Fin devleti NATO’nun pazarından medet umuyor

Çağrı YALGIN-Helsinki Üst üste sekizinci kez dünyanın en mutlu ülkesi seçilen Finlandiya’nın ekonomisi zor günler geçiriyor. Akıllı telefon teknolojisine ayak uyduramayan Nokia’nın cep telefonu pazarını kaybetmesi ve yine dijitalleşme nedeniyle Fin kağıdına talebin zayıflamasının etkilerinden Finlandiya henüz sıyrılamadı. Ukrayna Savaşı patlak verince Fin şirketleri Rusya’daki yatırımlarını bir anda kaybetti. Nitelikli Fin mallarını almaya gelen Rus turistler ortadan kayboldu. Avrupa’nın Uzakdoğu’ya en yakın havalimanının ev sahibi olan kamu şirketi Finnair, Rus hava sahasının Fin uçaklarına kapanması ile bu avantajını kaybetti. Konut satamayan inşaat sektörü kan ağlıyor. Konutların satılamamasında astronomik hale gelmiş fiyatların yanı sıra kâr hırsının da payı var: Aynı alana daha çok daire sıkıştırmak için uzun eksende tasarlandığından büyük kısmı güneş almayan dairelere, antrede mutfak ve mutfak yanında duş yeri gibi tasarımlara insanlar büyük paralar vermek istemiyor. Gelirler düştüğünden kamu borcu kabarmaya başladı. Üç yıl kadar önce göreve gelen sağ hükümet, geniş tasarruf tedbirlerine imza attı. Üstelik bu sağ partiler Sol Birlik dışındaki tüm partileri ’borç freni’ne ikna ederek iktidardan düşseler dahi kemer sıkma politikasının devamını garantilediler. Sağlıktan, eğitimden, toplumun en güçsüz kesimlerine sağlanan desteklerden kısıldı, yıllarca da kısılacak. Bunlara paralel olarak vergiler azaltılarak girişimciler yatırıma özendirilecekti. Ne var ki geleceğe güveni azalan tüketici tasarrufa başlayınca iç pazar daraldı, işsizlikte ülke AB’de ilk sıraya yükseldi. ‘EKONOMİK MUCİZE’ ARAYIŞI Nitelikli mühendis gücü sayesinde Rovio, Supercell gibi Fin oyun şirketleri iyi ürünlerle ortaya çıktı. Ancak Supercell’in yöneticisi Ilkka Paananen, AB’nin tüketiciyi koruyucu düzenleme tasarısına karşı uyardı. Tasarı geçerse, tüketicinin oyun içindeki harcamalarını teker teker Avro cinsinden görüp onaylaması gerekecek. Paananen’e göre bu, Avrupa’nın oyun sektörünü tamamen bitirecek bir bürokratik engel yaratacak. Anlaşılan o ki, oyun sektörünün kârlılığı için tüketicinin harcamasının farkına varmaması kritik öneme sahip. Diğer bir somut örneği ülkenin en önde gelen gazetesi Helsingin Sanomat ortaya çıkardı: Gıda devi Fazer, şeker vergisinin artışını engellemek için hükümeti, yeni fabrika yatırımını iptal etmekle tehdit etmişti. Üstelik 750 milyon avro olarak lanse edilen yatırımın boyutu aslında 400 milyon avroydu. Lobi firması üzerinden maliye, çalışma ve sanayi bakanlarına gönderilen mesajlarla verginin AB düzenlemelerine aykırı olduğu, şeker tüketimini azaltmadığı ve ’yerli girişimcinin yatırım motivasyonunu hissedilir ölçüde zayıflattığı’ vurgulanmıştı. İşe yaradı. Maliye bakanı Purra, AB düzenlemelerini gerekçe göstererek kendi önerisi olan artıştan vazgeçtiğini duyurdu. SİLAH ENDÜSTRİSİ Geçen yıl Trump’ın yeniden göreve gelmesiyle Finler, ilk başkanlık döneminde ABD Sahil Güvenliği filosuna Fin buzkıranları alma niyetini hatırladılar. Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Trump ile Florida’da golf oynarken hem Ukrayna konusunda söz dinletmeye hem de buzkıran işini hatırlatmaya çalıştı. Bu, Soğuk Savaş döneminde Cumhurbaşkanı Kekkonen’in Sovyet liderleri ile sauna-bira eşliğinde kurduğu ilişkilere benzetilerek içeride alkış aldı. İşe de yaradı: Trump ABD adına 6 milyar dolarlık sipariş verdi. Bundan sonra Trump’ın Grönland için bastırması buzkıran satışı için de soru işaretleri doğursa da Danimarka’ya karşı zor kullanmayacağını açıklaması yüreklere şimdilik su serpti. Küçük bir ülke için önemli olan bu siparişin imzası için Beyaz Saray’a kadar giden Başbakan Orpo, NATO üyeliğinin ABD pazarına birçok kapı açtığını vurguladı. Fin silah üreticisi Patria aralık ayında Almanya ile de 2000 askeri araçlık anlaşma imzaladı. Patria’nın çoğunluk hissesi Fin devletine ait. Patria’nın Norveç devleti ile birlikte ortağı olduğu Nammo şirketinin ürettiği silahların İsrail tarafından Gazze’de kullanıldığı ortaya çıktı. İsrail’den hava savunma sistemi de satın alan Fin hükümetinin ABD ve İsrail’e karşı Filistin ve İran konusunda tavır koyamaması sürpriz değil. Özetle, daha on yıl öncesinin yeşil ekonomi tartışmaları çok geride kalmışa benziyor. Fin sosyal refah devletini ayakta tutabilmek için aşırı tüketimden ve silah endüstrisinden medet umuluyor.