kıdemli ustalarla Murillo, Asllani, Olaitan, Hyeongyu Oh’un buluşması Beşiktaş’a hız, verimlilik ve sürdürülebilir başarı güvencesi verdi. Biliyorsunuz, 17 maçlık yenilmezlik serileri var. Bir de yıllardan beri gelip-giden santrforların üzerine Oh karakteri var… Çok çabuk, iki ayaklı, sahayı kafasında taşıyarak iş çıkarıyor. Galatasaray’da çok keyifle izlediğim oyuncuları anlatayım. Barış Alper Yılmaz, Osimhen ve İcardi, Sara, Sallai, Lemina, Sane çok büyükler. Uğurcan Çakıroğlu, Abdülkerim Bardakçı, (Keşke oynayabilse) Yunus Akgün üç cephenin de şövalyeleri. Ligin son virajlarında Galatasaray vites düşürmeden hedefe koşuyor. Artık kolay kolay puan kaybetmez ama.. Yenerse Beşiktaş yener!