İngiltere Güvenlik Danışmanı Powell: İran’la anlaşma mümkündü, saldırı zamansızdı

ABD ve İsrail'in İran'a açtığı savaşın ilk günlerinde İngiltere ikircikli bir tutum sergilemiş, hem Tahran'a saldırıları "erken ve yasadışı" olarak nitelemiş hem de Washington'un talep ettiği üs kullanım iznini gecikmeli bir onay vermişti. Trump'ın tepkisini çeken bu tutumun ardından, İngiltere'nin üslerini ABD'ye açmasına ve en büyük savaş gemisini bölgeye göndermesine karşın iki ülke arasında tansiyon düşmedi. Bugün Beyaz Saray'da İrlanda Başbakanı Michael Martin’i ağırlayan Trump'ın bir kez daha İngiltere hükümetini eleştirdiği saatlerde İngiliz The Guardian gazetesi dikkat çeken bir haber servis etti. Habere göre, ABD ile İran arasında yürütülen nükleer müzakere sürecine katılan İngiltere Ulusal Güvenlik Danışmanı Jonathan Powell, görüşmelerde savaşı önleyecek bir noktaya yaklaşıldığını bildirdi. Diplomatik kaynaklara dayandırılan habere göre ABD ile İran arasında İsviçre'nin Cenevre kentinde yürütülen nükleer müzakere sürecine katılan İngiltere Ulusal Güvenlik Danışmanı Powell, İran'ın son görüşmelerde ABD'ye önemli bir teklif sunduğunu kaydetti. Powell, bu adımı "İran'ın nükleer programı konusunda savaşı önleyecek seviyede önemli bir adım" ve "sürpriz" olarak nitelerken, toplantının sonunda Viyana'da teknik görüşmeler yapma konusunda mutabık kalındığını aktardı. Gazeteye konuşan bir yetkili, "Jonathan, bir anlaşmanın yapılmak üzere olduğunu düşünüyordu. Ama İran, özellikle nükleer tesislerde Birleşmiş Milletler denetimini istemiyordu" diye konuştu. ABD heyetinin teknik ekip getirmediğini, Powell'ın ise İngiltere Kabine Ofisi'nden bir uzmanla toplantıya katıldığını belirten yetkili, "İngiliz heyet, İran'ın sunduğu teklife çok şaşırdı. Bu tam bir anlaşma değildi ancak bir ilerlemeydi ve İranlıların nihai teklifi olmama ihtimali de vardı. İngiliz ekip, Cenevre'deki ilerleme temelinde bir sonraki müzakere turunun devam etmesini bekliyordu" dedi. İngiltere'nin İran'ın Avrupa'ya saldıracağı veya nükleer silah elde edeceğine dair ikna edici kanıt görmediğine de işaret edilen haberde İngiltere açısından diplomatik yolların tükenmediği de ifade edildi.