Gökyüzünün henüz kızıla çalmadığı, şafağın en soğuk vaktinde bir evden yükselen feryat, Malatya’nın dar sokaklarını bir mühür gibi mühürledi. Fahri Kayhan, sadece eşini değil; güvenini, ruhunu ve "Sunam" dediği dünyasını, bir başkasının zehirli kelimelerine kurban verdi.