AYDIN HASAN - ASENA YATAĞAN / ANKARA - Bugün silahlandırılmalarıyla gündemde olan Yunan adalarının gayriaskeri statüleri 1914 yılınakadar uzanıyor. I. Balkan Savaşı’nda Doğu Ege Adaları, Yunanistan tarafından işgal edildi. Savaşın ardından imzalanan 1913 Londra Antlaşması ile adalara ilişkin karar Avusturya-Macaristan, İngiltere, Fransa, Rusya, İtalya ve Almanya’ya bırakıldı. 1914 yılındaLimni, Semadirek, Midilli, Sakız, Sisam ve Ahikerya adaları, “Altı Devlet Kararı” ile Yunanistan’ın işgali altındaki diğer adaların silahsızlandırılması koşuluyla Yunan hakimiyetine bırakıldı. Lozan’la teyit edildi 1923 yılında Lozan Barış Antlaşması’nın 12. maddesinde bu karar teyit edildi. 13. maddesinde ise Midilli, Sakız, Sisam ve Ahikerya’nın; Antlaşma’ya ek Boğazlar Sözleşmesi’nde Limni ve Semadirek’in ne şekilde silahsızlandırılacakları düzenlendi. 1936 yılında imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Lozan Boğazlar Mukavelenamesi’nin ilgili hükümlerinin yerine geçti. Burada Limni ve Semadirek’in silahlandırılabileceğine dair bir madde yer almadı. İlginizi Çekebilir 1947 Paris Barış Antlaşması ile de Meis ve 12 Adalar silahsızlandırılmak kaydıyla Yunanistan’a bırakıldı. Yunanistan, uluslararası hukukuihlal ederek 1960’lı yıllardan bu yana adaların statüsüne aykırı hareket ediyor. Adalara asker çıkarıyor, savaş uçağı, top ve tüfek gibi unsurlar konuşlandırıyor. Türkiye, bu ihlalleri hem Yunanistan nezdinde, hem BM ve NATO gibi uluslararası platformlarda protesto ederek hukuki tutumunu kayda geçiriyor. Türkiye, Yunanistan’ın tutumunu 2021’de iki mektup ile BM Genel Kurulu ve BM Güvenlik Konseyi’nin dikkatine sundu. Patriot konuşlandırdı Yunanistan, İran Savaşı sonrası oluşan ortamdanistifade ederek Ege ve Doğu Akdeniz’de yeni bir oldubitti gayreti içine girdi. Yunan basınındaki haberlere göre Rodos ile Girit arasındaki Kerpe Adası’na Patriot hava savunma bataryası gönderildi. Kerpe Adaları, Paris Barış Antlaşması’na göre gayri askeri statüde bulunuyor. Yunanistan’ın NATO görevi çerçevesinde Bulgaristan’ın hava savunması için bu ülke ile olan sınırına Patriot bataryası; Limni Adası’na ise F-16 konuşlandıracağı haberleri Yunan basınında yer aldı. Limni de Lozan’a göre gayri askeri statüde. 12 adalar grubundaki Keçi Adası’nda 2022 yılındaaskeri yapılaşma ve ağır silahlar görüntülenmişti. Kerpe 105 km uzaklıkta Kerpe Adası’nın Türkiye kıyılarına uzaklığı yaklaşık 57 deniz mili (105 km). Limni Adası ise Türkiye’ye 27 deniz mili (50 km) mesafede bulunuyor. En yakındaki bazı adalar ve yaklaşık uzaklıklarışöyle: Sisam: 0.8 deniz mili (1.5 km), Meis: 1 deniz mili (2km)İstanköy: 2.2 deniz mili (4 km), Sömbeki-Sakız: 4.3 deniz mili (8 km), Midilli: 5.3 deniz mili (10 km). Uluslararası platformlara taşındı Diplomatik kaynaklar Türkiye’nin Yunanistan’ın adaları silahlandırmasını uluslararası platformlara taşıdığını dile getirdi. Kaynaklar, durumun NATO, AB Troykası ve ABD’ye geçtiğimiz hafta bir mektupla bildirildiğini aktardı. UZMANLAR MİLLİYET’E DEĞERLENDİRDİ ‘Tahrik edecek bir politika izliyor’ Emekli Büyükelçi Uluç Özülker: Yunanistan, Türkiye ile savaşamaz. Kendi gücüyle değil, dış destekle hareket eden bir ülke. Şimdi de aynı şekilde Amerika ve Fransa ile anlaşmalar yaparak hareket ediyor. Yunanistan silahlanmayı Türkiye’ye karşı kullanılacak bir politika aracı haline getiremez. Çünkü NATO ülkeleri birbirleriyle savaşmak için değil, birlikte düşmana karşı hareket etmek için vardır. Buna rağmen Yunanistan’ın yaptığı şey, Türkiye’yi tahrik edecek bir politika izlemek ve arkasına büyük devletleri alarak hareket etmektir. Yunanistan’ın yaptığı aslında Türkiye’yi çevreleme politikasıdır. Ancak bunun askeri anlamda ciddi bir karşılığı yoktur. Normal şartlarda uçaklar sınırın hemen dibindeki adalara konuşlandırılmaz. Çünkü bir savaş durumunda ilk vurulacak yerler bunlar olur. Türkiye’ye iki mil mesafedeki bir adaya uçak koyarsanız, o uçaklar kalkıp harekete geçene kadar zaten etkisiz hale getirilir. Bu nedenle askeri açıdan ciddi bir avantaj sağlamaz. Yani bu sistemlerin Türkiye’ye karşı gerçek bir askeri üstünlük oluşturması mümkün değildir. Karasuları meselesinde olduğu gibi Türkiye, Yunanistan’ın tek taraflı adımlarını kabul etmeyeceğini açıkşekilde ortaya koymuştur. ‘Anlaşma askıya alınabilir’ Prof. Dr. Yücel Acer (Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ve DEHUKAM Baş Araştırmacısı): Buadaların tamamen silahsız ve askersiz tutulması gerekiyor. Midilli ile başlamıştı, sonra Rodos’ta hava üssü kurdular. Şimdi de İran’ın füze saldırılarını gerekçe göstererek hava savunma sistemlerini yerleştirmeye çalışıyor. Türkiye resmen iki defa yazdı Birleşmiş Milletler’e. Bu şu demek: Eğer Yunanistan Lozan Anlaşması’na uymuyorsa, o zaman Türkiye de “Adaları Yunanistan’a veren Lozan’ın ilgili hükümlerini askıya alma hakkım var” dedi. Adaların Yunanistan’a verilmesini hükme bağlayan hükümleri tanımıyorum demek, Yunanistan açısından gerçekten çok ağır bir durum. ‘Türkiye’yi sınamasın’ Emekli Korgeneral Mehmet Okkan: Burada herhangi bir anlaşmaya zaten dayanmadığı gibi ortaya koyduğu bahanelerin de hiçbir şekilde hukuki bir geçerliliği yok. Yunanistan’ın tipik bir yayılmacı zihniyetinin tezahürü diyebiliriz. Böylelikle bir şekilde kendisinin menfaat elde edebileceğini,diğer devletleri aşındırarak kendisini ön plana getirebileceğini değerlendiren, devlet olma vasfını kazanamamış ve bu yüzden de bu davranışları bir gelenek haline getirmiş bir durum söz konusu. Biz tabii bu tür şeylerin hiçbirisini tanımıyoruz ve yapılan bu emrivakilere de hiçbir zaman fırsat tanımamak adına Türkiye Cumhuriyeti Devleti gerekli karşılığı verecektir. Türkiye’nin gücünü kimsenin sınamaması gerekiyor. Çünkü Türkiye bu tür hadiselerle yeni karşılaşmıyor.