Harry Styles’ın yeni albümü “Kiss All The Time. Disco, Occasionally” ve ardından gelecek 67 konserlik turne, 2026’nın en önemli müzik olaylarından biri olacak Londra’daki plak dükkânları kapılarını albümün yayınlandığı günün ilk saatlerinde açtı. Karanlıkta hayranlar Harry Styles’ın yeni albümü “Kiss All The Time. Disco, Occasionally” için kapılara koştu. Dünyanın büyük şehirlerinde pop up shop adı verilen albüme özgü geçici süreli dükkânlar açıldı, Harry Styles’a ve yeni albüme ait ürünler satışa çıktı. Bu albümün tanıtım etkinlikleri dalga dalga yayılacak bu hafta ve sosyal medya Harry Styles ile coşacak. Dünyanın en büyük pop starı kimdir, hâlâ pop starlar var mı, yoksa artık o devir geride mi kaldı tartışmaları süredursun, Harry Styles tartışmalar üzeri bir boyutta ve popülerlikte ilerlemeye devam ediyor. Süperstarların devrinin bitmediğini açıkça kanıtlıyor. İnzivayı iyi yönetti Styles’ın üç yıllık inzivasından dönüşünü haber veren yaklaşık bir ay önceki The Sunday Times röportajında bu konuyu biraz anlatıyordu. 2023’te “Love on Tour” adını verdiği uzun turne tamamlanınca oturup düşünmeye başlıyor: “Yorgunum ama durmak acaba doğru mu?” Bu endişeyi yaşamakta haklı. Günümüz müzik piyasası dinamikleri hesaba katıldığında ortadan kaybolmak unutulmak demek. Ancak öte yandan “30 yaşına geldim bir durup ne yapacağımı düşünmem lazım” diyen bir de ses var içinde. O sesi dinliyor. Bir star için zor bir karar. Ama dönmek de bir o kadar zor. Bu ara verme işi uzayabilirdi. Çalışmamak tatlı gelebilirdi. İlham perisi kaçabilirdi. Harry Styles şu ana kadar inzivayı iyi yönetti. Geri döndü ve bıraktığı yerden devam etme kararı aldı. Bu ara dönemi Roma’da, Berlin’de, Londra’da orman içindeki evinde geçirdi. Konserlere gitti, ailesiyle zaman geçirdi, yeni insanlar tanıdı ve kendi deyimiyle bir kafede oturup zamanı düşünmeden kahve içmeyi hatırladı. Bu çok saçma gelebilir ama o seviyede bir starın günlük, haftalık, yıllık plan ve programları düşünülünce hayat o kadar da kolay değil. Programsızlık büyük bir lüks olabilir. Anlaşılan o ki Harry Styles bu lüksü yaşadı. “Kiss All The Time. Disco, Occasionally” adını verdiği ve “Disco’dan sonraki virgülünün dahi mercek altına alınıp tartışıldığı (Acaba dilbilgisi bakımından hatalı mı? Bilerek mi yaptı?) albümde Styles, yakın arkadaşı ve önceki albümlerde de birlikte çalıştığı Kid Harpoon ile daha yakın bir iş birliği içinde. İngiliz prodüktörün geçmişinde Calvin Harris gibi bir EDM devi yanında Florence & The Machine’den Lizzo ve Miley Cyrus’a uzanan geniş bir sanatçılar listesi var. Çok tecrübeli bir isim ve albümde ve yeni albümdeki ağırlığı daha da fazla. Harry’nin bazı bölümlerini Roma ve Berlin arasında kaydettiği ancak Londra’daki RAK stüdyolarında bitirilen bu albüm, kendi deyimiyle LCD Soundsystem tipi synthe’lerin ağırlıkta olduğu bir dans şarkıları spektrumu sunuyor. İlk single “Aperture” bu iddiayı doğrular nitelikte. Hikâyelere gelince Harry Styles albümün inzivaya çekildiği dönemde tuttuğu bir not defteri anlayışıyla planlandığını anlattı. İlk izlenimlere, ilk yorumlara baktım, müzik yazarları tam not vermekten imtina ediyor. İyi bir pop albümü ama Styles’ın bu alanda koyduğu çıtayı aşabilecek mi göreceğiz. Harry Styles tarzını biraz değiştirmiş, daha az rock, daha fazla pop tınlıyor. Entelektüel nişan Styles’ın önünde 67 konserlik uzun bir turne var. Daha önceki turlarından farklı olarak şehir şehir dolaşmak yerine “residency” anlayışıyla hareket edecek. Yani belli şehirlerde demir atacak ve çok sayıda şov yapacak. Seyircilerin kendisine gelmesini bekleyecek. Şovun sabit bir salonda ve düzende çok daha iyi olacağını söylüyor. Harry Styles ayrıca bu yıl Southbank Center’daki Meltdown Festival’ın küratörü olacak. Bu saygın konumda daha önce David Bowie, Yoko Ono, Patti Smith gibi büyük isimler yer almıştı. Styles’ın pop süperstarlığının yanına eklenmiş güzel bir entelektüel nişan niteliği taşıyor bu görev. Harry Styles’ın yeni albümü ve bu albümün turnesi şüphesiz yılın en büyük müzik olaylarından biri. Bu aynı zamanda süperstarların devrinin bitip bitmediği tartışılırken anlamlı bir çıkış. Hayranlarıyla sıkı ilişkiler kurabilen güçlü starların varlığı, müzisyenlerin de genel anlamda elini güçlendiriyor. Şirketler ve platformlar her şeye karar vermeye başlamışken sanatçıların sesinin, süperstarlar üzerinden daha güçlü çıkması önemli.