Eğitim sorunları sıra beklerken MEB okullarda cuma namazı ve abdesthane anketi yaptı

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Türkiye'nin birçok ilindeki okullara gönderilen "ihtiyaç analizi" anketlerinde, eğitimin temel sorunları yerine yalnızca dini faaliyetlerin merkeze alınması eğitimcilerin büyük tepkisini çekti. Gönderilen yazılarda okullarda mescit bulunup bulunmadığı, mescidin metrekare büyüklüğü, cuma namazının toplu kılınıp kılınmadığı ve abdesthane olup olmadığı gibi bilgiler talep edildi. Bu uygulamanın özellikle farklı inançların yüzyıllardır bir arada yaşadığı ve Alevi yurttaşların yoğun olarak bulunduğu yerlerde de gündeme gelmesi, toplumsal yapıya karşı duyarsız bir yaklaşım olarak değerlendirildi. Eğitim emekçileri okullarda birçok öğrencinin okula aç gelmesi, bir öğün ücretsiz yemek ihtiyacı, temizlik ve hijyen personeli eksikliği, sıvı sabun ve kağıt peçete gibi en temel hijyen malzemelerinin dahi bulunmaması, güvenlik sorununun devam etmesi, kalabalık sınıflar, ulaşım ve servis sorunları, norm fazlası öğretmen sorunu ile öğretmenlerin giderek ağırlaşan ekonomik sıkıntıları ortadayken Milli Eğitim Bakanlığı'nın önceliğinin okullarda mescit metrekareleri ve abdesthane sayıları olmasını kabul edilemez bulduklarını açıkladılar. 'Çocuklar okula aç gidiyor, bunu sormayı düşündünüz mü?' Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası (TÖB-SEN) Genel Sekreteri Hizam Hasırcı konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullara gönderdiği son ihtiyaç analizi anketi üzerine Sayın Bakan’a birkaç sorum var. Bakanlık okullara gönderdiği yazıda mescit var mı, abdest yeri var mı, cuma namazı toplu kılınıyor mu diye soruyor. Peki asıl sorulması gerekenler nerede? Sayın Bakan; okullarda tuvaletleri temizleyecek personel var mı diye sordunuz mu? Çocuklarımızı koruyacak güvenlik var mı diye sordunuz mu? Sizin bakanlığınız döneminde okullarda öğretmenler öldürülüyor, akran zorbalığı ve şiddet yüzünden öğrenciler birbirini yaralıyor. Bunlar için ne yapıyoruz diye düşündünüz mü? En önemlisi; bu ülkenin çocukları okula aç gidiyor, aç! Çocukların beslenme çantasında ne var diye sordunuz mu? Açıkça söylüyorum: Bu anket laikliğe aykırıdır. Bizler asla İslam karşıtı değiliz. Tam tersine, bu ülkede her düşüncenin, her inancın özgürce ve saygı içinde yaşaması gerektiğine inanıyoruz. Ancak devletin kurumları, özellikle de eğitim yuvaları; inançlar üzerinden değil, bilim, hijyen, güvenlik ve çocuklarımızın temel ihtiyaçları üzerinden yönetilmelidir." 'Adeta belli bir mezhebin misyoneri gibi hareket ediliyor' TÖB-SEN Genel Başkanı Deniz Ezer de yaşananlara tepki gösterdi. Ezer soL'a yaptığı açıklamada, bugünkü uygulamaların belli bir mezhebin misyonerliğini üstlenmiş gibi hareket eden çevrelerin yeni bir alan yaratma çabası olduğunu ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın görevinin çocukların nitelikli, bilimsel ve laik eğitim hakkını güvence altına almak olduğunu vurguladı. Deniz Ezer şunları kaydetti: "Bugün okullarda mescit var mı, yok mu telaşıyla yürütülen bu girişimler, çoğu zaman kraldan çok kralcı davranan ve adeta belli bir mezhebin misyonerliğini üstlenmiş gibi hareket eden çevrelerin yeni bir alan yaratma çabası olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çevrelerin bir sonraki adımının, bu mekânları fiilen doldurmak ve okulları mezhepsel pratiklerin merkezi hâline getirmek olacağı açıktır. Buradan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e açık çağrıda bulunuyoruz: Eğitim politikalarını ideolojik tercihlere göre değil, çocukların ihtiyaçlarına ve eğitimin evrensel ilkelerine göre belirleyin. Okulları mezhepsel yönlendirmelerin değil, bilimin, aklın ve özgür düşüncenin mekânı olarak koruyun. Okullar mezhep dayatmasının değil, bilimin yuvasıdır. Okullar ibadethane değil, eğitim kurumudur. Çocuklarımızın geleceğini mezhepsel projelere teslim etmeyeceğiz. TÖB-SEN olarak eğitimin laik, bilimsel ve kamusal niteliğini savunmaya, çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin haklarını korumaya kararlılıkla devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz."