Hizbullah direniyor, Lübnan hükümeti işgalcilerden medet umuyor: 'Müzakerelere başlamak için hazırız'

ABD'nin "ateşkesi genişletme ve ülkeyi istikrara kavuşturma" bahanesiyle Lübnan'a yaptığı baskılar sonuç vermiş ve 2024 yılında varılan ateşkes kapsamında Hizbullah'ın silahsızlandırılması onaylanmıştı. ABD ile birlikte İran’a yönelik geniş çaplı saldırılar başlatan İsrail'in savaşın yarattığı kaosu fırsat bilerek 2 Mart'ta Lübnan'a başlattığı saldırılara direnen ise tüm engelleme girişimlerine karşın Hizbullah olmuştu. Hizbullah ülkenin güneyinde karadan başlatılan işgal girişimine karşı mücadele ederken, Lübnan hükümeti ise "çareyi" İsrail'le müzakereye başlamak için ABD Başkanı Donald Trump'a çağrı yapmakta buldu. 'Trump'a müzakerelere başlamak için hazır olduğumuzu bildiriyoruz' Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, CNN 'e yaptığı açıklamada İsrail ile doğrudan müzakerelere başlamak için ABD'ye arabuluculuk çağrısında bulundu. Selam, "Başkan Trump'a, bu çatışmayı sona erdirmek ve Lübnan'ın egemenliğini güvence altına almak için uluslararası himaye altında İsrail ile derhal doğrudan müzakerelere başlamak için hazır olduğumuzu bildiriyoruz" dedi. ABD'nin stratejik bir ortak olduğunu söyleyen Selam, Trump'ın ateşkes sağlanması için tüm taraflara baskı yapabileceğini söyledi.. "Bu savaşı biz seçmedik, bize dayatıldı" diyen Selam, İsrail saldırıları nedeniyle Lübnan nüfusunun yüzde 20'sinin yerinden edildiğini vurguladı. 'Devleti savunmak, Lübnan'ı savunmaktır' iddiası Birlik olmanın ve dayanışma göstermenin önemine vurgu yapan Selam, İsrail saldırılarının belli bir bölgeyi değil tüm Lübnan'ı hedef aldığını aktardı. Selam, Lübnan'ın katı bir denklemin içinde sıkıştığını söyledi ve "Bir yanda Lübnan’ı çıkarlarına hizmet etmeyen çatışmalara sürükleyen hesapsız maceralar ve bölgesel bağlantılar, diğer yanda ise egemenliğini ihlal eden ve halkının acılarını artıran, hiçbir caydırıcılıkla durdurulamayan sürekli İsrail saldırıları" dedi. Selam, devletin tüm imkanlarını halkı için seferber ettiğini iddia ederek, "Devleti ihmalkarlıkla suçlamak, ülkeyi bu savaşa sokma hatasından ve savaşın yıkıcı sonuçlarından dikkatleri başka yöne çekme çabasıdır" ifadelerini kullandı. Devlete yönelik suçlamaların İsrail'e yaradığını da öne süren Selam, "Bölünmüş bir ülkeden, çiğnenen bir devletten ve felç olmuş kurumlardan daha çok İsrail’e hizmet eden hiçbir şey yoktur. Bu nedenle devleti savunmak sadece bir iç mesele değil, Lübnan’ın kendisini savunmaktır" diye konuştu. Lübnan'ın ulusal çıkarlarının her şeyin üstünde tutulması gerektiğini söyleyen Selam, "Lübnan’ın bugünkü önceliği savaşı, yıkımı ve yerinden edilmeyi durdurmak, sivilleri korumak, geri dönüşü sağlamak ve yeniden inşayı başlatmaktır" açıklamasında bulundu.