Yatırımcının savaş stratejisi ne olmalı?

Orta Doğu geriliminin gölgesinde Türk Borsası haftalık yüzde 6.7 düştü. Rafineri ve savunma şirketleri kazandırdı. Yatırımcıların kurduğu yeni savunma hattı, yaklaşan küresel enflasyon şokunun ağır yükünü taşıyabilecek mi? ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırılarıyla başlayan savaş sürerken çatışmalar askeri ve siyasi açıdan hızla genişleyen bir tablo ortaya koyuyor. Ekonomik cephede ise nakde geçme eğilimi güçleniyor. Savaş ortamı yatırım araçlarının performansına da doğrudan yansıdı. Haftalık verilere bakıldığında en sert hareketin değerli metaller tarafında yaşandığı görülüyor. Gümüşün ons fiyatı haftalık bazda yüzde 10.99 gerilerken son bir yılda yüzde 156’yı aşan güçlü performansını koruyor. Altın haftalık bazda yüzde 2.62 gerilese de yılbaşından bu yana yüzde 18.82 yükseldi. Kısa vadede kâr satışlarının etkili olduğu görülüyor. Likit ve faiz getirisi... Piyasalarda temkinli bir duruş öne çıkarken yatırımcıların daha likit ve faiz getirisi sunan araçlara yöneldiği görülüyor. Bir aylık TL mevduat haftalık yüzde 0.39, kira sertifikaları ise yüzde 0.38 artış gösterdi. Döviz tarafında ABD doları yüzde 0.39 yükselirken euro yüzde 1.16 geriledi. Yatırımcılar riskli varlıklardan uzaklaşıp nakit ve düşük riskli araçlara yöneliyor. Borsa İstanbul cephesinde ise satış baskısı belirginleşti. BIST 100 Endeksi haftalık bazda yüzde 6.74 gerileyerek yatırımcıların riskli varlıklardan uzaklaştığı bir haftayı işaret etti. Yatırımcıların portföylerinde daha temkinli bir duruş benimsediği ve nakit ağırlığını artırma eğiliminin güçlendiği dikkat çekiyor. PİYASALARIN 10 STRATEJİK GÜNDEMİ Petrol fiyatları piyasanın ana yön göstergesi olacak. Enerji arzı riski küresel fiyatlamayı belirleyecek. Yatırımcı davranışında nakit talebi güçlenecek. Borsalarda tepki alımları sınırlı kalabilecek. Enerji bağlantılı sektörler daha dirençli kalabilecek. Bankacılık hisselerinde kırılganlık hız kesse de sürebilir. Dolar talebi güvenli liman arayışını gösterecek. Altında jeopolitik ve faiz etkisi birlikte görülecek. Sektörler arası ayrışma derinleşecek. Piyasalarda ana tema sermayeyi koruma olacak. Enerji ve sanayi hisseleri öne çıktı BIST 30 endeksinde haftalık performans incelendiğinde sınırlı sayıda hissenin güçlü bir şekilde pozitif ayrıştığı görülüyor. Haftanın en dikkat çeken yükselişi yüzde 18.08 ile Tüpraş’ta gerçekleşti. Petrol fiyatlarındaki yükseliş ve rafineri marjlarına yönelik beklentilerin güçlenmesi bu performansta etkili oldu. Petkim yüzde 6.42 yükseliş kaydetti. Savunma ve teknoloji alanında faaliyet gösteren Aselsan ise yüzde 3.57’lik artışla haftayı artıda tamamlayan hisseler arasında yer aldı. Piyasa genelinde satış baskısı sürerken enerji, finansal hizmetler ve savunma temalarının yatırımcı ilgisini çekmeye devam ediyor. Sert ayrışma yaşanıyor Endeksin geri kalan bölümünde ise daha zayıf bir görünüm hâkim. Enerji ve bazı sanayi hisselerinin sınırlı pozitif ayrışmasına karşın genel endeks görünümünde satış baskısının ağır bastığını görülüyor. Borsa İstanbul sektör endeksleri haftaya belirgin bir ayrışmayla girdi. Finansal kiralama ve fakto ring sektörü yüzde 12.89’luk yükselişle dikkat çekerken kimya, petrol ve plastik endeksi yüzde 7,25 artış kaydetti. Aracı kurumlar endeksindeki yüzde 3.50’lik yükseliş de finans tarafında sınırlı bir hareketin sürdüğünü gösterdi. Teknoloji ve KOBİ sanayi endekslerinde görülen daha ılımlı artışlar ise yatırımcıların büyüme potansiyeli taşıyan alanlarda tamamen geri çekilmediğini ortaya koydu. Küresel borsalar sert dalgalanıyor Jeopolitik risklerdeki artış dünya borsalarında dalgalanmaya yol açtı. Haftalık performanslar incelendiğinde satışların özellikle Asya piyasalarında daha belirgin olduğu gözleniyor. Güney Kore’nin KOSPI endeksi yüzde 10.57 gerilerken Japonya’nın Nikkei 225 endeksi yüzde 6.07 düşüş yaşadı. Avrupa borsalarında da zayıf bir görünüm öne çıktı. Almanya’nın DAX endeksi yüzde 5.81, Fransa’nın CAC 40 endeksi yüzde 6.23 ve İngiltere’nin FTSE 100 endeksi yüzde 4.55 geriledi. ABD borsalarında haftalık bazda sınırlı bir ayrışma görüldü. Nasdaq Composite yüzde 0.36 yükselirken S&P 500 endeksi yüzde 0.70 geriledi. Petrol ve jeopolitik risk Savaşın piyasalardaki en belirgin etkisi enerji fiyatlarında görüldü. Petrol fiyatlarında yaşanan hızlı yükseliş küresel enflasyon beklentilerini yeniden gündeme taşıdı. Orta Doğu’da enerji altyapısı ve petrol taşımacılığına yönelik risklerin artması küresel arz güvenliği tartışmalarını güçlendirdi. Petrol fiyatlarındaki yükseliş yalnızca enerji şirketlerini değil aynı zamanda enflasyon ve faiz beklentilerini de etkileyen bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle yatırımcıların riskli varlıklardan çıkarak daha likit araçlara yönelme eğilimi dikkat çekiyor. Küresel piyasalarda savaşın etkileri sürerken yatırımcı davranışında temkinli bir yaklaşımın öne çıktığı görülüyor. Enerji fiyatları, jeopolitik gelişmeler ve merkez bankalarının para politikaları önümüzdeki dönemde piyasaların yönünü belirleyen başlıca unsurlar olmaya devam edecek. Bu süreçte yatırımcıların portföylerini daha dengeli dağıttığı ve nakit ağırlığını artırdığı yeni bir piyasa dönemine girildiği anlaşılıyor.