Yeşilçam’ın büyük hikâyesi çoğu zaman kameraların önünde anlatılır: Yıldızlar, yüzler, unutulmaz bakışlar… Oysa bu hikâyenin asıl iskeleti; bir masa başında, gecenin ilerleyen saatlerinde, kâğıtla kalem arasında kurulur. Safa Önal da işte tam burada durur. Ne afişlerdeki yüzlerden biridir ne de alkışın doğal muhatabı; ama Türk sinemasının duygusal ve anlatısal haritası, büyük ölçüde onun cümleleriyle çizilmiştir.