Almanya daha çok göçmeni sınır dışı edebilmek için Münih Havalimanı'na 'sürgün terminali' kuruyor

Almanya’da otomotiv ve ağır sanayi sektörlerinde yaşanan kitlesel işten çıkarmalarla birlikte işçi sınıfının kazanılmış haklarına yönelik saldırılar sürerken, Friedrich Merz liderliğindeki hükümet krizin faturasını göçmenlere kesmeye devam ediyor. Hükümetin ilan ettiği "sınır dışı operasyonu" kapsamında Münih Havalimanı'na devasa bir tecrit ve sürgün terminali inşa edilmesi planlanıyor. Söz konusu projeye karşı çıkan yüzlerce kişi, bu hafta Münih sokaklarında bir araya gelerek hükümetin göç politikalarını protesto etti. Almanya'nın, Suriye ve Afganistan gibi savaş bölgelerine yönelik sınır dışı uçuşlarını hızlandırdığı bir dönemde gündeme gelen bu terminal, iltica hakkının fiilen gasp edilmesi anlamına geliyor. İktidardaki Hristiyan Demokrat Birliği (CDU) kanadının "Avrupa'da koruma" yerine "Avrupa aracılığıyla koruma" şeklinde formüle ettiği yeni konsept, sığınma prosedürlerinin Ruanda veya Arnavutluk gibi Avrupa Birliği dışındaki ülkelere taşeron edilmesini öngörüyor. Münih Havalimanı bünyesinde planlanan "Sınır Dışı Terminali" ise bu kirli işlerin lojistik merkez üssü olarak tasarlanıyor. Günde 100 sürgün, yılda 4 milyon avro rant 2028 yılında faaliyete geçmesi öngörülen tesis için şimdiden 600 bin avroluk bir bütçe ayrılmış durumda. Planlamalara göre terminal, maksimum kapasiteye ulaştığında günde 100 kişinin zorla sınır dışı edilmesine olanak tanıyacak. Aynı anda iki özel sınır dışı uçağının eşzamanlı olarak doldurulabileceği bir altyapıya sahip olacak tesis, tarifeli seferlere gizlice entegre edilen geri gönderme operasyonlarını da koordine edecek. Hukuki hak arama yollarından yalıtılmış bir "kara kutu" işlevi göreceği belirtilen terminalin, Münih Belediyesi’nin de ortağı olduğu havalimanı işletmesine federal bütçeden yıllık 4,2 milyon avro kira geliri sağlaması bekleniyor. Pazartesi günü Gärtnerplatz'da düzenlenen eylemde, yoğun polis ablukası altında "Münih sınır dışı başkenti olmamalı" sloganı yükseldi. Eylemciler, kentin Nazi dönemindeki "Hareketin Başkenti" sıfatına atıfta bulunarak, Münih'in bugün bir "sürgün merkezine" dönüştürülmesine tepki gösterdi. Göçmenlerin finansal olarak tecrit edilmesini amaçlayan "Ödeme Kartı" sistemine karşı da alanda bir protesto platformu kuruldu. Havalimanı işletmesinin denetim kurulunda oturmaya devam eden Münih’in sosyal demokrat Belediye Başkanı Dieter Reiter’in projeye verdiği destek de eylemcilerin eleştiri oklarının hedefindeydi. Göçmen emeğinin ve bedeninin bir kargo kalemine indirgendiği bu sürecin, Merz hükümetinin kapsamlı saldırı paketinin bir parçası olduğu vurgulandı.