Almanya’da 5 Mart Perşembe günü, "Schulstreik gegen Wehrpflicht" (Zorunlu Askerliğe Karşı Okul Grevi) sloganıyla düzenlenen eylemlerde 50 binden fazla öğrenci ders başı yapmadı. Geçen yıl 5 Aralık’ta düzenlenen ilk greve oranla katılımın ciddi şekilde arttığı gözlemlenirken, en kalabalık gösteri yaklaşık 6 bin kişinin katılımıyla başkent Berlin’de gerçekleşti. Geniş katılımlı destek Eylemlere Sosyalist Alman İşçi Gençliği (SDAJ), Komünist Parti (KP), Alman Komünist Partisi (DKP), Sol Parti (Die Linke), Sahra Wagenknecht Gençlik İttifakı (JSW) ve Antifa gibi siyasi oluşumların yanı sıra eyalet öğrenci konseyleri de destek verdi. Ayrıca bazı öğretmen sendikaları, "Parents for Future" gibi veli grupları ve "Netzwerk Friedenskooperative" gibi barış inisiyatifleri, gençlerin demokratik haklarını savunduklarını belirterek destek mesajları yayımladı. Protestonun odak noktası: Yeni askerlik yasası Grevlerin ana nedenini, 2026 yılı başında yürürlüğe giren yeni yasal düzenlemeler oluşturuyor. Bu düzenleme, 18 yaşına basan gençlere askerlik anketi doldurma zorunluluğu getiriyor. Öğrenciler bu adımı, zorunlu askerliğin "arka kapıdan geri getirilmesi" ve toplumun "militarize edilmesi" olarak nitelendiriyor. Gençler, bütçenin askeri harcamalar yerine eğitim sistemine ve sosyal projelere ayrılmasını talep ediyor. Yeni yasa kapsamında, 2008 ve sonrası doğumlu tüm gençlerle 18 yaşına girdikleri anda iletişime geçiliyor. Alman Ordusu (Bundeswehr) verilerine göre, bu yıl yaklaşık 650 bin gence mektup gönderilmesi beklenirken, şu ana kadar 90 bin mektubun ulaştırıldığı bildirildi. Bakanlıklardan tehdit Birçok eyaletin eğitim bakanlığı, okul devam zorunluluğunun sürdüğünü hatırlatarak, greve katılan öğrencilerin teorik olarak 5 bin avroya kadar para cezası veya disiplin cezasıyla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu. Süreçte okul yönetimlerinin baskıları da dikkat çekti. Kassel'deki Friedrichsgymnasium, grev günü için sağlık raporu zorunluluğu getirirken; Frankfurt’taki bir okul müdürünün, öğrencilerin çıkışını engellemek için kapıları kilitlediği iddia edildi. Tüm engellemelere rağmen öğrenciler eylemlerini sürdürdü. Eğitim ve Bilim Sendikası (GEW), öğretmenlere bu durumu bir "başka mekanda öğrenme" fırsatı olarak değerlendirmeleri ve öğrencilerle diyalog kurmaları çağrısında bulundu. Anlamlı gün Grevin gerçekleştiği 5 Mart tarihi, Rosa Luxemburg’un 155. doğum gününe denk getirilerek sembolik bir anlam da yüklendi. Serinin bir sonraki büyük eyleminin ise Almanya’nın faşizmden kurtuluşunun 81. yıldönümü olan 8 Mayıs 'ta gerçekleştirilmesi planlanıyor.