İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve çok sayıda belediye başkanının gözaltına alınıp sonrasında tutuklandığı 19 Mart operasyonların üzerinden bir yıl geçti. 19 Mart’ın 1. yılında İBB Başkanlığı’nın bulunduğu Saraçhane’de “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 99’uncusunu düzenleniyor. AKP zorbalığına karşı Saraçhane'de başlatılan eylemlerin birinci yılında CHP başta olmak üzere siyasi partiler, sendikalar, emek meslek örgütü temsilcileri bir araya geldi. Öğrenciler Beyazıt'tan Saraçhane'ye yürüdü Üniversite öğrencileri Beyazıt'ta toplandı, geçen yıl barikatın aşıldığı yerden geçerek Saraçhane'ye yürüdü. Meydanda yapılan açıklamada baskıların son bulması istendi, “Başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere tüm siyasi tutsaklar serbest bırakılsın. KYK burslarına enflasyon oranında zam yapılsın. Tüm krediler bursa dönüştürülsün ve ihtiyacı olan her öğrenciye burs verilsin. Çocuk işçilik yasaklansın. Genç işçiliği güvenceli hale getirilsin. NATO’dan çıkılsın! Bütçe savaşa değil eğitime harcansın.” talepleri sıralandı. TKP: Boyun eğme memlekete sahip çık Türkiye Komünist Partisi (TKP), “AKP'nin seçme ve seçilme hakkına saldırılarına karşı Saraçhane'ye yürüyoruz. Boyun eğme memlekete sahip çık!” diyerek Saraçhane’ye yürüdü. “Oy hakkına sahip çık” pankartları taşınırken, “Bu halk size diz çökmez, boyun eğmez” sloganları atıldı. AKP'nin seçme ve seçilme hakkına saldırılarına karşı Saraçhane'ye yürüyoruz. Boyun eğme memlekete sahip çık! pic.twitter.com/C1jqXBu4qR — TKP - İstanbul (@istanbul_tkp) March 18, 2026 TKP İstanbul İl Başkanı Ahmet Dincel, yürüyüşün ardından konuşma yaptı. Dincel, “Bu topraklarda yüz küsür yıl önce yapamadığınızı tamamlatmayacağız size. Bu topraklara rotasını çevirecek olanlara, bu ülkede o emperyalist rotalara zemin hazırlayanlara buradan sesleniyoruz. Karşınıza dikiliriz. Bu topraklar sizin deneme tahtanız değil” dedi. Mücadeleyi yükselteceklerini belirtti ve “25 yıldır Erdoğan'ın uykularını kaçıran tek şey Türkiye'de örgütlü halkın mücadelesidir” ifadelerini kullandı. Açıklamanın tamamı şöyle: “AKP'nin karanlığına zulmüne boyun eğmeyenler ayağa kalkanlar hoş geldiniz. Bundan tam bir yıl önce halkın siyaset yapma hakkına çok büyük bir saldırıyla karşı karşıya kaldık. Halkın egemenlik gücüne, cumhuriyetin kazanımlarına çok büyük bir saldırıyla, halkın siyaset yapma hakkını ayaklar altına alma saldırısıyla karşı karşıya kaldık. Bir yıl önce emekçilerle halkımızla beraber bu saldırıya karşı ayağa kalktık. O hafızayı yok etmemek için, o hafızanın, o ayağa kalkışın arkasında durmak için bugün yine buradayız. Ayağa kalkmaya devam ediyoruz. Elimizden almaya çalıştıkları sıradan bir şey değil. Elimizden almaya çalıştıkları için bundan yüz küsur yıl önce Anadolu halkı canı pahasına mücadele etti. Seçme ve seçilme hakkı, siyaset yapma hakkı, Anadolu halkının emperyalizme karşı ayağa kalkmasıyla kazanıldı. O hakkı size yedirtmeyiz. Peki bu yeter mi? Yetmez. Buradan ABD haydutluğuyla ortaklık kuranlara da bir çift sözümüz var. Bu toprakları emperyalistlerle bir olup sizin deneme tahtası yapmanıza izin vermeyeceğiz. Bu topraklarda yüz küsür yıl önce yapamadığınızı tamamlatmayacağız size. Bu topraklara rotasını çevirecek olanlara, bu ülkede o emperyalist rotalara zemin hazırlayanlara buradan sesleniyoruz. Karşınıza dikiliriz. Bu topraklar sizin deneme tahtanız değil. Söyleyeceğiz. Sesimizi kimsenin kısmasına izin vermeyiz. Bir yanda kayyımlar, tarikatlar, holdingler, böyle bizim sesimizi kısmaya çalışan kolluk kuvvetleri var ama bir yanda ayağa kalkan emekçi halklar var. Yoksulluk, hayat pahalılığı, işsizlik, mobbing, adaletsizlik, liste çok uzun. Bu listeye verilecek cevabı, büyütülecek kuvveti çok iyi biliyoruz. Bunların tek bir çözümü var. Örgütlü halkın kuvvetini yükseltmek, örgütlü halkın kuvvetini büyütmek. 25 yıldır Erdoğan'ın uykularını kaçıran tek şey Türkiye'de örgütlü halkın mücadelesidir. O mücadeleyi yükselteceğiz. Memleketimize sahip çıkmaya devam edeceğiz. Emekçi halkın kanı pahasına, canı pahasına kazandıklarından bir adım bile geri atmayız. Daha fazlasını alacağız. Bu ülkeden emperyalistleri onların işbirlikçilerini yeni Osmanlı meraklılarını göndereceğiz.” Özel: Turbun büyüğü belli, turbun küçüğü 1.50 Ekrem İmamoğlu gönderdiği mektupta "Zalimin zulmü varsa, bizim de aslan gibi yüreğimiz, dağ gibi dimdik, eğilmez başımız, seçimlerde bükemedikleri bileğimiz var. Demokrasinin ve aydınlık geleceğimizin önüne dikilmek istenen tüm barikatları yıkıp geçen, ateş gibi gençlerimiz var" ifadelerini kullandı. Ardından kürsüde yerini alan Özgür Özel "Biz gücümüzü okyanusun ötesinden almıyoruz. Biz gücümüzü Trump'tan almıyoruz. Biz gücümüzü bu meydandan, bu meydanın mücadele azminden alıyoruz" dedi. Özel şunları söyledi: “ Sevgili İstanbullular, küçük turpun dün bir basın toplantısı yaptık ve küçük turpun marifetlerini anlatmaya başladık. İzlediniz mi? Büyük turpu biliyor musunuz? Turpun büyüğü belli, küçüğü 1,50. Onu da biliyor musunuz? İşte o her darbede, her kumpasta aparat olanlar kısa süreli de olsa bazen menfaat elde edebilirler. Makam ve mevki elde edebilirler. Ama milletin vicdanı bunları unutmaz. Gerçekler teker teker ortaya çıkar. 19 yıl devlet memurluğu yapmış; en yüksek maaştan ömür boyunca bir kibrit kutusu bile almamış, bir bardak su bile içmemiş olsa bütün maaşlarına biriktirse 45 milyon lira edecek birisinin üzerinden 452 milyon liralık taşınmazlar, daireler, arsalar çıktı. Belgelerin altında ezildi. Hiç birisine yanıt veremedi. Bugün bir ekran görüntüsüyle tapu kayıtlarının bazı illerini filtreleyerek ‘Dört evim var’ diye gösterdi. Bu dört evin üçünün yeni alındığına ilişkin ikonlar yanında duruyordu. Bunları yanıtlamak yerine dün 12 taşınmaz söyledim. Yedisinin ID numaralarını verdim. Bu yayın bitince bütün basına 12’sinin de ID numaralarını geçeceğiz. Diğer beşi de geldi. Bu ID numarası sisteme girince o taşınmazdaki o işlemi gösteriyor. ‘ID numarası doğru değil’ diyemiyor. ‘Ben bunu satın almadım, sonra satmadım’ diyemiyor. Sadece ‘Bende dört tane var’ diyor. Bakın şimdi buradan kendisine sesleniyorum. Bugün ekranda görünmeyen, dün açıkladığım Avcılar Ispartakule Bizim Evler projesinde 2024’ün yedinci ayında emlak bildirimi yapmışsın. Bizzat emlak vergisini yatırmışsın. Ayrıca yine basına geçiyorum. Dün söylediğimiz Mesa İstanbul Evlerinde, bugün bende yok diyorsun, ilki 3 milyon ve her ay 2 milyon taksit ödediğin ödeme çizelgesini, belgesini Mesa’nın resmi evrakı olarak basınla paylaşıyorum. Buradan açıkça Erdoğan’a sesleniyorum. Kirli aparatının malvarlığı açıklansın. Açıkladığım ID numaralarını sisteme girin ve ona ait olmadığını gösterin. Devlet elinizde, yapamıyorsunuz. İki; e-devlette bütün taşınmazları dökün ve Türk Lirası, döviz, altın cinsinden verdiği mal beyanını açıklayın. İki aydır elindeki taşınmazları satanın karşılığında aldığı paraları bu milletin bilmeye hakkı var. Bir darbeye kalkışacaksınız, alıp bu insanları iftiraya zorlayacaksınız, ‘İftira atarsan çıkar, çocuğa kavuşursun’ diyeceksiniz. Malına çöktüğüne ‘Şu kadar vereceksin’ diye avukat yollayacaksınız, ondan sonra da hiç çekinmeden pişkin pişkin oturup orada duracaksınız. Bu millet tüy bitmemiş yetimin hakkını size yedirmez. Yedirmeyeceğiz, peşini bırakacağız. Bir yanda cep dolduranlar, bir yanda ekmek kavgası verenler… Bir tarafta kumpas kuranlar, bir tarafta meydanlarda tarih yazanlar, zindanlarda tarih yazanlar… Biz, siz tarihin doğru tarafında duranlarsınız. Darbeyi bitirmek için gerekirse 99 değil, 999 eylem yapacağız. Durmayacağız. 100’üncü eylemde 111 yıl önce geçilmeyen Çanakkale’de olacağız.”