İngiltere revaçta: Ünlüler neden futbol kulübü satın alıyorlar?

Yıllardır merak ederim: (İstisnalar dışında) varlıklı Türkler neden Avrupa’da kulüp satın almazlar? Para var, ilişkileri mi yok? Para ve ilişkileri var da vizyonları mı yok? “Alıp da ne yapacağız?” diye soranlara hatırlatalım: 2010 yılından bu yana ABD’li ve Asyalı yatırımcılar, Avrupa futboluna ciddi ilgi gösteriyor. En önemli isim tabi ki, İngiliz Chelsea’nin sahibi ve Fransız Strasbourg’un ortağı olan Virginialı Todd Boehly’dir. Basketbol ve beyzbol yatırımcısı olan Boehly, 2022’de Chelsea için 5 milyar euro öderken, futbol cehaletini şöyle anlatıyordu: “Chelsea’yi satın aldığımda futbol ve transferler ile ilgili pek bir fikrim yoktu.” Boehly’nin bugünkü şahsi serveti 9.5 milyar dolar! Örnekler çoğaltılabilir… Basketbolcu LeBron James’in 2010’da Liverpool’un yüzde 2 hissesini 6.5 milyon dolara alması ya da sporcu Tom Brady’nin Birmigham’ın yüzde 3.3’ünü alması gibi… ama bugün Avrupa futbolunda ‘paranın kokusu’nu arayan başka bir zümreyi anlatacağız: Şarkıcılar, oyuncular, influencerlar… Kısacası, ünlüler. Ünlülerin gözü Büyük Britanya’da. Pandemi sonrası İngiltere’den takım ya da kulüp hissesi alan alana… Şarkıcı Ed Sheeran, Ipswich’in yüzde 1.4 hissesine 2 milyon sterlin ödedi. Amerikalı rapçi Snoop Dogg Galli Swansea takımından hisse aldı, hisse oranı ve ücret açıklanmadı. Aktör Michael B. Jordan, Premier Lig’den Bournemouth’un küçük hissedarı olurken; Hollywood’dan Ryan Reynolds ve Rob McElhenney, 2.5 milyon dolara Championship takımı Wrexham’ın patronları oldu. Son bomba ise influencer KSI’nin National League South (6. Lig) takımı Dagenham and Redbridge’e ortak olması oldu. Almanya’da Türklerin kurduğu bölgesel ve profesyonel takım sayısı: 107 Bir Portekiz 4. Lig takımı için istenilen fiyat: 1.2 milyon Euro 150 yıllık bir İngiliz NLS takımının satış fiyatı: 4.9 milyon Sterlin Kulüpler neden ünlüleri istiyor? Cevabı Sheffield Hallam Üniversitesi’nden Spor Finansmanı Bölümü Baş Öğretim Üyesi Dan Plumley veriyor: “Dijital içerik çağında, yer, takımlar ve markalar kadar bireyler de takip ediliyor. Özellikle genç nesil, ünlüler aracılığıyla daha önce hiç duymadıkları bir kulübe ilgi duyabiliyor. Şu anda yatırım arayan kulüpler için, ünlü modelini erken benimseyenlerin potansiyel avantajı olur. Bir kulüp yaptığında dalgalanma etkisi görürüz, diğerleri takip eder. Futbolun küresel çekiciliği, alt liglerde bile yatırımcılar için hâlâ geçerliliğini koruyor.” Plumley’in sözlerinin özeti şu: “Takım alan ünlüler ya da ünlüye hisse verecek kulüpler… Erken kalkan yol alır. Korsan spor okulları ve kayıp vergiler Tehlikenin farkında mısınız? Her yerde ‘korsan spor okulları’ türedi. Bunlar antrenörlük belgesi bile olmayan ‘futbolseverler’in kafasına göre açtığı işletmeler. Bir yanda çocuğunun üç büyüklere transfer olacağına inandırılıp paraları alınan veliler… Diğer yanda uçup giden vergiler… Nasıl mı? Bakın, bir Süper Lig kulübünün lisanslı futbol okulunu açmanız için şirket kurmanız gerekiyor. Bu da SGK, KDV ve vergi demek… Futbol okulları, kulüplere, bulunduğu semte göre yıllık 150 bin TL ile 1 milyon TL isim hakkı (franchise) ücreti ödüyor. Bir de Futbol Federasyonu’nun 25 bin TL karşılığında zorunlu kıldığı ‘spor okulu açma’ bedelini ekleyelim… Spor okulu sahipleri kayıtlı, resmi ödemelerle boğuşurken; ‘korsan futbolsever’ ne yapıyor? Sadece halı saha ya da salon kiralayarak ‘yolunu buluyor,’ spor okullarının kulüpler için ödediği stopajdan da ‘yırtıyor.’ “Ne var bunda?” demeyin. Şu anda kentlerin en ücra köşelerindeki spor okulları, bir çocuktan aylık 3 bin TL kazanıyor. En az 100 öğrenci olsa, ‘korsan futbolsever’ halı saha ya da salon parasını ödeyip, vergisiz kayıtsız 250 bin TL’yi cebine koyuyor. Not: Şehir merkezlerinde aylık aidat 5 bin TL civarında. Yabancı kulüplerin Türkiye’deki franchise’ları ise öğrenci başına 150 dolar alıyor! Haftaya salı görüşmek üzere…