MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli sosyal medya hesabından “Kadir Gecesi” dolayısıyla yaptığı paylaşımda ABD ve İsrail’in adını vermeden, bu iki ülkenin bölgede İran başta olmak üzere başlattığı saldırılarla süren savaşa değindi. “Uçuşan füzeler, hedef alınan masum insanlar, yıkıma maruz kalan stratejik altyapılar, devamlı çıta yükselten jeopolitik gerilimler, her yerinden hasar alan medeniyet mirası özelde din kardeşlerimizi, genel manada ise İslam ülkelerinin egemenlik haklarını rehin almıştır” ifadesini kullanan Bahçeli, savaşların neden “islam coğrafyasında yuvalandığını” sorgulama ve özeleştiri çağrısı yaptı. 'Özeleştiri mekanizmasını devreye almak lazım' Bahçeli “Kadir Gece’mizde acı, soykırım ve savaşların neden İslam coğrafyasında yuvalandığını samimi ve dürüst bir vicdan refakatinde sorgulamak, ahlaki ve tutarlı bir özeleştiri mekanizmasını devreye almak lazımdır” ifadesini kullandı. “İçte dağınık olduğumuz müddetçe, aramızda nifak tohumları yeşerdiği sürece dışımızdan her türlü mütecaviz müdahalenin yapılacağını asla unutmamak asıl olmalıdır” diye yazan Bahçeli, ABD ve İsrail’in adını anmadan “Siyonist-emperyalist menşeli savaş ve cinayet makinesi” ifadesini kullandı. 'Sahip çıkmazsak varlığımızın çiğneneceği çok açıktır' Bahçeli “Geldiğimiz bu aşamada inanç hürriyetimize, insan olmaktan mütevellit tarihi haklarımıza sahip çıkmadığımız veya çıkamadığımız takdirde varlığımızın ve hayati çıkarlarımızın kademe kademe çiğneneceği çok açıktır” diye yazdı. Ankara ile Tahran'la başladı, Bağdat, Şam, Kudüs ve Gazze ile devam etti MHP Genel Başkanı, Ankara ile Tahran’ın ufkunun aynı yöne baktığını savundu: Ankara ile Tahran’ın ufku aynı yöne bakmaktadır. Ankara ile Bağdat ve Şam’ın, Kudüs ile Gazze’nin kaderi aynı ortak paydada birleşmektedir.” Mescid-i Aksa’nın 15 gündür kapalı tutulmasına da değinen Bahçeli “Bu zulüm mutlaka son bulmalıdır” dedikten sözünü ettiği “özeleştiri”nin nasıl olacağına dair önermeler içeren şu sözleri kaydetti: 'Kendimize dönerek yanlışların nerede yapıldığını teşhis edip...' Temennim, Siyonist-emperyalist kumpasların karanlık dehlizlerine düşmeden, kardeşlik şuurunun ikmaliyle derlenip toparlanmak, görüş açımızı kapatan kabus bulutlarını imanımızın itibar ve haysiyetiyle dağıtmaktır. Kadrini ve kıymetini hakkıyla ifa etmeyi ümit ettiğim bugünkü Kadir Gecemizde, kendimize dönerek yanlışların nerede yapıldığını, açıkların nerede verildiğini, zaaf ve zayıflıkların nerelerde tebarüz ettiğini temiz bir vicdan eşliğinde teşhis edip buna muvafık tedbirler almak tarihi bir sorumluluktur.”