Bazı nesiller refahın içine doğar, hayatın sunduğu imkânları doğal bir hak gibi görerek büyür; bazı nesiller ise tarihin tam ortasına düşer ve yaşadıkları çağın bütün sert rüzgârlarını iliklerine kadar hisseder, işte 1960–70 kuşağı tam da böyle bir nesildir.