Ne hayal ediyorduk, ne oldu! İstanbul’daki maçta devleşen Galatasaray dün gece sahada yoktu. Liverpool ilk dakikadan bitiş düdüğüne kadar öyle bir baskı yaptı ki, Galatasaray’a adeta nefes aldırmadı. Şöyle düşünün, Okan hoca maçtan önce, “Gol atmamız lazım diyordu” ama bırakın gol atmayı, neredeyse takımın bir tek gollük şutu yok. Bir de buna Osimhen’in ilk yarıda sakat sakat oynayıp takıma katkı verememesi ve ikinci yarı oyundan çıkmasını da eklersek hakikaten sarıkırmızı takım için çok zor bir geceydi. Ayakta duran tek futbolcu vardı, o da kalesinde devleşen Uğurcan’dı. Penaltı kurtardı, dört tane de yüzde 100 gol diyebileceğimiz topu uzadı, çıkardı. Defans çok ağır kaldı. Orta saha aynı şekilde. Liverpool’lu futbolcular her ataklarında çok rahat şut çekebildiler. Hadi bunu da geçtim dönen topların hepsini aldılar. Boey ilk yarı iyi, kötü oynuyordu. Okan hocanın Boey’i oyundan alıp, Sallai’yi sağ beke çekmesi oradaki düzeni de bozdu. Sallai’nin defansif yönü çok zayıf ve nitekim onun kanadından iki gol buldular. Barış Alper önceki maçların yıldızıydı dün hiç etkili olamadı. Brezilya Milli Takımı’na çağrılan Sara’nın tek olumlu hareketi yoktu. Bilemiyorum Liverpool’un baskısından mı yoksa Galatasaray’ın kötü gününde oluşundan mı bu kadar etkisiz kaldılar? Sonuçta üzülüp karalar bağlamaya gerek yok. Şampiyonlar Ligi çok zor. Buraya gelmek bile başarı. Demek ki Galatasaray kadrosunun gücü bu kadarmış. Bunu da kabul etmek lazım. Hakem maalesef bu seviyede maç yönetecek kalitede değil. O kadar çok hata yaptı ki bu turnuvaya yakışmadı.