18 Mart'ta üniversite diploması iptal edilen CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, 19 Mart sabahı evinde gözaltına alındı. İmamoğlu aynı saatlerde resmi X hesabından, "Büyük bir zulümle karşı karşıyayız ama yılmayacağım. Kendimi milletime emanet ediyorum" dediği bir video yayınladı. Aynı operasyonda Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve İmamoğlu'nun danışmanı Murat Ongun, İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Başkanı Buğra Gökce, İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz ve İBB Kültür A.Ş. Genel Müdürü Murat Abbas'ın da aralarında bulunduğu isimler gözaltına alındı. İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 23 Mart'ta 20 kişi tutuklandı. Daha sonra İBB’ye yönelik operasyonlar dalga dalga devam etti ve toplamda 106 kişi tutuklandı. 3 bin 900 sayfalık iddianame... İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 6 cumhuriyet savcısı ve bir başsavcıvekili tarafından yürütülen soruşturma, 237 gün sonra tamamlanarak yaklaşık 3 bin 900 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianame, 11 Kasım tarihinde dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek tarafından adliyede görevli muhabirlerle yapılan toplantıda kamuoyuna duyuruldu. İddianamede, 106’sı tutuklu, 170’i adli kontrollü, 7’si yakalama emriyle aranan olmak üzere toplam 402 sanık yer alıyor. 143 farklı eyleme, 17 suçlama... İddianamede, sanıklar hakkında 143 farklı eylemle ilgili olarak "suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme, rüşvet alma, rüşvet verme, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, Vergi Usul Kanunu’na muhalefet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, kişisel verilerin kaydedilmesi, kişisel verileri ele geçirme ve yayma, çevrenin kasten kirletilmesi, Orman Kanunu’na muhalefet, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, kamu malına zarar verme ve Maden Kanunu’na muhalefet ve orman kanunu’na muhalefe" olmak üzere 17 ayrı suçlama bulunuyor. "99 kişi örgüt mensubu" iddiası Hakkında kamu davası açılan sanıklardan 99’unun "örgüt mensubu" olduğu (1’i örgütün kurucusu ve lideri olduğu iddia edilen şüpheli Ekrem İmamoğlu, 6’sı örgüt yöneticileri olduğu iddia edilen şüpheliler Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün, 92’si ise örgüt üyesi olmak üzere), geri kalanının ise "örgüt mensubu olmamakla birlikte bağlantılı suçlar işleyen" konumunda olduğu iddia ediliyor. İmamoğlu hakkında 2 bin 352 yıla kadar hapis talebi İddianamede, örgütün kurucusu ve lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu hakkında; doğrudan işlediği öne sürülen "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet (12 kez), suç gelirlerinin aklanması (7 kez), kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık (7 kez)" suçlarıyla birlikte, iddianameye konu toplam 143 eylem kapsamında 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, iddianameyi 14 gün sonra 25 Kasım 2025'te kabul edilerek dava açıldı, ancak "tensip zaptı" ise 18 gün sonra düzenlenerek UYAP’a yüklendi. Mahkeme heyeti ilk duruşma tarihini 9 Mart 2026 olarak belirledi. Duruşmanın, Marmara Ceza İnfaz Kurumu’ndaki duruşma salonlarından birinde görülmesine karar verildi. Ayrıca mahkeme heyetince yapılan ilk tutukluluk incelemesinde tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ilan ettiği "Yargılama Hedef Süre Formu"nda, yargılamanın azami 4 bin 600 günde tamamlanmasının hedeflendiği bildirildi. Bu süre yaklaşık 12,5 yıla denk geliyor. Formda, "Bu hedeflerin gerçekleştirilmesinde tarafların ve avukatların katkı ve desteği büyük önem arz etmektedir. Taraflardan kaynaklanan sebeplerden meydana gelen gecikmelerin hedef sürenin hesabında dikkate alınmadığı da göz önünde bulundurularak bu hususlara hassasiyet göstermenizi rica ediyoruz" ifadeleri yer aldı. İddianameden... Ekrem İmamoğlu'nun babası Hasan İmamaoğlu, oğlu Selim İmamoğlu ve birçok gazetecinin de şüpheliler arasında yer aldığı iddianamede, "örgüt üyesi" oldukları iddia edilen Tuncay Yılmaz, Mehmet Murat Çalık, Resul Emrah Şahan, Yakup Öner, Mustafa Akın, Yiğit Oğuz Duman, Cevat Kaya, Seza Büyükçulha ve Mehmet Pehlivan gibi aralarında "herhangi bir örgüt yöneticisi olmaksızın doğrudan örgüt liderine bağlı hareket edip liderden aldıkları emir ve talimatları yerine getirdikleri" savunuldu. İddianamede, haksız kazanç temin etme amacıyla bir araya gelen örgütün lider, yönetici ve üyelerinin bu eylemlerinin gerçekleştirilmesi ve elde edilen haksız kazancın örgüt içerisinde paylaşılması sürecinin tamamen belirli bir iş bölümü içerisinde yürüttükleri öne sürüldü. "Çıkar amaçlı kurulduğu iddia edilen örgütün lider, yönetici ya da üyelerinin her ne kadar bir kısmının kamuda görevli olduğu görülmüş ise de örgütteki hiyerarşik yapı ile şüphelilerin kamudaki görev ve sorumluluğu arasında doğrudan illiyet bağının bulunmadığı" öne sürülen iddianamede, şunlar kaydildi: Şüphelilerin görev yaptıkları kamu kurumunun içerisinde kendi öz yapılanmalarını oluşturarak iç örgütlenmelerini sağlamayı amaçladıkları, bu nedenle örgüt lideri dahil olmak üzere örgüt içerisindeki hiyerarşik silsilede yer alan şüphelilerin kamudaki görevleri ile kurmuş oldukları sistemin birbiriyle karıştırılmaması gerekmektedir. Bunun en somut örneği, örgüt içerisindeki hiyerarşik silsilede yönetici ya da üye konumunda bulunup da kamuda görevli olmayan örgüt mensuplarının, İBB'de ya da bağlı iştiraklerinde görevli olan kamu personellerine emir ve talimatlar vermesidir. İddianamade, "örgütün ilk eylem tarihinin 2015, örgütün ilk eylemi gerçekleştirdiği yerin de örgütün ilk yapılanmaya başladığı Beylikdüzü ilçesi olduğu" iddia edildi. fazla oku Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field) Otel kameralarının kapatılması "örgütün gizlilik unsuru" sayıldı "Örgüt üyesi şüphelilerin görüşmelerini gizliliğe riayet edecek şeklilde yaptıkları" öne sürülen iddianamede, akıllı telefon kullanmama, yeni bilgisayarlar alma, buluşmaların kamu binaları dışında yapılması, kamera kayıtlarının engellenmesi gibi eylemlerin gizlilik için yapıldığı iddiasına yer verildi. Ekrem İmamoğlu'nun toplantı yaptığı bir oteldeki kamera görüntülerine yer verilen iddianamede, otelin güvenlik kameralarının kapatılmasının "kamuya açık bir alana ait olan bir otelin girişinin görüntülerinin kapatılması ve sinyal kesici cihazların alana getirilerek kullanılmasının örgütsel bir davranışın tezahürü olduğu ve suç teşkil ettiği" savunuldu. Bu uygulamanın ayrıca örgüt mensuplarının deşifre olmaması, sistemin işleyişine sekte vurulmaması, suç delillerinin gizlenmesi gibi durumlardan ötürü örgütün "gizlilik" unsuru kapsamında kaldığı yorumu yapıldı. "Örgütün amacı İmamoğlu'nu cumhurbaşkanı yapmak" "Örgütün asıl ve ilk amacının maddi zenginleşme, ikinci amacının elde edilen maddi sermaye ile CHP'nin ele geçirilmesi olduğu" ileri sürülen iddianamede, şunlar kaydedildi: Bu amaç doğrultusunda şüpheli Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı'ndan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak değişimi içeren yıl olan 2019 yılında gerçekleşen ancak basın ve yayın organlarına 2024 yılı içerisinde 'Para Kuleleri' olarak yansıyan görüntülerden yola çıkarak örgüt liderinin o dönem mensubu bulunduğu partisinin genel başkanı ya da il başkanı gibi vasıflarının olmamasına rağmen İstanbul İl Başkanlığı binasının satın alınmasını sürecini organize eden kişi olduğu ve o dönemden itibaren parti içerisindeki insanların kendi himayesine sokulmaya çalışılarak öncelikle bağlı bulunduğu partide tek söz sahibi kişi olmayı ve partisini ele geçirmeyi hedeflediği, sonraki hedef olan üçüncü amacın ise gerçekleşecek cumhurbaşkanlığı seçimleri için partisinin cumhurbaşkanı adaylığı olduğu anlaşılmaktadır. Şüpheli Ekrem İmamoğlu tarafından kurulan ve yönetilen çıkar amaçlı suç örgütünün temel felsefesi, elde ettiği suç gelirlerini kişisel zenginleşme aracı ve siyasetin finansmanı için kullanmak olup örgütün siyasetin finansmanı ile amaçladığı örgüt lideri Ekrem İmamoğlu’nu Beylikdüzü Belediye Başkanlığı'ndan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na taşımak, CHP'yi ele geçirmek, elde ettikleri bu suç gelirleri ve bu suretle ele geçirdikleri siyasi güç ile örgüt lideri Ekrem İmamoğlu’nu cumhurbaşkanı adayı yapmak olduğu tespit edilmiştir. "Ahtapotun kolları"... İddianamede, örgütün eylemlerinin "ahtapotun kolları gibi" İstanbul'un geneline yayıldığı dört ayrı yerde vurgulandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ekrem İmamoğlu operasyonlarına ilişkin "ahtapotun kolları" benzetmesini ilk olarak 25 Mayıs 2025'te günü yapmıştı. Erdoğan tarafından kullanılan bu ifadenin, iddianamede yer alması dikkati çekti. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, tutukluluk incelemelerinde 106 sanığın hiçbiri hakkında tahliye kararı vermedi. Yeni duruşma salonunu bitmedi Dava kapsamında çok sayıda kişinin tutuklu bulunduğu Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nde bulunan mevcut duruşma salonlarının yetersiz olabileceği gerekçesiyle yeni bir salonun inşaatına cezaevi otoparkının bir bölümünde başlandı. Cezaevinin önüne inşa edilen ve maliyeti yaklaşık bir milyar lirayı bulacağı belirtilen duruşma salonu ise henüz tamamlanmadı. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, 2 Mart'ta gönderdiği talimat yazısında, duruşmanın Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki duruşma salonlarında bulunan 1 No’lu salonda gerçekleştirileceği bildirdi. Mahkeme, sanık sayısının fazlalığı, dosya kapsamı ve güvenlik gerekçelerini dikkate alarak duruşma düzenine ilişkin ayrıntılı tedbirler belirledi. Giriş kartı hazırlanacak Mahkeme, duruşma salonuna girişlerin kartlı sistemle yapılacağını, sanıklar, avukatlar, tanıklar, basın mensupları ve görevliler için giriş kartı hazırlanacağını duyurdu. Tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile müdafi ve vekillerinin salona öncelikli olarak alınacağı belirtildi. Basın mensupları için ise akreditasyon ve güvenlik değerlendirmesi şartı getirildi. Buna göre salona en fazla 5 yabancı basın mensubu alınacak. Ulusal basın kuruluşlarından, aynı basın grubundan yalnızca bir kişi olmak üzere toplam 20 basın mensubu kabul edilecek. Yazılı ve görsel basın kuruluşları birer temsilci ile duruşma salonunda yer alabilecek. Salonda yer kalmaması halinde diğer basın temsilcileri için duruşmanın ekranla yansıtılacağı ayrı bir bölüm oluşturulacak. Avukat ve yakınlar için sınırlama Her sanığın en fazla 3 müdafi ile temsil edilebileceği kaydedildi. Avukatlar için ayrılan bölümün yetersiz kalması halinde izleyicilere ayrılan alanın bir kısmının müdafilere tahsis edilebileceği belirtildi. Sanıklar, avukatlar, basın mensupları ve görevlilerin salona alınmasının ardından, fiziki imkanlar ölçüsünde her sanığın birinci derece yakınına öncelik tanınacağı ifade edildi. Kayıt yasağı ve güvenlik tedbirleri Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 183. maddesi ile Türk Ceza Kanunu’nun 286. maddesi hatırlatılarak, duruşma sırasında sesli ve görüntülü kayıt cihazlarının kullanılamayacağı vurgulandı. Bu kurala uymayanlar hakkında yasal işlem yapılacağı bildirildi. Olası sağlık durumları için duruşma salonu binasında doktor ve sağlık personeli hazır bulundurulacağı, tutuklu sanıkların duruşma saatinden önce salona nakledileceği ve güvenlik önlemlerinin ilgili kolluk birimlerince alınacağı kaydedildi. Mahkemenin talimat yazısı, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Silivri İlçe Jandarma Komutanlığı ve Silivri İlçe Emniyet Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili kurumlara gönderildi. Mahkeme heyetinden son düzenleme İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, pazartesi günü başlayacak duruşma öncesinde, duruşma düzenine ilişkin yeni bir müzekkere yazdı. Mahkeme yazısına göre, duruşma için cezaevi yerleşkesine gelenler, tutuklu sanıklar, tutuksuz sanıklar, sanık müdafileri, müştekiler, müşteki vekilleri, tutuklu sanık yakınları, basın mensupları, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri sıralamasına göre salona alınacak. Uluslararası basında da geniş yankı uyandırdı Ekrem İmamoğlu hakkında hazırlanan iddianame, uluslararası basında geniş yankı uyandırdı. Dünyanın önde gelen gazeteleri ve haber kanalları, davayı Türkiye’nin siyasi dengelerini ve demokratik işleyişini derinden etkileyebilecek bir süreç olarak değerlendirdi. Financial Times (FT) gazetesi, süreci "İmamoğlu’nun siyasetten tamamen dışlanmasını amaçlayan bir girişim" olarak nitelendirdi. Gazete, iddianamede yer alan 160 milyar TL’lik kamu zararı iddiasını "olağan dışı ve siyasi saiklerle hazırlanmış" şeklinde tanımladı. FT analizinde, tutuklamanın ardından başlayan protestolara ve Merkez Bankası’nın lirayı savunmak için yaptığı müdahalelere işarete çekilerek, "Bu dava, Türkiye’nin siyasi istikrarını ve yatırım güvenliğini uzun yıllar etkileyebilir" ifadelerine yer verildi. ABD merkezli New York Times (NYT) gazetesi ise, davayı "Erdoğan’ın yargı üzerindeki etkisini pekiştirdiği yeni bir örnek" olarak yorumladı. Haberde, savcılığın İmamoğlu’nu "örgüt lideri" olarak tanımladığı ve iddianamede "şehri saran bir yapı" ifadesinin yer aldığı belirtildi. NYT analizinde, "İstanbul, Erdoğan için sadece bir şehir değil; siyasi kariyerinin başladığı sembolik bir alan. İmamoğlu’nun 2019 ve 2024 seçimlerindeki başarıları, iktidar açısından psikolojik bir eşik oluşturuyor" denildi. ABD merkezli Washington Post gazetesi iddianemeyi "Savcı, yolsuzluk suçlamasıyla tutuklu bulunan İstanbul belediye başkanına 2 bin 352 yıl hapis cezası talep etti" başlıklı makalesinde gündeme getirdi. Makalede, "İmamoğlu’nun durumu, ülkede son on yılın en büyük protesto dalgasını tetikledi ve muhalefet süreci 'hukuki değil, tamamen politik' olarak nitelendirirken, hükümet ise yargının bağımsız olduğunu savunuyor. Dava, Türkiye’de siyasi dengeler, muhalefetin gücü ve uluslararası yatırımcıların hukuki öngörülebilirlik algısı üzerinde ciddi etkiler yaratma potansiyeline sahip" denildi. Euronews yayın kuruluşu, süreci "daha geniş kapsamlı bir baskı kampanyasının parçası” olarak değerlendirdi. Haberde, eleştirmenlerin bu davayı CHP’li diğer belediye başkanlarına yönelik soruşturmalarla birlikte "geçen yılki seçim başarısının ardından başlatılan daha geniş bir hukuki baskı dalgası olarak gördükleri" aktarıldı. ABD merkezli Bloomberg, konuyu ekonomik boyutuyla ele aldı. Haberde, iddianamenin kamuoyuna açıklanmasının ardından Borsa İstanbul’da sert düşüşler, tahvil faizlerinde yükseliş ve yabancı yatırımcıların hukuki öngörülebilirliğe dair endişelerinde artış yaşandığı belirtildi. Bloomberg ayrıca, sürecin yalnızca ekonomik değil, CHP içindeki liderlik dengeleri ve İmamoğlu’nun 2028 seçimlerindeki olası rolü açısından da belirleyici olabileceğini vurguladı. İngiltere merkezli yayın kuruluşu BBC News, davayı "son yılların en geniş kapsamlı siyasi soruşturmalarından biri" olarak tanımladı. Haberde, İmamoğlu’nun 142 ayrı suçlamayla yargılanacağı ve tutuklamanın ardından "son on yılın en büyük protesto dalgasının" yaşandığı ifade edildi. BBC, muhalefet cephesinden gelen "Bu süreç hukuki değil, tamamen politik" açıklamalarına yer vererek, "İmamoğlu davası Türkiye’de muhalefetin yargı yoluyla sindirilmesi tartışmasını yeniden alevlendirdi" değerlendirmesinde bulundu. ANKA CHP Davada, 106'sı tutuklu 402 sanık yargılanacak Cumartesi, Mart 7, 2026 - 10:30 Main image:
Fotoğraf: ANKA
Haber related nodes: Hizbullah, İsrail'in Lübnan'ın doğusundaki hava indirme girişiminin püskürtüldüğünü duyurdu CANLI BLOG | ABD-İran savaşında sekizinci gün: Karşılıklı saldırılar sürüyor Erden Timur'un sahibi ve ortağı olduğu şirketlere TMSF kayyum olarak atandı Type: news SEO Title: İBB Davası duruşmaları pazartesi başlıyor copyright Independentturkish: