Zaman geçiyor değerli bir zaman... Lisede öğretmen tahtanın silinmeyen bir köşesine yazmıştı bunu. Sene 1964... Mülkiye birinci sınıfta Mümtaz Soysal ya da Muammer Aksoy hocanın dersi bitmiş sınıf dağılıyor. Kapıdaki kalabalıkta İlber’in sesi ve kahkahası duyulur. Sınıf arkadaşımız çevresine kızları toplamış onlara hikayeler anlatmaktadır. Konuşmayı ve anlatmayı sever... Özellikle kızlar sohbetine hayrandır. Birlikte kantine yollanırlar. Sohbet orada devam eder... Bu anlattığım sahnelerin üzerinden tam 62 yıl geçti. Hâlâ belleğimde dün gibi durur. Sınıf arkadaşım İlber Ortaylı ile hemen her konuşmamızda okul günlerimiz hatıra gelir. Benim unuttuğum tonla olayı o dün gibi hatırlar. İlber’in en müthiş özelliği belleğidir. On dokuzuncu yüzyıl Rus edebiyatından, Medici dönemi İtalya’sına veya Osmanlı Padişahı Üçüncü Mustafa’nın dördüncü karısına kadar, ilgili ilgisiz tonla tarihi olayı size etraflıca anlatır. Hafızasına hayran kalırsınız. Son olarak Rahmetli Cüneyt Akalın dostumuzun taziye gecesinde birlikteydik. İzin verir misin hak vaki olunca beynini çıkarıp incelesinler, dedim şaka yollu, tabii izin veririm, demişti... Tarih öğretmenliğinde en büyük katkısı Osmanlı ile Cumhuriyet dönemlerini barıştırması olmuştur bana göre. Cumhuriyet adına Osmanlı’ya ya da Osmanlı adına Cumhuriyet’e ideoloji gayretkeşliğiyle hücum edenlere daima karşı çıktı. Kavgayı anlayış çizgisine taşıdı. Yokluğu ülke adına kayıptır. Saygıyla uğurluyoruz… DURUŞMA Silivri duruşmaları ikinci haftasına girdi. Hemen her duruşmada olduğu gibi salonda dün de tartışma çıktı. Ayrıntılarını haberlerde okuyabilirsiniz... Dikkatimizi yargılamanın odağındaki Ekrem İmamoğlu’nun avukatının bir sözü çekti... Dedi ki avukat: - Bu davada iddianame 3 bin 900 sayfa... Ek klasörlerle birlikte iddianame 50-60 bin sayfaya yükseliyor. Ekrem İmamoğlu’nun hakkındaki iddialara cevap verebilmesi için bu on binlerce sayfayı okuması ve savunmalarını ona göre hazırlaması gerekir. Bunu nasıl başaracak? Elbet bilgisayarda çalışarak. Ancak bilgisayarda çalışma izni de haftada sadece iki saat. Sonuçta iddianameyi baştan sona okuması mümkün değil... Okuyup bitirmesi aylarca sürer! TARİH NEDİR? Prof. İlber Ortaylı’nın tarihle ilgili sözleri... “Tarih bilmeyen toplumlar hafızasını kaybetmiş insanlara benzer.” “Tarih, sadece geçmişi değil bugünü de anlamanın anahtarıdır.” “Tarihini bilmeyen bir millet, başkalarının yazdığı tarihi kabullenmeye mahkûmdur.” “Tarih bir laboratuvardır; milletler orada kendi hatalarını görür.” “Tarihi sadece kronoloji sananlar, tarihin ruhunu anlamaz.” “Tarih, ezberlenecek bir ders değil; anlaşılması gereken bir süreçtir.” “Osmanlı’yı anlamadan Türkiye’yi anlamak mümkün değildir.” “Osmanlı’yı romantize etmek de, tamamen kötülemek de tarihçilik değildir.” “Osmanlı’nın başarısı farklı milletleri birlikte yönetebilmesidir.” “Osmanlı tarihi sadece Türklerin değil birçok milletin tarihidir.” ONLAR Fransız yazar La Rochefoucault, “Büyük adamlara saldırmak küçük insanların en kolay büyüme yoludur” der... İlber Ortaylı’nın arkasından küfür ve hakaret edenler çoğunlukla onlardır. KEBAPLAR Gaziantep’te hayırsever bir şahıs 27 kimsesiz ve fakir çocuğu toplamış, onları kebapçıya götürüp enfes bir ziyafet çekmiş. Çocuklar üzerine tereyağı dökülmüş mis gibi İskender kebapları güle oynaya yerken lokanta sahibi durumu mutlu gözlerle izliyor, garsonlar aynı mutlulukla hizmet veriyormuş. Kebaplar bitmiş, tatlılar gelmiş. Ziyafet sona yaklaşırken hayırsever şahıs cep telefonuyla rahat konuşabilmek için dükkandan dışarı çıkmış, biraz yürümüş ve ortadan kaybolmuş. Ziyafetin faturası bu durumda kebapçı dükkanının patronuna kalmış. Dini sınav sorusu: Bu ziyafetin sevabı hayırsever vatandaşa mı, yoksa lokanta sahibine mi yazılır? Alimler konuyu tartışmalıdır!