Sosyal medya ve cinsiyet rolleri: Algoritma kadınlık ve erkekliği nasıl şekillendiriyor?

Bir zamanlar “kadınlık” ve “erkeklik” dersleri evde, okulda, mahallede verilirdi. Bugün aynı ders cebimizde taşıdığımız ekranlardan yayılıyor. “İlgimi çekti” diye bir videoya tıklıyorsunuz; birkaç kaydırma sonra karşınıza “Kadın şöyle olmalı”, “erkek böyle olmalı”, “ilişkide güç kimde olmalı” başlıkları düşüyor. Bunlar fikir gibi değil, doğa kanunu gibi sunuluyor. Sosyal medya cinsiyet rollerini bazen parlatıyor, bazen sertleştiriyor. Bir yandan “kadınlar şöyle giyinmeli, böyle bakmalı, böyle konuşmalı” diye beden ve cazibe üzerinden kadına değer biçiyor; öte yandan “erkek duygusunu belli etmez, erkek kaybetmez, erkek kontrol eder” gibi katı erkeklik kalıplarını pazarlıyor. Bu iklim yalnızca rol beklentileri kadar psikolojik sağlığı da etkiliyor. ■ Tradwife akımı ve manosphere: Sosyal medyada cinsiyetçi içeriklerin yükselişi Bugün sosyal medyada cinsiyetçi senaryolar iki güçlü koldan besleniyor. Bir tarafta “tradwife” akımı var: kusursuz bir ev, kusursuz bir sofra, kusursuz bir kadınlık performansı… Ev içi emek “romantik bir tercih” gibi sunuluyor; ekonomik bağımlılık, bakım yükü, tükenmişlik tablonun dışında kalıyor. Üstelik bu kimi zaman “eşitlik zaten sizi mutsuz etti” mesajına bağlanıyor. Diğer tarafta “manosphere” gibi erkek üstünlüğünü yücelten çevrimiçi ekosistemler var. Buralarda kadınlar çoğu zaman eşit bir insan değil; erkeğin hayatına ya “ödül” ya “tehdit” olarak giren bir figür gibi anlatılıyor. Reddedilme “kadınların kötülüğü” diye okunuyor; kadınların eğitimde, işte, siyasette güçlenmesi “erkeklere yapılmış haksızlık” gibi aktarılıyor. Bazı çizgilerde kadın “ikna edilecek hedef”e indirgeniyor; rıza küçümseniyor, manipülasyon taktikleri normalleşiyor. Bazılarında ise “en doğrusu uzak durmak” denilerek kadınlar güvenilmez ve riskli birer unsur gibi resmediliyor. Ortak sonuç net: Kadınlar birey olarak değil, genellemelerle konuşuluyor; insan olarak değil, bir senaryonun karakteri gibi. Asıl mesele böyle düşüncelerin varlığı değil, algoritmanın onları büyütmesi. Çünkü kutuplaşma ve çatışma üreten bu tür içerikler daha çok izleniyor, daha çok yorum ve paylaşım alıyor. Bu yüzden bugün yeni neslin cinsiyet rollerini kültürden çok sosyal medya şekillendiriyor. Nitekim 29 ülkede 23 bin kişiyle yapılan güncel bir araştırmaya göre Gen Z erkeklerin yaklaşık üçte biri evlilikte kadının kocasına itaat etmesi gerektiğini düşünüyor. Aynı kuşaktaki erkekler, kendi rollerine dair de geleneksel beklentiler dile getiriyor. ■ Kadın erkek eşitliği hakkında bilim ne diyor? Yaygın mitler ve gerçekler Tam da bu noktada, algoritmanın sevdiği uçurum anlatısıyla bilimsel tablo ayrışıyor. Kadınlar ve erkekler arasında kimi farklar olsa da benzerlikleri daha fazla. Örneğin “Matematikte erkekler doğuştan daha iyidir”, “liderlik erkek işidir”, “kadınlar daha duygusaldır” gibi efsaneleri besleyen çoğu zaman biyoloji değil; kültürel beklentiler, yönlendirmeler ve yapısal engeller. Kadınların bilim, teknoloji, mühendislik, matematik gibi alanlarda daha az temsil edilmesi “kapasite” ile değil, erken yaşta başlayan cinsiyet rolü mesajları ve dışlayıcı iklimle ilişkili. Bu yüzden doğru soru “Kadınlar neden ve nasıl dışarıda bırakılıyor?” sorusu. ■ 8 Mart 2026: Dijital çağda toplumsal cinsiyet eşitliği ve sosyal medyanın rolü Bugün 8 Mart’ı modern yapan şey, eşitsizliğin yalnızca evde ya da işte değil; sosyal medyada önerilen içeriklerde, trendlerde, viral dilde de üretiliyor olması. Dijital alan kadınların görünürlüğünü artırırken, onları susturmaya çalışan yeni saldırı biçimlerini de türetiyor. Bu yüzden bu yıl kendimize tek bir soru soralım: “Benim ekranım hangi kadınlığı ve hangi erkekliği normal diye sunuyor?” Çünkü algoritma yalnızca zevklerimizi değil, değerlerimizi de şekillendiriyor. Toplumsal cinsiyet rolleri artık sadece öğretilmiyor—öneriliyor. Ve önerilen şey, yeterince tekrar edilince “normal”e dönüşüyor. Bu yüzden bu içerikleri dikkatimizi vererek ödüllendirmemek ve öneri akışımızı bilinçli kurmak önemli. Unutmayın: farkındalıkla gelen davranış değişikliği iyileştirir.