Yaşadığımız çağın, birkaç yüzyıl sonra “ikinci bir Rönesans” olarak anılabileceğini düşünüyorum. Bunu kesin bir tarihsel yargı olarak değil, bir yönelim olarak söylüyorum. İnsanın odağı, ilk kez bu kadar geniş ölçekte dış dünyadan iç dünyaya kayıyor. Rönesans, insanın dış dünyayı doğayı, bilimi, formu yeniden keşfetmesiydi.Bugün ise benzer bir kırılma, insanın kendi iç varlığına yönelmesinde yaşanıyor. Elbette insan, tarih boyunca kendini anlamaya çalıştı. Antik felsefeden tasavvufa, modern psikolojiden varoluşçuluğa kadar pek çok düşünce geleneği bu derinliği işaret etti. Fakat bugün farklı olan, bu arayışın ilk kez bu kadar yaygın, gündelik ve kolektif bir deneyime dönüşmesi. Bu yüzden artık yalnızca “insan nedir?” sorusunu İkinci Rönesansın Eşiğinde: İç Varlığın Uyanışı yazısı ilk önce Sanat Okur üzerinde ortaya çıktı.