İran’a karşı yürütülen savaşta Kıbrıs’ın da İran füzelerinin hedefi olması, on yıllardır gündeme gelmeyen bir konuyu sonunda gündeme taşıdı. Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, Ortadoğu'daki mevcut çatışma sona erdiğinde, Doğu Akdeniz adasındaki İngiliz egemen üslerinin geleceği hakkında Birleşik Krallık hükümeti ile "dürüst, açık bir tartışma" yapmak istediğini söyledi. Güney Kıbrıs lideri, söz konusu gündemi Bloomberg TV ’yle yaptığı röportajda dile getirdi. Adadaki üslerin, Kıbrıs'taki sömürge döneminin sonucu olduğunu hatırlatan Hristodulidis, “Gördüğümüz ve krizin ele alınış biçiminden hoşlanmadığımız bazı gelişmelerle ilgili olarak İngiltere Başbakanı’yla zaten bir görüşme yaptım ve kriz bittiğinde her şeyi masaya yatırmalı, tartışmalı ve üslerin geleceği için birlikte karar vermeliyiz” dedi. Doğu Akdeniz’in ortasında stratejik bir konuma sahip olan ada, 1960 yılında İngiliz sömürgesinden kurtularak bağımsız oldu. Kıbrıs’taki üsler, yalnızca 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasıyla başlayan mevcut savaşta değil, daha önceki İsrail-İran çatışmalarında ve Suriye’de Esad iktidarının devrilmesi sürecinde de aktif olarak kullanılmıştı. İran, geçtiğimiz haftalarda Kıbrıs’a İHA saldırısı düzenlemiş, bu saldırı, Avrupa Birliği topraklarına yapılan ilk saldırı olmuştu. Kıbrıs Cumhurbaşkanı, şu an aynı zamanda AB’nin dönem başkanlığı görevini yürütüyor. İHA saldırısının ardından Yunanistan, Kıbrıs'a savaş gemileri ve savaş uçakları gönderdi. Fransa ve İspanya gibi diğer Avrupa ülkeleri de daha sonra ek koruma tekliflerinde bulundular. Adadaki askeri mevcudiyetin artması üzerine Türkiye de Kuzey Kıbrıs’a altı F-16 savaş uçağı göndermişti. Güney Kıbrıs, son yıllarda Yunanistan’la birlikte İsrail’le yakınlaşma politikası izliyor. İsrailli yorumcular, Kıbrıs ve Yunanistan’la işbirliğini bir yandan Doğu Akdeniz’deki hakimiyet ve enerji kaynaklarına erişim açısından, diğer yandan da olası bir rakip olarak Türkiye’ye karşı bir denge oluşturduğu için önemsiyorlar. İran savaşının başlamasının ardından Kıbrıs’ta, adanın NATO üyeliğine başvurup başvurmaması gerektiği de tartışma konusu olmuştu. NATO üyeliği için her ülkenin veto hakkı olması, Güney’in üyeliği konusunda Türkiye’nin ikna edilmesini gerektiriyor.