Galatasaray değil, taraftar turu geçti

Türkiye’deki futbol iklimi ortada, bir kargaşadır gidiyor. Ancak Şampiyonlar Ligi ayrı bir kategori. Galatasaray’ın Liverpool’a elenmesine elbette üzüldüm. Bir gerçek var ki, sarı-kırmızılıları da fazla eleştirmemek lazım. Bir takım evinde Bodo’yu, Liverpool’u 2 kere yeniyorsa, Atletico Madrid gibi iyi bir takımla berabere kalıyorsa, fazla eleştirilmemeli. Şöyle düşünün; nasıl Liverpool’un sahası bir cehennemse, Galatasaray taraftarı da Rams Park’ı cehenneme çeviriyor. Rakibin üzerine çöküyor, futbolcuların performansı artıyor. Öyle veya böyle ya galip geliyor ya berabere kalıyor. Burada taraftarın katkısını unutmamak lazım. Okan Buruk’un öğrencileri deplasmanlarda aynı performansı gösteremiyor. Ajax karşılaşması hariç tablo aynı. Anfield Road’da Galatasaray’ın taraftarı cezalıydı. Futbolculara destek verecek güç yoktu. Osimhen’in 7. dakikada kolunun kırılmasıyla oyundan düşmesi, ilk 45 dakikayı kırık kolla oynaması, bunu fırsat bilen Liverpoollu stoperlerin de hücuma çıkması bütün dengeleri bozdu. Karalar bağlamamak lazım, elendiğin takım Premier Lig’in son şampiyonu. Şimdi PSG’nin karşısına çıkacaklar, belki de kendi önlerini açtılar, bu kupada finale kadar gidecekler. Galatasaray bu turu geçseydi bile önünde çok sert rakipler olacaktı. Bir yerde ‘stop’ edecekti. Evet kadro çok iyi. Neye göre iyi? Süper Lig için fazla iyi. Devler Ligi’nde final oynayabilir mi, buna gücü yeter mi? Önceki gece bu sorunun cevabını gördük. Türkiye’de herhangi bir takımın Avrupa’nın 1 numaralı kupasında final oynaması bana göre, zoru geçtim imkansız! Bu yaşananlara bir de bu gözle bakmak lazım. Evet maçın hakemi yetersizdi. Marciniak sakatlanınca şapkadan Raczkowski çıktı. Adamın kapasitesi belli. Türkiye’de Yasin Kol neyse bu da aynı. Raczkowski daha önce Yunanistan’a maç yönetmeye gitti, sarhoş olduğu için kovdular. Türkiye’de geçen sezon VAR hakemliği yaptı. Ne var ki hiçbir zaman Devler Ligi gibi en üst seviyelerin kalitesinde olmadı. Bu da Galatasaray’ın şansına! Artık bu sezon Avrupa defteri kapandı. Sarı-kırmızılılar bundan böyle lig ve kupaya dört elle sarılacak. Millilerimiz bir harika Arda Güler’in Real Madrid’deki her maçını seyrediyorum. İnanın o kadar gururlanıyorum ki, biraz daha ileri gideyim, gözlerim doluyor. Böylesine yıldızlar topluluğu bir takımda en çok sevilen futbolcu. Kendini öyle geliştirmiş ki, resmen takımın maestrosu. Ve bu çocuk bizim milli takımımızda oynuyor. Büyük bir şans! Aynı şekilde Kenan Yıldız, Juventus’un en popüler futbolcusu. Karşısında oynayan beklerin Allah yardımcısı olsun! Bu çocuk da bizim milli takımımızda yer alıyor. Uğurcan Çakır’dan bütün Avrupa bahsediyor. Olağanüstü bir kaleci ve çok formda. O da millilerin kalesini koruyor. Şimdi biz Romanya ve turu geçersek büyük ihtimalle Slovakya ile oynayacağız. Bu iki takım bizimkilerin karşısında ne kadar durabilir? Yani Montella, federasyonumuz çok şanslı. Dünya Kupası’na gideceğimize adım gibi eminim. Şayet gidemezsek de bunun hesabını kimse veremez.