Laricani depremi...

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonu devam ederken, İran rejiminkilit isimlerine yönelik saldırılar da sürüyor. Savaşın ilk gününde İran rejiminin en tepesini hedef alan ve başta dini lider Ali Hamaney’in olmak üzere, çok sayıda kritik ismi öldüren İsrail, son olarak İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Laricani’yi hedef aldı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail ordusunun gece düzenlediği hava saldırısında Ali Laricani’yi öldürdüğünü açıkladı. Netanyahu “İran’ı fiilen yöneten haydutlar çetesi olan Devrim Muhafızları’nın başındaki Ali Laricani’yi ortadan kaldırdık” ifadesini kullandı. Netanyahu, savaşın sonucuyla ilgili olarak, İran halkının mevcut rejimi devirmesinin “bir anda gerçekleşmeyeceğini, kolay olmayacağını” söylerken, “Ancak buna devam edersek, onlara kaderlerini kendi ellerine alma fırsatı vereceğiz” ifadelerini kullandı. Komutan da öldürüldü İsrail Savunma Bakanı Israel Katz’ın ofisinden ve İsrail ordusundan yapılan açıklamalarda daLaricani’nin yanı sıra Besic paramiliter gücünün komutanı Gulam Rıza Süleymani’nin etkisiz hale getirildiğiduyuruldu. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar ise “Başına 10 milyon dolar ödül konmuştu. Biz bedavaya yaptık” ifadelerini kullandı.İran rejimi, dün gece saatlerinde yaptığı açıklamada Laricani ve Süleymani’nin İsrail saldırısında öldürüldüğünü doğruladı. Laricani son olarak 13 Mart’ta Tahran’daki Kudüs Günü yürüyüşünde sokakta destekçilerine el sallarken ve onlarla konuşurken görüntülenmişti. Laricani’nin oğluyla birlikte saklandığı dairede saldırıya uğradığı ifade ediliyor. Daha önce ılımlı ve müzakereye uygun bir isim olarak görülen Laricani son dönemde ABD ve İsrail’e karşı sert açıklamalarıyla dikkat çekiyordu. Laricani,6 maddelik mektupta İslam ülkelerine seslenerek, “Nadir bazı siyasi açıklamalar dışında hiçbir İslam devleti İran halkına yardım etmedi. Bir an durup hem kendinizi hem de bölgenin geleceğini düşünün. Siz hangi tarafta yer alıyorsunuz?” demişti. USS Gerald R. Ford Girit’e çekiliyor ABD’ye ait “USS Gerald R. Ford” isimli uçak gemisinin Girit Adası’ndaki Suda Deniz Üssü’ne gideceği belirtildi. Yunan Kathimerini gazetesinin haberine göre, geminin üste ikmal ihtiyaçlarını karşılaması ve iç bölümünde çıkan yangına ilişkin inceleme yapılması planlanıyor. ABD basını ise gemideki yangının 30 saatten fazla sürdüğü iddiasında bulunmuştu. Haberde, yangında yatakları hasar alan 600’den fazla denizci ve mürettebatın o günden beri yerde ve masaların üstünde uyuduğu ileri sürülmüştü. ‘NATO’dan hayal kırıklığına uğradım’ ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nın güvenliği konusunda kendisine destek gelmemesi üzerine, NATO’yu sorguladı. Trump, “NATO konusunda hayal kırıklığına uğradım. NATO için trilyonlarca dolar harcıyoruz fakat onlar bize yardım sağlamıyorlarsa o halde bunun değerlendirilmesi gereken bir mesele olduğunu düşünüyorum” dedi. (NATO’dan ayrılma) Kongre onayına ihtiyaç duymadan karar alabileceğini söyleyen Trump, “Muhtemelen biliyorsunuzdur, bu kararı kendim alabilirim” ifadelerini kullandı.Trump, NATO’nun Hürmüz konusunda destek vermemesini “Onlara ihtiyacımız yok ama onların orada olması gerekirdi” dedi. Rusya-Ukrayna Savaşı boyunca NATO’ya çok destek olduklarını hatırlatan ABD Başkanı, “Biz, onlara Ukrayna’da yardım ettik ama onlar İran’da yardım etmediler. Bence NATO, çok aptalca bir hata yapıyor” değerlendirmesini yaptı. Hamaney: Barış zamanı değil İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney’in ABD ve İsrail’in başlattığı savaşta İran’a gelen ‘tansiyonun düşmesi’ tekliflerini reddettiği aktarıldı. Buna göre Hamaney, “Barış için doğru bir zaman değil. İsrail ve ABD’nin diz çöktürülmesi gerekiyor. Bize tazminat ödenmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. Öte yandan İran’ın Moskova Büyükelçisi Kazım Celali, ülkenin yeni lideri Mücteba Hamaney’in tedavi için Rusya’ya getirildiği yönündeki iddiaları yalanlayarak bunun, yeni bir psikolojik savaş olduğunu söyledi. Bununla birlikte İngiliz basını, oğul Hamaney’in, kısa süre önce evinin bahçesine çıkması sayesinde, ABD ve İsrail’in düzenlediği saldırıdaölümden döndüğünü öne sürdü. Laricani kimdir? Laricani ailesi uzun yıllardır İran’ın en güçlü ailelerinden biri olarak tanınıyor. Irak’ta 1958 yılında doğan Ali Laricani, gençlik yıllarında Devrim Muhafızlarına katıldı ve İran-Irak savaşında kumandan olarak görev yaptı. Daha sonra, rejim içinde derin dini ve siyasi bağları olan bu aileye mensup bir isim olarak yükseldi. 1992’de kültür bakanı olan Laricani, 1994’te Redyo Televizyon Kurumu’nun başına geçirildi. Laricani yayın kuruluşunu rejimin propaganda aygıtına dönüştürdü. Ahmedinecad’a yenildi 2005’te cumhurbaşkanlığı için aday oldu ancak muhafazakar aday Mahmud Ahmedinecad karşısında ağır bir yenilgi aldı. Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi genel sekreteri ve İran’ın baş nükleer müzakerecisi oldu, ancak Ahmedinecad’la görüş ayrılıkları nedeniyle 2007’de bu görevinden ayrıldı. 2008’de meclis başkanı oldu ve bu görevi 12 yıl sürdürdü. 2015’te imzalanan JCPOA nükleer anlaşmasına destek verdi. 2021’de yeniden cumhurbaşkanlığına aday olmak istese de, bu İran Anayasa Koruma Konseyi tarafından engellendi. Nitekim seçimde rejimin tercih ettiği İbrahim Reisi kazandı. Laricani’nin Devrim Muhafızları’na yönelik eleştirileri nedeniyle engellendiği tahmin ediliyor. Hamaney güveniyordu Bununla birlikte Ayetullah Ali Hamaney’in güvenini kazanmış bir isim olması sayesinde yeniden Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi başkanlığına geldi ve ülkenin en üst düzey güvenlik yetkilisi olarak görevini sürdürdü. Laricani’nin Hamaney’in “rejimin hayatta kalması için güvendiği birkaç kişiden biri” olduğu söyleniyor. Bununla birlikte din adamı olmaması nedeniyle Hamaney’in halefi olma ihtimali bulunmuyordu.