Gazeteci Hakan Tosun cinayetinde avukatlardan yeni suç duyurusu: 'Kritik deliller toplanmadı, failler korundu'

İstanbul Esenyurt’ta yaşayan ailesinin yanına giderken yolda saldırıya uğrayan gazeteci Hakan Tosun’un ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir aşamaya gelindi. Ailenin avukatları, Büyükçekmece Başsavcılığı’na sundukları dilekçe ile soruşturmanın başından itibaren yürütülen işlemlerin usulsüz olduğunu savunarak hem emniyet görevlileri hem de üçüncü bir şüpheli hakkında suç duyurusu yaptı. 'Polisler görüntüleri saldırganların ailesiyle izledi' Avukatlar tarafından sunulan dilekçede, soruşturmanın ilk aşamalarında polislerin sergilediği tutumun delil güvenliğini tehlikeye attığı belirtildi. Polislerin elde ettikleri kamera kayıtlarını şüphelilerin yakınlarıyla paylaştığı iddia edilen başvuruda, bu durumun faillere avantaj sağladığı kaydedildi. Dilekçede sürece dair, "Polislerin elde ettikleri kamera kayıtlarını şüphelilerin babası ve ağabeyi ile birlikte izlediği ve bu durumun şüphelilere kaçma ve delil karartma imkânı sağladığı" ifadelerine yer verildi. Soruşturmanın yürütülme biçimine dair itirazlarını sürdüren avukatlar, saldırganların gözaltına alınma sürecindeki aksaklıklara da değindi. Şüphelilerin evlerinde arama yapılmadığı ve HTS kayıtlarının incelenmediği vurgulanan başvuruda, "Şüphelilerin yakalanması gerekirken telefonla karakola çağrılmasının saldırganlara kaçma ve delil karartma fırsatı verdiği" tespiti yapıldı. Ayrıca olay yerindeki bazı kamera kayıtlarının zamanında toplanmaması nedeniyle, saldırganların yakınlarının esnaftan görüntüleri alarak ortadan kaldırdığı öne sürüldü. Üçüncü fail: 'Eyleme fonksiyonel katkı sağladı' Hakan Tosun’un ailesinin avukatları, olay anına ilişkin kamera kayıtlarında görülen ancak dosyada yalnızca "tanık" olarak yer alan motosikletli Y.Ö. hakkında da "kasten öldürmeye iştirak" suçundan kamu davası açılmasını talep etti. Bilirkişi raporuna dayandırılan iddiaya göre, söz konusu kişi saldırının başından sonuna kadar diğer iki saldırganla birlikte hareket etti. Y.Ö.’nün olaydaki rolü dilekçede şu şekilde açıklandı: "Söz konusu kişinin saldırı sürecinde pasif bir izleyici olmadığı ve eyleme fonksiyonel katkı sağladığı." Avukatlar, bu kişinin saldırganlardan biriyle olay yerine geldiğini, darp eylemini engellemediğini ve saldırı sonrası faillerden birini motosikletiyle kaçırdığını belirterek, kişinin "müşterek fail" olarak değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Müfettiş raporunun dosyaya eklenmesi talep edildi Cinayetin ardından kamuoyunda yükselen tepkiler üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü, Esenyurt Mevlana Polis Merkezi hakkında iki müfettiş görevlendirmişti. Avukatlar, polis merkezi hakkında "görevi kötüye kullanma ve görevi ihmal" suçlamasıyla yaptıkları başvuruda, yürütülen idari soruşturmanın raporuna gizlilik kararı nedeniyle ulaşamadıklarını belirtti. Savcılıktan, söz konusu müfettiş raporunun temin edilerek yargılama dosyasına eklenmesi talep edildi. Hakan Tosun davasında avukatlar, kaybolan ve toplanmayan delillerin peşine düşerken, olayın tüm boyutlarıyla aydınlatılması için hukuki sürecin genişletilmesini bekliyor.