Bölüm 2/5(Önceki bölümde kendi vicdanımıza nasıl torpil geçtiğimizi konuşmuştuk. Bugün o vicdanın stadyum kapısından içeri girince nasıl devasa bir canavara dönüştüğüne bakıyoruz.)Dakika 90+3. Skor 1-1. Rakip ceza sahasında bir karambol oluyor, top birine çarpıp kornere çıkıyor. O an inanılmaz bir şey yaşanıyor:Stadyumdaki 40 bin kişi, evdeki milyonlarca kişiyle aynı anda ayağa kalkıp bağırıyor: “Elle oynadı, penaltı!”Oysa kimse net bir şey görmedi. Top omuza mı çarptı, ele mi, göğse mi belli değil. Ama 40 bin kişi o kadar inanarak, o kadar yüksek sesle ve o kadar koro halinde itiraz ediyor ki… Sahadaki hakem bir an kendi gözünden şüphe ediyor. Tabii gerçekten bir şey gördüyse... Ya da neyi görmezden geleceğini seçtiyse (!)İşte modern psikolojinin 'Gaslighting' (Birinin gerçeklik algısıyla oynayarak onu delirtme) dediği şey, Türk futbolunda her hafta canlı yayınlanıyor. Biz 40 bin kişi bir araya gelip, sahada koşan bir adamın beyniyle oynuyoruz.