Körfez’de barış turu

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, savaşın bölgeye yayılmasını önlemek için başlatılan diplomasi çerçevesinde çıktığı Körfez turunu sürdürüyor. Bakan Fidanönceki akşam Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenen Arap ve İslam ülkeleri Dışişleri Bakanları İstişari Toplantısı’na katıldı. Toplantıya Azerbaycan, Bahreyn, Mısır, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan, Suriye ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin dışişleri bakanları da katıldı. Çarşamba akşamı başlayan müzakereler, perşembe sabaha karşı saat 03.00’e kadar sürdü. Ardından teknik düzeyde devam eden toplantıda, mutabakatsaat 06.00’da sağlandı. Gündem İran Fidan, toplantı ile ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Körfez ülkeleri bu toplantıyı tek bir gündemle organize ettiler: İran’ın bu ülkelere gerçekleştirdiği saldırılar.Bu savaşta İran’ın kendilerini neden hedef aldığını sorguluyorlar. ‘Bize yapılan saldırı haksız bir saldırı vebizim bir cevap vermemiz gerekiyor’ diyorlar. Dolayısıyla, toplantının ana teması Körfez ülkelerine yönelik saldırılardı. Tek bir gündem maddeleri var: Kendilerine karşı saldırının durması. İsrail’in rolüne vurgu “Biz ilkesel tutumumuzu sürdürüyoruz” diyen Fidan, “Hem İsrail’in saldırganlığına ve yayılmacılığına hem de İran’ın savaşı bölgeye yaymaya yönelik eylemlerine karşı çıkıyoruz. Nitekim yalnızca İran gündemiyle organize edilmiş olsa da Riyad’daki toplantıda, İsrail’in bu savaşın ortaya çıkmasındaki rolünü vurguladık. Dahası İsrail’in bölgedeki yayılmacılığının yarattığı tehdide ortak açıklamada değinilmesini sağladık” ifadelerini kullandı. ‘Son uyarı’ Toplantıdan hemen önce İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin aradığını belirten Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ona da bizim bu konudaki tepkimizi ilettik. Körfez ülkelerine saldırarak bu ülkelerin ABD’ye baskı uygulamasını beklemek stratejik olarak da taktik olarak da doğru değil. Aksine İran bu ülkelerle kalıcı bir husumetin zeminini hazırlamış oluyor. Körfez ülkeleri hava sahalarını ve ülkelerindeki üsleri İran’a karşı kullandırmayacaklarını en başta deklare ettiler. Ayrıca İran’ın askeri üsler dışında sivil altyapıya da ekonomik hedeflere de saldırı yaptığını, bunun kasıtlı olduğunu söylüyorlar.” Bakan Fidan, “Biz başından beri uyarıyoruz. Maalesef yaptığımız bütün analizlerin doğru çıkması bizi üzüyor. Bir taraftan da geleceğe yönelik daha sağlıklı adım atmak için Türkiye’nin sesine ve görüşüne ne kadar ihtiyaç duyulduğunu görüyoruz. Körfez ülkeleri mevcut durumun devam etmesi halinde karşı önlem almak zorunda kalacaklarını söylüyorlar. Bu toplantıda biraz da bu konudaki son uyarılarını yaptılar. Bu durumun tüm bölgeyi içine çekecek uzun süreli bir savaşa doğru gitmesini biz hiçbir şekilde arzu etmiyoruz” dedi. Riyad’dan Katar’a geçti Bakan Fidan, Suudi Arabistan’ın ardından bölge turu çerçevesinde dün Katar’a geçti. Fidan,Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani tarafından kabul edildi. Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile de görüştü. Fidan ve Al Sani, ortak basın toplantısı düzenledi. Bütün dünyanın savaşın durmasını istediğini belirten Fidan, “Bölgemizi eşi benzeri görülmemiş bir krizin içine çeken bu savaşın müsebbibi malumunuz İsrail’dir” dedi. Fidan, şöyle devam etti: ‘Geçmiş olsun’ “Doha’da Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani hem Katar için hem de bölgemiz için büyük ve kıymetli bir değerdir. Bugüne kadar büyük bir mütevazılıkla pek çok arabuluculuk rolü üstlenmiştir; bunların bir kısmı kamuoyu tarafından bilinirken, bir kısmı bilinmemektedir. Fakat bu kez, yine arabuluculuk faaliyetleri yürütürken hiç hak etmedikleri bir saldırıya maruz kaldılar. Söz konusu saldırı hâlihazırda devam etmektedir. Her şeyden önce Katarlı kardeşlerimize, Türk halkının ve Sayın Cumhurbaşkanı’mızın geçmiş olsun dileklerini iletmek istiyorum.” ‘Tedbir almaya itiyor’ Fidan, soru üzerine Riyad’daki toplantı ile ilgili şunları söyledi: “Ortak bir akıl araması içerisinde olduk. Yüzlerce dronun ve füzenin aynı anda gönderilmesi, normal hayatın artık sürdürülemez hale gelmesi konusu artık bu devletleri kalıcı birtakım tedbirler almaya itiyor. Onlar tartışıldı.” ‘Füze göndermeyin’ Fidan, “Toplantı başlamadan önce ikili görüşme yaparken Pakistanlı kardeşimiz ile (İran Dışişleri Bakanı) Abbas Arakçi aradı. Şöyle bir diyalog oldu:‘Sen şimdi bizi arıyorsun, yukarıdan da füzeler geliyor. Riyad’da az önce füzeler vuruldu. Bari toplantının yapıldığı zaman füze göndermeyin Riyad’a.’ Onlara yapılan saldırıyı haklı bulmuyoruz ama onların da bölge ülkelerine yaptıkları saldırıyı haklı bulmuyoruz” dedi. İran’a ‘meşru müdafaa’ mesajı Riyad’daki toplantıyla ilgili yapılan ortak açıklamada, İran’ın bölgedeki ülkelere saldırıları kınanarak,kendilerini savunma hakkına sahip oldukları vurgulandı. Ortak açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Bakanlar, bu tür saldırıların hiçbir gerekçeyle veya hiçbir şekilde meşrulaştırılamayacağını vurgulamışlardır. Ayrıca devletlerin, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi uyarınca kendilerini savunma hakkına sahip olduklarını ifade etmişlerdir.” Hürmüz Boğazı mesajı Açıklamada bakanların, İran’ın, saldırılarınderhal durdurulmasını, komşu devletlere yönelik her türlü provokatif eylem veya tehdidinsona erdirilmesini ve İran’ın kendi hedeflerine hizmet etmek üzere bu ülkelerdeki bağlantılı milisleri finanse etme ve silahlandırma faaliyetlerini durdurmasını öngören BM Güvenlik Konseyi Kararı’nı uygulama yükümlülüğünün gerekliliğine vurgu yaptığı kaydedildi. Ayrıca İran’ın, Hürmüz Boğazı’nda uluslararası deniz trafiğini engellemeye yönelik tedbir veya tehdide başvurmaktan kaçınması gerektiğini ifade ettikleri belirtildi.