Bunun neresi adalet?

Lig aslında ne zaman bitti biliyor musunuz? Fenerbahçe Trabzonspor’u yendi, Galatasaray Konya’ya yenildi ya... İşte o zaman bitti. Galatasaray Kulübü hakem hocalarının yüzde 90’ının ofsayt dediği pozisyon üzerinden müthiş bir algı yürüttü. Türkiye Futbol Federasyonu ile “fake war” başlattı. Yani sahte savaş. Bu tabii benim görüşüm. Çünkü o karşılıklı atışmanın hiçbir şekilde ciddi olduğunu düşünmüyorum. Bakın şu anda Galatasaray Kulübü’nün sesi çıkıyor mu? Çıkmaz çünkü mutlu ve huzurlular. Yeni sezona da “TFF’ye güveniyoruz” diyerek başlarlar. İşte Trabzonspor ve Konya maçından sonra Fenerbahçe’nin puan kayıpları ardı ardına geldi. Galatasaray’ın oynadığı maçlarda sırasıyla sayıyorum; Eren Elmalı, Sane, Osimhen, Torreira ve Singo gibi kilit oyuncuların kırmızı kartları göz göre göre verilmedi. Hele Beşiktaş maçında Osimhen’in ikinci sarı kartı, Sane’nin erken kırmızı kartı yine göz göre göre atlandı. Örneğin Torreria olayı. Tribüne çıkıp sevinmesi tüm kurallara göre sarı kart. O sarı kartı görse Beşiktaş maçında oynamayacaktı. Yan hakem bile o anda sarı kart gelecek diye not defterini çıkarıp hazırlanmıştı. Ama çıkmadı. Bir hafta sonra aynı olayda Guendouzi’ye anında sarı kart çıktı. Osimhen düdükten sonra topa vurdu. Yine sarı kart. Ama orta hakem kafasını çevirip olayı görmemezlikten geldi. Kart çıksa 2. sarı karttan kırmızı kart. Ve tüm bunları gözümüzün içine baka baka yaptılar. Bu olayların Galatasaray aleyhine olduğunu düşünsenize. Ben düşünmek istemiyorum... Şimdi Fenerbahçe’de Skriniar yok, Talisca yok, Alvarez yok. Üç oyuncu yok diye tüm takımın dengesi bozuldu. Galatasaray’da yukarıda ismini saydığım futbolcuların yokluğunu düşünün. Örneğin sadece Osimhen olmayınca Galatasaray kaleye gidemiyor. Şimdi tüm bunlara bakarsak adaletli bir şampiyonluk yarışının olduğunu söyleyebilir misiniz? Ya da şartların eşit olduğunu... Peki Fenerbahçe ne yaptı? Hiç... Olayın farkına vardı mı? Hayır... Peki ne oldu diyeceksiniz? Onu tam olarak bilemem. Ama bu kadar olayın üst üste gelmesini tesadüf olarak açıklayamazsınız. Ve üstelik Fenerbahçe’nin puan kaybettiği maçlarda yani Antalya ve Kasımpaşa maçlarında verilmeyen iki penaltıdan hiç söz etmiyorum. Fenerbahçe hala “Aslanım MHK”, “Var olsun TFF” modunda... Bir, iki zayıf açıklama hepsi o kadar. Hala Türk hakemliğinin yerle bir eden Farhat bey ile asıl başkan Ahmet Şahin’in farkında değiller. Ve üstelik Ahmet Şahin orada öyle bir yapılanma kuruyor ki bundan sonraki seneler çok daha büyük dertler açacak. Fenerbahçe Kulübü onun da farkında değil. Saran başkan gazetecilere iftar vermekle meşgul... Destekler, köstekler Peki tüm bu olaylar yaşanırken siz Galatasaray medyasının ne yönetim ne de takım için tek bir olumsuz haber yazdığını gördünüz mü? Hayır... Bir bütün olarak hareket ediyorlar. Örnek olarak Osimhen’in ya da Torreira’nın sarı kartlarına bir bahane rahatlıkla bulabiliyorlar. Ama Guendouzi’nin sarı kartına tek bir ses bile çıkarmazlar. Eski futbolcuları da böyledir. Buna karşılık Fenerbahçe medyası dediğimiz medya tam bir kaostur. Hele eski futbolcular. İnanılmaz bir düşmanlık içindeler. Yani Fenerbahçe onlara koca bir camia hediye etmişken, nasıl bir kötülük yapmış olabilir? Yani kulübe sahip çıkma sıfır. Aksine köstek üzerine köstek. Peki yönetim ne yapıyor? Tabii ki hiç. Ben bugüne kadar bu kadar zayıf bir yönetim görmedim. Etkisi sıfır. Şimdi sadece Ali Koç gitsin diye devreye giren, imzacılara maddi - manevi destek olan Aziz Yıldırım, Hakan Bilal Kutlualp, Mahmut Uslu gibi isimler nerede? Niye yoklar ortada? Saran ve yönetimine niye destek olmuyorlar? Benim bildiğim sadece Divan başkanı Şekip bey zaman zaman araya giriyor, fikir veriyor, yol gösteriyor. O da nereye kadar. Şimdi tekrar yazayım. Dört puan zaten kapanmazdı. Mümkün değildi. 7 puan hiç kapanmaz. Yani Galatasaray, Fenerbahçe ile oynayacağı maça 4 puan aşağısında asla çıkmaz. Fenerbahçe camiası bu kafayla 12 değil 24 yıl şampiyon olamaz. Ne diyelim bu TFF ile bu MHK ve Ahmet Şahin ile mutlu günler...