O, çizgiyle sahnenin iskeletini kurarken rengi neşenin değil iç ritminin vurgusu olarak kullandı. Akademik perspektife meydan okuyan, figürleri kendi yalnızlığında esneten Fikret Muallâ’nın dünyasında kadınlar birer "konu" değil, yarım kalmış bir sevgi bağının ve incelik talebinin yansımasıydı.