Osimhen benzeri 'yırtıcı golcü' şart

Niye yerli hocaların yanında oldum, hep onları savundum? Beni yorumlarım nedeniyle eleştirenler, gördünüz mü yerli hoca farkını? Okan Buruk üst üste dördüncü şampiyonluğuna koşuyor, Fatih Tekke, gözünü ikinciliğe dikti. İkisi de yerli, bizim ülkemizin değerli hocaları. Tabii ki Sergen Yalçın’ı da göz ardı edemeyiz, sıkıntılı bir süreci, hatta krizi iyi yönetti. Zirvenin uzağında olabilir. Yerli malıyla ilgili bir şiir var: “Yerli malı, herkes onu kullanmalı...” NOKTA!!! Beşiktaş’la devam edelim... Siyahbeyazlı yönetimde şu sıralar yeni sezonla ilgili hummalı bir çalışma var... Ara transferden yüzünün akıyla çıkan yönetim kanadı, Sergen Yalçın’ın raporu doğrultusunda transfer politikasını masaya yatırdı. Yazılı ve görsel medyada ‘gidiciler’ ve ‘kalıcılar’ yazılıp, çiziliyor. Ne kadar doğru, ne kadar yanlış bilemem! Ateş olmayan yerden de duman çıkmaz! Kuşkusuz yönetim ve Sergen hoca, yeni sezonda yarışmacı ve de zirveye oynayacak bir takım oluşturmanın peşindeler. Kartal’ın eksiği, gediği var mı, elbette var. Öncelikle ceza sahası içinde rakipten önce davranan, pozisyon takibi yüksek ve bitiriciliğiyle ‘yırtıcı’ santrfor şart. Örnek; Erling Haaland, Lautaro Martinez ve Victor Osimhen, hatta Paul Onauchu. Elbette kaliteli forvet transferi, mali yapıyla doğru orantılıdır, biliyoruz, kolay değil. Şartları zorlayacaksınız, tabii ki kasayı da tam takır yapın demiyoruz! Gemi karaya oturdu Bir gemi kaptanı düşünün; şartlar ne olursa olsun, o gemiyi ve tayfalarını güvenli limana sağlam olarak ulaştırmakla yükümlüdür. Yanlış bir rota, hatalı bir emir, gemi karaya oturur! Teknik direktörleri de gemi kaptanına benzetirim... Örneğin Fenerbahçe’nin hocası Domenico Tedesco, forvetsiz bir takım ve sakatlıklar artınca geminin dümeniyle birlikte tüm kontrolü kaybetti. Cepheye sürdüğü 11’lere bakın, yeter! Bu mücadelenin usta isimlerini perde arkasında tutarsan, Karagümrük karşısında karaya oturursun. Gemi de battı, batacak! Karadeniz’in fırtınası da arkadan geliyor, kasırgaya dönüşmesi an meselesidir, yani ikincilik de tehlikededir! Fark kapanmaz, açılır Ligdeki son 3 maçını kazanarak şampiyonluk yarışında en yakın rakibine 7 puan fark atan Galatasaray, bu kulvarda çok büyük avantaj elde etti. Diyeceksiniz ki, daha 8 hafta var, doğru... Ne var ki 7 puanlık avantaj Galatasaray’ın 6 maçı kaldığına işaret ediyor. Yani iki yenilgi, bir beraberlik gibi kredisi var. Kaldı ki Aslan bu geniş kadrosuyla bırakın yenilgiyi, puan farkını daha da açacaktır. Osimhen gibi bir silahı var Galatasaray’ın. Girenlerle, çıkanlar da hiç fark etmiyor, hedefine de koşar adımlarla gidiyor.