İsrail’in, İran savaşındaki hedefi 21-23 Nisan mı?

İsrail, İran’ın savunma gücünü kırmak ve saldırı potansiyelini bitirmek için savaşı en az 4 hafta daha sürdürmek istiyor. İsrailli sivil ve askeri yetkililer söz birliği etmişçesine aynı süreyi veriyorlar. Trump, “İran’da vurulacak hedef kalmadı” derken, İsrail ise tam tersini söylüyor. İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir , “İran’da daha vurulacak binlerce hedef var” dedi. İsrailli yetkililer, savunma sistemini bitirdikten sonra İran’ın askeri sanayisini de yerle bir edecek şekilde savaşı sürdüreceklerini bildirdiler. Siyonist kafa, her türlü saldırıyı ya da savaşı başlatma ve sonlandırmada dini günleri, bayramları seçer. Bugüne kadar Ortadoğu’da, İsrail’in içinde olduğu savaşların çoğunda, Siyonistlerin dini sembolleri ve günleri öne çıkarıp kullandığını gördük. İran Savaşını bitirmek için verilen en az 4 haftalık süre ise bize 21-23 Nisan’ı işaret ediyor. Söz konusu günlerin önemi nedir? Yahudiler 21-23 Nisan’da Pesah yani Hamursuz Bayramını kutlarlar. Bu, Yahudilerin en büyük bayramıdır. Çünkü bu bayram, Yahudilerin Mısır’da kölelikten kurtulup özgürlüklerine kavuşmalarını temsil eder. Bayramın adı, Yahudiler Mısır’dan çıkarken ekmeklerini mayalamaya fırsat bulmadıkları için Hamursuz olmuştur. Bu yüzden bayram boyunca mayasız yiyecekler ve Matsa adını verdikleri mayasız ekmek tüketirler. Evet İsrail, savaşı 21-23 Nisan’a kadar sürdürüp, Hamursuz Bayramı sırasında zafer kazandığını ilan etmeyi planlıyor. Yani bu bayram, savaştan çıkışın bahanesi de olabilir. Siyonistler önemli günleri ve bayramları bu şekilde kullanırken, evanjelistler de dini olayları öne çıkarırlar. Bunu son olarak, İran Savaşına katılan Amerikan pilotların İsa Mesih’e benzetilmesiyle gördük. ABD Hava Kuvvetleri pilotlarına, İran’a yapacakları her saldırı öncesi ‘Son akşam yemeği’ adı altında bir menü veriliyor. Pilotlar, “İsa’nın son akşam yemeği” üzerinden motive ediliyor. Menüde Kuzu Pirzola, fasulye ve istakoz bulunuyor. Bilindiği üzere İsa’nın son akşam yemeğinde istakoz bulunmuyordu. "İstediğiniz özel bir yemek var mı?" sorusuna pilotların verdiği yanıtlardan hareketle istakoz da menüye eklenmiş. Pilotlar için son akşam yemeği organizasyonu, Evanjelist sapkınlığın ABD’de hangi seviyeye geldiğinin görülmesi bakımından önemli. Evanjelistlere ilham verecek adımlar atan Siyonistlerin son bir önerisini hatırlatalım. İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Ben Gvir azılı bir Siyonist katil olarak bilinir. Ben Gvir, Ramazan ayında Mescidi Aksa’nın kapalı olmasından dolayı Filistinlilerin şiddete yönelecekleri öngördüklerini ve bu yüzden Kudüs’teki Yahudi mahallerinde yaşayanlara, kendilerini korumaları için silah ruhsatı ve silah dağıttıklarını açıkladı. Ben Gvir bununla da kalmadı, iğrenç yüzünü ortaya koyan bir de önlem üzerinde çalıştığını söyledi. Buna göre, Kudüs ve Batı Şeria’daki Arap mahallelerinin çevresine, içinde timsahların olduğu su kanalları yapılmasını düşündüklerini bildirdi. Bu arada, İsrail ‘Kelle koparma’ stratejisi kapsamında, İran’ın üst düzey yöneticilerini etkisiz hale getirmeye devam ediyor. Dini Lider Hamaney ve Devrim Muhafızları Ordusu Komutanından sonra Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani, milis örgütü BESİC Komutanı, İstihbarat Bakanı İsmail Hatib ve Devrim Muhafızları Ordusu sözcüsü de İsrail tarafından öldürüldü. Görünen o ki, İran, MOSSAD ajan ağını çökertememiş ve İsrail önemli isimleri hedef almaya devam edecek. Sırada kimlerin olduğunu tahmin etmek zor değil. Cumhurbaşkanı, Bakanlar, Muhafızlar Konseyi Başkanı, Uzmanlar Meclisinin önde gelen 3 ismi, Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi Başkanı, İslam Şurası Meclisi (Parlamento) Başkanı, İmam Humeyni Fermanı İcra Kurulu Başkanı, İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı ve üst düzey komutanlar da İsrail’in öldürülecekler listesinde. Bilindiği üzere Hamaney, savaş öncesinde İran Devlet Yönetimindeki her bir yönetici için 10 yedek isim belirlemişti. Bu nedenle İsrail’in ‘Kafa koparma’ stratejisini daha uzun süre devam ettirmesi gerekecek. İsrail, İran Savaşı sayesinde perdelediği ‘Lübnan’dan toprak çalma’ sürecini de devam ettiriyor. Lübnan’ın Akdeniz kıyısındaki Sayda kentinden doğuya doğru Jezzine kentine bir hat çekerek, bunun altında kalan bölgeyi ele geçirmeyi hedefliyor. Söz konusu bölge Hayfa’dan İsrail sınırına kadar 40 km derinlikteki bir alanı kapsıyor. İsrail bölgeden bugüne kadar yaklaşık 1 milyon kişinin çıkmasını sağlayacak şekilde hava operasyonları yaptı, sivillere evlerinizi terk edin başka yerlere gidin uyarılarını ve tehditlerini sürdürüyor. Şu anda bölgede, İsrail’in kara harekatının önündeki en büyük engel olarak Hizbullah güçleri var. İsrail, bazı özel birliklerini alana sokmaya çalıştı, ama büyük bir direnişle karşılaşınca ilerleme kaydedemedi. Ancak İsrail bu bölgeyi ele geçirme ve Suriye’den çaldığı Golan Tepeleri gibi zaman içinde ilhak etme stratejisine uygun bir şekilde ilerliyor. Söz konusu bölge tıpkı Golan Tepeleri gibi Ortadoğu’nun önemli su kaynaklarına sahip. Litani Nehri ve Jezzine’deki ormanların içinde bulunan şelalelerin oluşturduğu su kaynakları, İsrail ihtiyacını karşılayacak potansiyele sahip. *Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. İsrail İRAN hedef 21-23 nisan Gürbüz Evren, Independent Türkçe için yazdı Gürbüz Evren Cumartesi, Mart 21, 2026 - 08:30 Main image:

Fotoğraf: AA

TÜRKİYE'DEN SESLER Type: news SEO Title: İsrail’in, İran savaşındaki hedefi 21-23 Nisan mı? copyright Independentturkish: