Mezar taşları; ölenlerin, onları toprağa verenlerin, taş ustalarının ve hattatların imanlarını gösteren şehadet parmakları gibidir. Batı estetiğinde heykel ve resim birer taklit iken, bizim medeniyetimizde her mezar taşı birer ibdâ ve ihtirâdır. Maddeyi manaya, kesreti vahdete taşıyan o iki kelimelik hakikat cümlesi, taşa asıl ruhunu üfler: Hüve’l-Bâkî… Bakmasını bilenler için bu taşlar; medeniyetimizin, hayat felsefemizin, imanımızın, edep ve ahlakımızın bütün manalarına işaret eder.