Yeniden zirveye çıkabilir mi?

Moda dünyasında bazı kariyerler başarının yanı sıra dramatik kırılma noktalarıyla da hatırlanıyor. İngiliz tasarımcı John Galliano’nun hikâyesi tam da böyle. Olağanüstü yaratıcılığıyla moda tarihinin en etkili tasarımcılarından biri olarak zirveye çıkan Galliano, birkaç dakika süren bir skandalla kariyerinin en sert düşüşünü yaşadı. Ardından yıllar süren bir yüzleşme, bir geri dönüş ve bugün yeniden açılan kapılarla gündemde. Galliano’nun yıldızı henüz öğrencilik yıllarında parladı. Londra’daki Central Saint Martins’te hazırladığı mezuniyet koleksiyonu ‘Les Incroyables’, moda çevrelerinde büyük yankı uyandırdı. Tarihsel referansları teatral bir anlatımla birleştiren bu koleksiyon, tasarımcının sıradan bir moda kariyerine sahip olmayacağının ilk işaretiydi. Paris’e uzanan kariyer basamaklarını hızla tırmandı. Önce Givenchy’de göreve getirildi, ardından moda tarihine geçecek bir atamayla Dior’un baş tasarımcısı oldu. Dior’daki yıllar Galliano’nun yaratıcılığının doruğa ulaştığı dönemdi. Gösterişli defileler, sinemadan ve tarihten beslenen koleksiyonlar, couture’un sınırlarını zorlayan tasarımlarla öne çıktı. Ancak bu yükseliş 2011’de sert bir şekilde kesildi. Paris’te bir brasserie’de kaydedilen görüntülerde Galliano’nun sarhoş halde yabancılara antisemitik ve ırkçı sözler söylediği ortaya çıktı. O anlar kısa sürede dünya medyasına yayıldı. Dior yönetimi tasarımcıyla yollarını derhal ayırdı. Moda dünyasının yıldızı bir anda gözden düştü ve sektörün dışına itildi. Sonrasında gelen dönem, hem kişisel hem profesyonel bir hesaplaşmaydı. Galliano’nun bağımlılık sorunlarıyla mücadele ettiği ve tedavi gördüğü bir süreç başladı. Uzun süre kamuoyunun gözünden uzak kaldı. Bu dönemde moda dünyasından bazı isimler onun tamamen silinmesine karşı çıktı. Özellikle Anna Wintour’un desteği, Galliano’nun yeniden mesleğe dönmesi için önemli bir kapı araladı. 2014 yılında Galliano, Maison Margiela’nın kreatif direktörlüğüne getirildi. Bu atama moda dünyasında hem şaşkınlık hem merak yarattı. Margiela’daki on yıl boyunca tasarımcı, markanın deneysel kimliğini kendi teatral üslubuyla yeniden yorumladı. Defileler yine konuşuluyor, koleksiyonlar yine moda gündemini belirliyordu. Ama artık Galliano’nun adı geçmişteki hatalarla birlikte anılıyordu. Bu karmaşık hikâyeyi ele alan en kapsamlı çalışmalardan biri ise yönetmen Kevin Macdonald’ın çektiği ‘High & Low: John Galliano’ adlı belgesel oldu. Film, tasarımcının yükselişini, düşüşünü ve yeniden ayağa kalkma çabasını anlatırken aslında daha geniş bir soruya odaklanıyordu: Bir sanatçının yeteneği ile yaptığı hatalar arasında nasıl bir denge kurulmalı? Bugün Galliano’nun hikâyesinde yeni bir sayfa açılıyor. Dünyanın en büyük moda perakendecilerinden Zara, tasarımcıyla iki yıllık bir iş birliği başlattığını duyurdu. Galliano, markanın geçmiş koleksiyonlarından parçaları yeniden yorumlayacağı sezonluk tasarımlar hazırlayacak. Galliano için zirve ve düşüşün ardından yeniden yükseliş dönemi başlıyor. Moda dünyasının zirvesinde yaratıcı tasarımcıların yerini sosyal ağları stratejik kullanan küratörlerin aldığı bir dönemde, bu yeni şansı nasıl kullanacağı önemli. Bakalım bu sefer duruşuyla da yeteneğinin hakkını verebilecek mi...